Hakkını Helal Et Fatih Hoca
Gül Altuntaş

Hakkını Helal Et Fatih Hoca

Öncelikle; hemen hemen hiç bilmediğim bir konu, ama ülkede estirdiği rüzgara bakınca, bilmem gereken bir konu olduğuna karar vermiştim.
Bilmiyordum çünkü, hem bayan olmam dolayısıyla ilgimi çekmemişti hem de çevremde pek de ilgili kimse yoktu açıkçası.. Kardeşimin mahallede kırdığı bir iki cam vukuatı da çoğumuzun bildiği, sıradan lastik top olayıydı.. Ha, yazları, okulda teneffüs arasında, bir de pikniklerde yakan top, istop oynamak için mahalle bakkalından aldığım topları saymazsam; bu top, topçu, futbol, hakem saha, şike, transfer, ezeli rakip sadece ara sıra basından duyarak öğrendiğim kelimelerdi. Eh bir de Galatasaray, Fenerbahçe, Beşiktaş, aslan, kara kartal , sanrı kanarya milli takım Arda ,Rüştü, Fatih Terim...

Yine ara sıra basından gözüme çarptığına göre bu topçular çok para kazanır, gece kulüplerinde fink atar, ülkenin en havalı kızları da bunlara ulaşmak için ellerinden geleni yapardı.. Çok pahalı otomobilleri olur, bu otomobillerine attıkları eteği kısa kızlarla magazin gazetecilerine göya yakalanmamak için türlü çaba sarf ederler, ama ne hikmetse en sonunda yakalanmış olurlar, o otomobildeki kızcağız da havalı saçları ile bir taraftan yüzünü kapatmaya çalışırken bir taraftan da kısa eteğini çekiştirerek -frikik-vermemeye çalışmış olurdu. (Gerçi hem o eteği giyip hem de çekiştirerek uzatmaya çalışmanın mantığı da ayrı bir konu ya)

Derken bu peşinde en havalı kızların koştuğu , zor ulaşılarak evlenmeye zor ikna dilen adamların boşanma olaylarını da basından duyar olduk. Artık ne kadar kazanıyorlarsa, boşanmak için istenen paraların astronomik rakamlar olduğunu görmek -noluyor- dedirten cinstendi.! Fakat ne yalan söyleyeyim ki, asıl dikkatimi çektiği dönem, Fatih Terim' in çalışırken aldığı bir aylık...x.. Euro'nun yanında bir de, çalışmayıp işten atılacağı dönemde alacağı tazminattı. 

İşte o zaman *NOLUYOR YA* dedim. Bu futbol denilen, bir kaç adamın kısa donla bir topun peşinde koşması nasıl bir şeydi ki, onları çalıştıran kişiye bile bu kadar yüksek bir para ödeniyor , hatta hatta bu -teknik adamlık- nasıl bir bulunmaz hint kumaşıydı ki, adeta adama yalvararak '' bizim takımı çalıştır, eğer seni işten atacak olursam da ben, bana ceza olsun diye sana gene aylık bilmem kaç milyon dolar ödemeye devam edeyim.'' dedirtiyordu(?)

Televizyondan gördüğüm kadarıyla O teknik hoca da sen ben gibi bir kuldu. Ara sıra yüzünü buruşturarak bir kaç derin çizgi oluşturuyor, iki elini terazi tartısını duyma engellilere işaret diliyle anlatırmışçasına karşılıklı çaprazlama, yere paralel indirip kaldırıyor bir de bazan çok sinirlenmiş haliyle kollarını kucağında birleştirmiş olarak sağa sola yürüyordu saha kenarında..... Ama bu kadar çok para ödendiğine göre, kesin ülke için çok gerekli biriydi. Ve ben cahilliğime doymamalıydım..! Galiba biz çocukken dedemin anlattığı ''top oynamak Hz. Ali' nin kafasıyla oynamak kadar günah'' sözü de bir yerlerde sakata getirilmiş sözdü.! Muhtemelen bu sözü uyduran, o zamanlar, insanların boş ve zaman öldüren işlerle uğraşmasını engellemek için söylemişti ama artık günümüzde -boş ve zaman öldüren iş- olarak algılanmadığı kesindi. 

Hatta çok gerekli bir şeydi ki, hiç bir üniversite rektörünün adını bilmediğimiz halde Fatih Terim'i hepimiz amcamız, dayımız kadar biliyorduk. Ülkemiz adına, ülkemizde çalışma yapan hiç bir bilim adamının adını ve çalışmasını bilmiyorken, bir ton futbolcunun adını, sevgilisini biliyorduk.. Evet evet ben cahilliğime doymamalıydım..... Bu cahillikten kurtulmak için elbet Google amcaya başvuracak kadar bilgim vardı.... Teknik adam başlığını atar atmaz , sağ olsun Google amca da pek cömert olarak bilgiler sundu. Mesela,teknik adamın sözleşme fesih maddesi TBMM’nin de gündemine bile gelmiş (hangimizin bu kadar şansı var?) Mesela;15 Kasım 2018’e kadar Türkiye Futbol Federasyonu ile sözleşmesi bulunan teknik adam , bu tarihe kadar (15 ay) herhangi bir takımda teknik direktör ya da sportif direktör olarak görev almazsa TFF tarafından her ay 291 bin Euro (1 milyon 193 bin lira) tazminat alacak ve teknik adamın 15 ay sonunda alacağı para toplam 4 milyon 365 bin Euro olacak.

Mesela;teknik adam, bu 15 ay içerisinde herhangi bir takımda görev alırsa görev alacağı tarihe kadar TFF tarafından tazminatlar her ay eşit şekilde ödenecek .......'' Gerçi teknik hoca görev bırakırken pek de hoş şekilde bırakmamış, damatlarının gazıyla turistik bir bölgede , masa sandalye, tekme tokat olayıyla gündeme gelince haber olmuştu ama olsundu... Nihayetinde çok önemli bir mevki idi demek ki bulunduğu pozisyon... Olmazsa olmaz gibi bir şeydi herhalde ülke için durumu.(?) 
Baksanıza, ülkede, O'na ödenen parayla neler neler yapılabilirken, tüm bu işler bir kenara bırakılabilirdi. Kimsenin kazancında gözümüz olmaz olamaz elbet ama, futbolun önemini kavramam adına bu cahil kafam için bir kaç şey de öğrenmeliydim...Mesela aylık öğretmen maaşını dört bin lira kabul edersek, kaç öğretmen bir teknik hoca ederdi? Ya da, kaç doktor, kaç profesör, kaç hemşire, kaç polis.....? YA da kaç okul açabilirdim, bir teknik hoca olsaydım.!? Kaç sağlık ocağı, kaç aşevi, yoksul barınağı, kaç ambulans, kaç fabrika,... kaç... kaç....? Her neyse bilmem gereken bu futbolun ülke için çok çok çok önemli olduğunu kabul edip kavramamdı. Rakamlarla aram iyi olmadığından pek kavradığım söylenemezdi. Birde bilen arkadaşlara sormalıydım. Aynen de öyle yaptım. ''Biri bana ,bu kadar paralar dönen futbolun; insanlığa faydasını anlatabilir mi?'' diyerek sayfamdan sordum.

Aldığım cevaplar:

Kazanmayı öğretir.
Kaybetmeyi öğretir.
Arkadaşlarınla paslaşmayı öğretir.
Takım ruhunu birlikte hareket etmeyi öğretir..
Sevindirir ve sevinmeyi öğretir..
Üzer ve üzülmeyi öğretir

Spor ve sağlık kısmını ve spora ve sağlığa ait maddeleri saymıyorum bile..

2-İş adamlarının kara para aklama kapısı (valla bir ağabeyin görüşü. adı bende saklı).

3-Top tekme ile dönüyor.

Şaka değil, yukardakileri öğretirmişse bu futbol; bunları öğrenmek için bu kadar büyük paralara gerek var mı? Bence bu paralarla çok daha başka, vatana, millete, insanlığa çok çok daha büyük faydalar sağlanıyor ki bu kadar büyük paralar ödeniyor olmalıydı. (?) 

Kim bilir belki de o on bir adamın, futbol oynarken olan fizik aktiviteleri örnek alınarak, süper kaslı insanlar üretmek için genetik bilimi ilerliyordur.(?). O on bir adamın koştuğu çimler incelenerek gelecekteki insanlığın düşmesi muhtemel açlık illetine çare bulacak zirai araştırmalar yapılıyordur da çimlerin ezildikten sonraki hallerinden ilham alınıyordur.(?) 

Kim bilir belki de bu kadar astronomik rakamlar ödenerek ekonomi biliminin çözmesi zor bir denklemine örneklem oluşturup, gene insanlık adına bir araştırma içerisindelerdir.? Belki de o kadar koştururken terleyen, yaralanıp, berelenen futbolculara sunulan sağlık hizmetinin araştırılması ile tıp bilimi ilerliyordur.! Ya da o koşum esnasında, kafa ile topa vurma ivmesinin faktöriyel bilmem neysi hesaplanarak uzay mekiği yapım çalışmalarımıza katkı sağlanıyordur.. Velhasıl bu futbol çok önemli bir şey çok.! Eğer bu kadar önemli olmasa; mesleği tıp adamlığı olduğu halde, televizyonda saatlerce futbol yorumu yapılır mı? Sanki başka hiç bir sorunumuz yok gibi, ülke basınının hemen hemen hepsi haber olarak verdiklerinin çoğunu futbola ayırır mı? Eğer bu kadar önemli olmasa bir futbolcunun yarısı yalakalık olsun diye verdiği bir örnek bu kadar konuşulur mu? Kesinlikle çocuklarınıza önce bakkaldan lastik top alarak , daha sonra o meşin top denilenle futbol çalışması yapınız.. Boş verin fizik, kimya , matematik kitaplarını.. Boş verin kırılacak cam hesaplarını...Boş verin bilim adamı hayallerini....Futbol çok önemli ve de gerekli.! 

Hem zaten öyle uzuuun bilimsel çalışmalarla uğraşmak da neyin nesi? Sen bilimsel çalışma yaparken üniversite sonrası en az 30 yılını verip uğraşacaksın, adamlar 30 yaşında milyon dolarla emekli olacak. Üstelik iyi bir futbolcu olmak için üniversite de gerekmiyormuş.! Mümkünse her mahalleye futbol ocakları açılsın, adrese dayalı kayıt sistemiyle otomatik kayıt yapılsın. Madem üniversitelerimizle bir yerlere gelemiyoruz, bari bir de böyle deneyelim. Belli mi olur gün gelir bir de karnaval festival falan ihdas ederiz, ülkece döneriz köşeyi.. ( Gerçi arkadaşımın dediğine göre o karnaval festival olaylarını da güney Amerikalılara kaptırmışız ama, olsun.) 
Hakkını helal et Fatih Terim Hoca, adını andık, kazancının bereketini versin RABBİM. Maksadımız kimsenin parasının lafı değil elbet.''niyetimiz kimseyi kırmak değildir, şurdakini buraya koymak değildir, arada bir zülfi yare dokunduk, tam yerine rast geldi manzara koyduk olacak olacak olacak o kadar olacak...'' 

İNŞALLAH BENİM ÜLKEMDE BİLİM DE YER BULACAK.

 

Sende Yorumla...
Kalan karakter sayısı : 500
Zeki Kınıklıoglu     2018-01-01 Gül hanım bence siz futbol konusuna hiç ilgi duymayın..Başka konularda yazın daha verimli olursunuz.. Şaşıracak kadar derin bir mesele de değildir futbol bol paralı reklam kısaca. Ünlü bir teknik adamın aldığı parayla normal bir profu karşılaştırmak aslında şaşılacak durum.
Abdullah Çakar     2018-01-01 Gül Altuntaş Hanım Tebrik ederım Yazarlık yolunda Başarılar dilerim Deva nimi dilerim
İsmet Şahin     2018-01-01 Gene harika bir yazı... Yüreğine sağlık...
İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR X
Recai Yurdan: 28 Şubat ve FETÖ mağdurlarını gündemden düşürmemeliyiz...
Recai Yurdan: 28 Şubat ve FETÖ mağdurlarını gündemden düşürmemeliyiz...
Şehid Mustafa Çamran Yazdı: Ruhun İrfanla Yükselişi...
Şehid Mustafa Çamran Yazdı: Ruhun İrfanla Yükselişi...