Yakup Emrah yazdı: Bir Kültür Gerillası: Ali Şeriati-

"Yanmalıyım hem de çok, Aşkı en derinden hissetmeliyim ki kalemim kuvvetli olsun" Ali Şeriati

Yakup Emrah yazdı: Bir Kültür Gerillası: Ali Şeriati-
Yakup Emrah yazdı: Bir Kültür Gerillası: Ali Şeriati-

Ali Şeriati’yi en güzel tanımlayan ifade “onun eşsiz bir kültür gerillası” olmasıdır.

 

O İslam’ın devrimci söylemi,

 

Emperyalizme karşı İslami bir duruş,

 

Öze Dönüş’ü eylemselleştiren adam,

 

Dertli bir aydın,

 

Kapitalizme karşı bir söylem,

 

Yeniden dirilişin adıdır.

 

Lakin kimilerine göre, Ne Şii ne Sünni İkisinin kafasını karıştıran sahte bir aydın, Kimilerine göre Sünni bir ajan, Kimilerine göre Allahperest bir Sosyalist, Kimilerine göre Doğu ve Batı arasına sıkışmış yalnız bir ruh.

 

Bu noktada Ali Şeriati’nin doğru anlaşılmadığını belirtmek istiyoruz.

 

Ali Şeraiti, şüphesiz ki şu yüzyılın en etkili simalarından biridir. Sorumlu ve dertli bir aydın olan Şeriati’yi değerli kılan şey, pasif entelektüel söylemlerde bulunmayıp, devrimci bir eylemsellik içinde bulunmasıydı.

 

“Sizi Rahatsız Etmeye Geldim” beyanıyla “sözün eşsiz coğrafyasında”  İslam’ın Özgürlük ve Adalet boyutunu ensesi kalınlara, emperyal uşaklara, patronlara, ruhban mollalara, tembelliğe batmış korkaklara haykıran “Bir Kültür Gerillasıydı.”

 

Öze Dönüş çağrısıyla, İslam’ın dünyagörüşüne çağıran bu büyük ruh, bir aksiyon ve eylem adamıydı. Uyuyanları uyandırmak için düşünsel bir diriliş noktası başlatan Şeraiti, Dine Karşı Din”, “Anne Baba Biz Suçluyuz”, “Ne Yapmalı”, “Kendini Devrimci Yetiştirmek”, “Öze Dönüş”, “İnsanın Dört Zindanı” adlı eserleriyle eşsizliğini ortaya koydu.

 

Diriltici bir mesaj olan dinin ölümsüz söylemleriyle Zorbaların ilk kurbanı olan adaleti, güce hizmet eden bilgiyi, bulanıklaşan akideyi, kapitalistleşen sermayeyi, mistisizme dönüşen irfanı, haykırıyordu

 

 

Dertli ve Sorumlu Ruhunu yansıtan en önemli olay belki Nesrin Fukuhi’nin yaşadığı şu durumdur.

 

 

“Dr. Şeriati’nin bizim evimize gelişi bizim için beklenmedik ve memnunluk verici bir olay sayılırdı. Bundan dolayı evin en güzel odasını hazırladık. Fakat Doktor, “Evinizin kileri nerede?” diye sordu. Onun ne demek istediğini anlamayan bizler, yapı olarak kireçli olan ve yaşamak için elverişli olmayan kileri ona gösterdik. Doktor, “Odam olmasını istediğim yer burasıdır” dedi. Ben, “Neden burayı seçiyorsunuz?” diye sordum. Şöyle cevap verdi: “Ben bu şehre, güzel bir yaşama ve odaya sahip olayım diye istirahat etmek için gelmedim. Benim buradaki yaşamım da Tahran’daki gibi olmalı ta ki benim yaşam şeklim vatanımdaki insanlarla ve zindanlarda yaşayan gençlerle tezat teşkil etmesin.” 

 

Onu Anlamak Ümidiyle…

Özgürbakış

Sende Yorumla...
Kalan karakter sayısı : 500
İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR X
Recai Yurdan: 28 Şubat ve FETÖ mağdurlarını gündemden düşürmemeliyiz...
Recai Yurdan: 28 Şubat ve FETÖ mağdurlarını gündemden düşürmemeliyiz...
Şehid Mustafa Çamran Yazdı: Ruhun İrfanla Yükselişi...
Şehid Mustafa Çamran Yazdı: Ruhun İrfanla Yükselişi...