Feyzullah Zerey Yazdı: Şehid Dr. Mustafa Çamran; Aşk ve gönül adamı...

21 Haziran 1981 yılında şehit oldu. Mücadele ve aşk adamı Çaman’ı rahmetle anıyoruz. Şehit Çamran’ın duaları..

Feyzullah Zerey Yazdı: Şehid Dr. Mustafa Çamran; Aşk ve gönül adamı...
Feyzullah Zerey Yazdı: Şehid Dr. Mustafa Çamran; Aşk ve gönül adamı...

Hayatı mücadele içerisinde geçen merhum Çamran, yalnızca iyi bir asker değil, aynı zamanda dirayetli bir lider, usta bir örgütleyici ve mütevazı bir fikir adamı olarak da İslam İnkılabının mümtaz şahsiyetlerinden olma bahtiyarlığına erişmişti

Dr. Mustafa Çamran, 1932 yılında Tahran’da dünyaya gelir. Ortaöğretim yıllarında İslami mücadele ile tanışan Çamran, Tahran Üniversitesinde Müslüman öğrenci derneklerinde liderlik yapar. Şah rejimine ve İngiliz emperyalizmine karşı gösteri ve eylemler tertipler. Doktorasını Amerika’da Elektro-Fizik dalında yapar. Burada okuduğu sıralarda Müslüman Öğrenciler Birliği kurarak hizmetlerde bulunur. Eğitimini tamamladıktan sonra İran’a döner. 1963 yılında “15 Hordad Kıyamı”na katılır. İran Şahı tarafından kanlı bir şekilde bastırılan bu kıyamda binlerce Müslüman şehid olur. Olaydan sonra Mısır’a gitmek zorunda kalan Çamran, burada Filistin davası ile ilgilenir. Gerilla eğitimi alır. Daha sonra Lübnan’a geçer. Burada da emperyalizm ve siyonitlere karşı mücadelenin İslami bir tarzda olması için elinden geleni yapar. Mücadeleyi İslami bir zemine çekmeye çalışır.


1970 yılından “Hareketü’l-Mahrumin” teşkilatını kurar. Merhum İmam Musa Sadr ile birlikte bir müddet sonra bu hareketin askeri kanadı olacak “Emel” örgütünü oluşturur ve siyonist israil’e karşı silahlı savaş başlatır. Hizbullah hareketinin yeşermesinde önemli etkisi olur.


İran İslam İnkılabı olunca memleketine döner ve Sıpah-ı Pastaran’ın (Devrim Muhafızları) örgütlemesinde önemli rol alır. İran Kürdistanında baş gösteren ayaklanmaların bastırılmasında çeşitli görevler alır. Irak-İran savaşı baş gösterince cepheye koşar.


İyi bir savaşçı olmakla beraber iyi bir fikir ve düşünce adamıydı. Marksizim, sosyalizm ve nasyonalizm konularında kendisini yetiştiren Çamran, konuşma ve yazılarıyla İslam düşüncesini ve İslam’ın dünya görüşünü mükemmel bir şekilde gözler önüne getirir. Yazmış olduğu kitaplar çeşitli dillere çevrilir. Türkçe ’ye çevrilen “Biz ve Allah” ve “Ruhun İrfanla Yükselişi” kitapları binlerce insan tarafından beğeniyle okunur.


Dr. Mustafa Çamran, irfani yönü ileri, fedakârlık simgesi, cesur, sabırlı, mütevazı ve kendini aşmış istikamet sahibi biriydi. Sadece Allah rızasını gözetlerdi. Dünya menfaatlerinden hiçbir şeyi kendisi için istemiyordu. Korku ile tanışmamıştı. Gece namazlarında ve seher vakitlerinde Allah’a dua ederken kimsenin haberdar olmaması için dikkat ederdi. Ta ki riyanın en küçük unsuru dahi kendisinde tezahür etmesin.


İran-Irak savaşında da önemli askeri görevlerde bulunan Mustafa Çamran, 1981’de İran’ın güneyinde yeralan Dehleviye bölgesinde bir operasyon sırasında şehitler kervanına katılır.


MÜCADELEDEN VAZGEÇMEYECEĞİM
“... Andolsun Allah’a! Andolsun ki, kanımızın son damlasına kadar iç ve dış düşmanlara karşı savaşacağız!.. İran’ın cihan-şumül İslam inkılabını koruyacağız! Alemin tümünde Hakk ve Adaletin istikrarına, tağutların ve şeytanların yok edilişine kadar mücadeleden vazgeçmeyeceğiz!.. Söylediklerime sadık kalacağıma Allah şahidimdir!..”


HER NEYİM VAR İDİYSE SEN VERDİN
“Allah’ım! Yaptıklarım için Senden ecir istemiyorum ve kendi fedakârlıklarımdan dolayı böbürlenmiyorum. Her neyim var idiyse Sen verdin ve ne yaptımsa, Sen kolaylaştırdın da yapabildim. Bütün yetenek ve kabiliyetlerim ve tüm varlığım Senin iradenin bir sonucudur. Sana sunacak, kendimden olan hiçbir şeyim yok. Kendi kendime ecir işleyecek kadar hiçbir şey yapamadım.”


YARALI KALBİMİ SAKİNLEŞTİREN SENDİN
“Allah’ım! Biliyorsun ki, ömrüm boyunca hiç bir zaman Seni unutmadım. Uzak diyarlarda sadece Sen yanımdaydın. Karanlık gecelerde dertlerim ve kederlerimin ortağı sadece Sendin. Tehlike anlarında beni muhafaza eden, göz yaşlarımı görüp yaralı kalbimi zikri ve yadıyla sakinleştirdiğim Sendin, Sen!..”


MUSTAZAFLARIN YANINDA OLMAK İSTERIM
“Meçhul ve isimsiz biri olarak, dünyada eziyet çekenlerin yanına gidip eziyet ve işkencede onlara ortak olmak istiyorum. Aynı şekilde Afrika devrimcileri saflarında savaşıp şehadet mertebesine ulaşmak da arzularım arasında.”


SADECE ALLAH BENİ BİLSİN
“Kimsenin beni tanımasını istemiyorum. Hiç kimse namazlarımda ve dualarımda muttali olmasın. Ta ki, Allah’tan başka hiç kimse, O’ndan başka kimse dualarıma kulak vermesin.”


İNSANLARIN SEVGİSİNE LAYIK OLAYIM
“Allah’ım, Sen bana öyle rahmet ettin ve öyle inayet ettin ki, huzurunda durmaktan utanç duymaktayım. Yine kendimi Senin lütuf ve ihsanına karşı küçük hissediyor, Sana teşekkür ediyorum. Allah’ım! İnsanlar bana öyle muhabbet ettiler, lütuf ve sevgileriyle öyle karşıladılar ki, doğrusu utanıyorum. Allah’ım! Sen bana fırsat ver, Sen bana güç ver; ta ki bütün bu külfetlerin altından çıkıp onların bu sevgisine layık olayım.”


GÖZYAŞIMI TAKDiM EDERiM
“Allah’ım! İnsan hayatının bir özü olan gözyaşı yolunu yaratan Sana hamd olsun. Aşk ateşi içerisinde yanıp tutuştuğum zaman ya dertlerin şiddetinden kıvranır ya da irfani güzellik zevkinde erir giderim. Ve baştanbaşa vücudum ruha dönüşür; lütfolur, aşk olur. Vücudumun özü gözyaşı şeklinde suya dönüşür; bir taraftan aşk ve zevk, diğer taraftan da gam ve keder şeklinde tezahür eder. Ve hayatın en güzel ürünü olarak varlığın gölgesinde kaybolur. Eğer Rabbim benden senet isterse kalbimi, ömrümü isterse de gözyaşımı takdim edeceğim.


“Allah’ım! Bu tahammül gücünü bana verdiğin için Sana şükürler olsun. Bana oyun ve eğlence meclislerinden kaçıp zorluk, bela ve tehlikelere sığınma gücü veren Allah’a hamd olsun!..”


İMAM HUMEYNI’NİN TEMSİLCİSİYDİ
Doktor Mustafa Çamran, İmam Humeyni tarafından Milli Savunma Bakanlığına atanır. Savunma Konseyinde ve Milli Savunma Bakanlığında İmam Humeyni’nin özel temsilcisi olarak yer alır.


ŞEHADETİ VE İMAM HUMEYNİ’NİN ONUN HAKKINDAKI SÖZLERİ
O hayatında marifet nuru ile devamlı olarak Allah’a doğru adımını atmış ve O’nun yolunda cihada kalkmış ve canını feda etmiştir. O, yüce onuruyla yaşadı ve yüce onuruyla şehit olarak Hakk’a kavuştu…


O, Yüce Allah’ın katına onuruyla gitti. Ruhu şad ve adı hayırla anılsın. Ama biz, acaba bizler böyle bir hüneri elde edebilir miyiz? Ellerimizden tutacak ve cehalet ve nefsaniyet karanlığından bizi çıkaracak Allah’tır. Ben, bu kaybı şerefli İran ve Lübnan halkına, belki Müslüman halklara, silahlı kuvvetlere, hak yolunda savaşanlara ve bu mücahidin yakınlarına taziyelerimi sunuyorum. Yüce Allah’tan onun için rahmet, geride bıraktığı muhterem ailesine sabır ve mükâfat vermesini diliyorum…


Dünyada yaşanan bu olaylardan ders alın. Sizler kaç yıl sonra artık bu alemde olmayacaksınız. Çamran da artık yok; Çamran, izzet ve azametle, İslam’a vefalı bir biçimde canını feda etti. Bu dünyada şerefi, öteki dünyada ise Allah’ın rahmetini sigortaladı; bizler ve sizler de bir gün gideceğiz. Çamran gibi ölünüz. Sınırlarda öldürülen bu askerler gibi ölün. Bu azizlerin yazdıkları vasiyetnameleri okuyun. … Bunlardan birazcık ders alın. 
(İmam Humeyni)

 

 Doğruhaber

Sende Yorumla...
Kalan karakter sayısı : 500
Ali Yağız Aydın     2018-06-22 Çocukluğum ve gençliğimi Camran, Şeriati, Mutahhari, Beheşti ve özellikle İmam Humeyni gibi Allah dostlarının güzide hayat ve mücadelelerini okuyarak, takip ederek gecirmişim. Çamran'ın hayatı ve eserleri de bana ilham vermiştir hep. Allah'ım, bizleri de onlar gibi inançlı, mücadeleci ve Muvahhid kıl. Mekanı cennet olsun. Teşekkürler Feyzullah Zerey...
İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR X
Heniyye: “Direnişin yolu Kudüs’e giden en kestirme yoldur.”
Heniyye: “Direnişin yolu Kudüs’e giden en kestirme yoldur.”
Ramazan Deveci  Yazdı: Ölümü Hissetmek, Öleceğiz Ey Dostlar....
Ramazan Deveci Yazdı: Ölümü Hissetmek, Öleceğiz Ey Dostlar....