Ramazan’ın Yirmi Dokuzuncu Günü; İşte Günün Hadisi…

Ramazan’ın Yirmi Dokuzuncu Günü; İşte Günün Hadisi…

Günün hadisi; Hatice Atasoy'un anlatımı ve izahı ile...

Ramazan’ın Yirmi Dokuzuncu Günü; İşte Günün Hadisi…
Ramazan’ın Yirmi Dokuzuncu Günü; İşte Günün Hadisi…

Abdullah bin Abbas’tan rivayetle Peygamberimiz Muaz Bin Cebel’i Yemen’e göndereceği sırada ona şöyle buyurdu;

 ” Ey Muaz gerçekten sen ehli kitap olan bir kavme gidiyorsun. Gidince önce onlara Allah’ ı anlat. Eğer itaat edecek olurlarsa o zaman onlara her gün ve gecede beş vakit namazın farz olduğunu bildir.  Buna da itaat edecek olurlarsa o zaman onlara fakirlere verilecek olan zekatı farz kıldığını bildir. Eğer buna da itaat edecek olurlarsa o zaman sakın mallarının en kıymetlilerini alma. Mazlumun bedduasından sakın çünkü mazlumun yaptığı dua ile Allah arasında perde yoktur”

Peygamberimiz Tebük seferi sonrası, hicretin dokuzuncu yılında davetçi olarak göndermişti Muaz bin Cebel’i Yemen’e. Belli bir norm kazanmışlardı artık sahabeler. Akademik bir davet yapısına sahip idiler. Tebliğci gönderme kıvamına gelmişlerdi. Güney Arabistan en verimli saha idi tebliğ için.

Önce Allah’ı anlatmasını istedi. Yani Tevhidi. Tevhid; her işte Allah’ı öncelemek ve önemsemekti çünkü. Allah tasavvuru problemliyse diğerleri de problemli olacaktı. Önce” la” süpürgesiyle temizlemeliydi şirk ve riyanın hakim olduğu yürekleri ve sonrasında “illallah” diyerek tek ilah Allah olmalıydı hayatın merkezinde.

Otuz yaşlarındaydı Hz. Muaz Davetçi olarak Yemen’e gittiğinde. Muhataplarının kimler olduğunu haber veriyordu Peygamberimiz.”Kendilerine kitap gönderilmiş bir kavme gidiyorsun”.Diyerek. Davetçi nereye gittiğini ve kimlere hitap edeceğini önceden bilmeli ve ona göre hazırlanarak gitmeliydi.

Yük olanlarla değil yük alanlarla yola çıkmıştı Allah Rasulu davette ayak bağı olmadılar hiçbir zaman. Mus’ab bin Umeyr yirmili yaşlarda Medine’ye öğretmen olarak gittiğinde altı ay gibi bir zaman dilimi içerisinde çalmadık kapı bırakmamıştı. Allah ve Resulunu zengin fakir, kadın çocuk herkese anlatmıştı.

Peygamberimiz, Kelime-i Tevhidi kabul edenlere ilk şart hemen namazı anlatmasını istemişti Hz. Muaz’dan  “Gözümün nuru” dediği, “dinin direği”, “mü’mine miraç olan namazı”. Günde beş vakit Allah’ın huzuruna kabul edilmenin önemini anlatmasını belirtmişti.

Bir insan öğlen Müslüman olsa ikindiye kadar öğrenmesi zorunlu bir ibadettir namaz ve ölü veya deli olmadıkça her müslümanın beş vakit kılması şart olan  bir bedeni ibadet.

Ve hemen akabinde yine zorunlu  mali bir ibadeti anlatmasını istemişti. Zekat, ayetlerde hep namazla birlikte anılan bir ibadet. Hz. Ebubekir’in “namazla zekatın arasını ayıranlarla savaşacağını”söylediği  ciddi bir konudur zekat.

Davetçi bir doktor gibi muhataplarını gözlemlemeli. Bire bir konuşmalı ve doğruları anlatmada gecikmemelidir. Bir yılda konuştuğumuz arkadaşımıza namazdan zekattan  bahsedemiyorsak sıkıntı var demektir.

Mallarının en kıymetlilerini istememek . Davetçi tebliğinde gözünü muhatabının cebine dikmez.Sadece anlatır. Daha sonrasında kendisi okur öğrenir sevdiklerinden vermenin insanı nasıl iyiliğe ulaştırdığını görür.Kur’an’da bu konuda bir çok ayetler mevcuttur zaten.

Zulme uğramış birinin bedduasını almak insanı felakete sürükleyebilir. Mazluma yardım etmek, elinden tutmak. zalimlere karşı yanında olduğumuzu göstermek zorundayız. Velev ki zalim babamız dahi olsa safımız mazlumun tarafıdır.

Rabbim davet yolunda attığımız her adımı kendi rızasına dahil etsin. Yanlışa düşmekten hepimizi korusun.

 

Sende Yorumla...
Kalan karakter sayısı : 500
İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR X
Atasoy Müftüoğlu Yazdı: Kuran’ı Kerim  muhafazakarların yoğun saldırılarına uğruyor.
Atasoy Müftüoğlu Yazdı: Kuran’ı Kerim muhafazakarların yoğun saldırılarına uğruyor.
Cevdet Işık yazdı: Silah Ve Zeytin Dalı, Ortadoğu’da Şiddetin Kökenleri
Cevdet Işık yazdı: Silah Ve Zeytin Dalı, Ortadoğu’da Şiddetin Kökenleri
pendik escort kartal escort pendik escort sex hikaye kurtkoy escort