Ramazan’ın on beşinci günü; İşte günün hadisi…

Ramazan’ın on beşinci günü; İşte günün hadisi…

Günün hadisi; Hatice Atasoy'un anlatımı ve izahı ile....

Ramazan’ın on beşinci günü; İşte günün hadisi…
Ramazan’ın on beşinci günü; İşte günün hadisi…

Ebu Zeyd Usame bin Harise’den rivayetle Rasulullah şöyle buyururken işittim:

“Kıyamet günü bir kimse getirilip cehenneme atılır. Bağırsakları karnından dışarı fırlar ve o haliyle değirmen çeviren merkep gibi döner durur. Cehennemlikler onun yanında toplanırlar ve derler ki, “ey falan oğlu filan sana ne oldu? Sen dünya da iken bizlere dinin iyi dediklerini emreder yasaklarından da sakındırırdın değil mi? O kişi de evet iyiliği emrederdim de kendim yapmazdım. Kötülükten sakındırırdım da kendim onu yapardım” der.

Okuduğumuz da hepimizi ürperten ve kendi nefsimizle yüzleşmemize vesile olan bir hadis. Söylemi farklı eylemi farklı olanlara hazırlanmış korkunç bir son

İnsanları uyarırken söylediğimiz sözlerin kaçını kendi hayatımızda uyguluyoruz acaba? Ağzımızdan çıkan kaç kelime yüreğimize iniyor sonrasında da davranışlarımıza?

Allah buyuruyor:

“Diğer insanlara sahici erdemlerle donanmayı öğütlerken sıra size gelince terk mi ediyorsunuz, ve üstelik Kitabı da tilavet edip dururken? Siz hiç kafanızı çalıştırmayacak mısınız? (Bakara-44)

Söylediği ile yaptığı çelişen insanlar toplum nazarında ne kadar ne kadar itibar görürler ki. İnsanlara iyiliği emredip kendin yapmazsan ağzında çıkan sözler kulak kepçesinden öteye gider mi ki?

Konuşmak emretmek elbette kolaydır iş, uygulamaya gelince ödeyeceği bedeller vardır insanın. İnanlar inandık dedikten sonra mallarıyla, canlarıyla, sevdikleriyle imtihan edilecekleri bilinci içerisinde hareket ederler.

“Siz ey iman edenler! Niçin söylemlerinizle eylemleriniz birbirine uymuyor. Yapmadığınız/ yapamayacağınız şeyleri söylemeniz Allah katında ağır sonuçları olan nahoş bir davranıştır” (Saff-2)

Yapamayacağımız şeyleri söylemek üstesinden gelemeyeceğimiz işlerin sözünü verip sonra yapmamak. Hem Allah’a, hem de karşımızdaki kişilere karşı sözsüz çıkmak güven denilen kavramı ortadan kaldırmaktır bir anlamda.

Eller duaya kalkarken dudakların yalan söylemesi gibi bir şey bu.

Hiç kimsenin kimse adına bir şey ödeyemediği o gün geldiğinde toplum nezdinde itibarı olan bir Müslümanken Cehennemin ortasında düştüğün durum, ve seni hayretler içerisinde seyreden cehennem ahalisi.

Allah bizlerden çok şey istemiyor aslında sadece samimiyet. Yapmamız gereken sözünün ve özünün bir olacağı erdemli Müslümanlar olmak.

İman dilde yüreğe yansımalı sonra da tüm hayata. Bazen susarak da mesajını verebilmeli insan.

Bu hadis insanlara iyiliği anlatmayı görev bilen bizi herkesi bir sarsmalı ve söylediklerimle ne kadar amel ediyorum diye bir muhasebe etmeli ki yarın cehennemde aynı konuma düşmesin.

Rabbim sözü ve özü bir olanlardan eylesin bizleri.

 

Sende Yorumla...
Kalan karakter sayısı : 500
İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR X
Atasoy Müftüoğlu Yazdı: Kuran’ı Kerim  muhafazakarların yoğun saldırılarına uğruyor.
Atasoy Müftüoğlu Yazdı: Kuran’ı Kerim muhafazakarların yoğun saldırılarına uğruyor.
Cevdet Işık yazdı: Silah Ve Zeytin Dalı, Ortadoğu’da Şiddetin Kökenleri
Cevdet Işık yazdı: Silah Ve Zeytin Dalı, Ortadoğu’da Şiddetin Kökenleri
pendik escort kartal escort pendik escort sex hikaye kurtkoy escort