bodrum escort

Ramazan’ın onbirinci günü; İşte günün hadisi…

İşte Günün hadisi; Hatice Atasoy'un anlatımı ve izahı ile....

Ramazan’ın onbirinci günü; İşte günün hadisi…
Ramazan’ın onbirinci günü; İşte günün hadisi…

Ebu Hureyre’den;

"Müslümanın Müslüman üzerinde hakkı altıdır.

Karşılaştıklarında selâm vermek

Davet ettiğinde davetine icabet etmek

Nasihat istediğinde nasihat etmek

Aksırdığında elhamdülillah dediği vakit yerhamükallah demek

Hasta olduğunda ziyaretine gitmek

Vefat ettiğinde cenazesine katılmak"

İman edenler iman ettikten sonra birbirlerine karşı sorumluluklarının bilincinde yaşarlar. Öyle istemiştir Yaratan . Resulullah (sav) bunun en güzel örneğini yaşayarak asrı saadet modelini oluşturmuştur.Günlük yaşantımızda yapmamız gereken kurallar bir bir kodlanmış ve hakiki anlamda Mü’min olmanın vasıfları sıralanmıştır.

“Ben size yaptığınız takdirde birbirinizi seveceğiniz bir şeyi haber vereyim mi? Aranızda selâmı yayınız.” buyurmuşlardır. (Müslim)

Selâm, barış ve esenlik için bir nevi dualaşmadır. Selâm vermek sünnet, almak farzdır. İlk adımı sen atmalısın, içten bir tebessüm ve beraberinde sıcak bir selâm kalplerin yumuşaması, tanışıp kaynaşması için yeterlidir. Müslümanın parolasıdır. Bir otobüs durağında, hastanede, asansörde, dolmuşta hiç tanımadığın birine selâm vermek, belki bir ömür birlikte hareket etmenin ilk adımı olacaktır. Rabbimiz “ Bir selâm ile selâmlandığınızda, siz de ondan daha güzeli ile selâmlayın veya aynı ile karşılık verin”. (Nisa-86)

Davet edildiğinde davete icabet de, Müslüman'ın birbirleri üzerinde ki  haklarındandır.  Zengin fakir kim çağırmışsa katılmak kalpler de ünsiyetin,  ülfetin oluşması ve daralan gönüllerimizin genişlemesi için bir fırsattır.

“Din nasihattır” der Peygamberimiz. İstemediği halde tebliğ etmekle, bildiklerimizi  kardeşlerimizle paylaşma zorunda olduğumuzu düşünürsek hele ki biri bizden nasihat istiyor, buna asla kayıtsız kalamayız. Bir anlık yüz çevirmesi sonucu amâ Abdullah bin Mektum yüzünden uyarılan Peygamberimizi unutmayalım. Abese suresi okumalarımız hep olsun.

Kalbin bir anlık durup, tekrar kendine gelmesidir aksırma ve akabinde yeniden yaşama döndürdüğü için “Elhamdülillah” diyerek hamdeder Müslüman. Ve bunu duyan başka bir Müslüman'da bu duaya eşlik eder.

Hastaysa ziyaretine  gitmek. Gitmeli, gözü kapıdadır çünkü. Acılarına ortak bir dost arar gözleri. Hastanede kalan, yatağa mahkûm, amansız hastalıklarla mücadele eden hastalarımızı unutmayalım, unutmuşsak da hemen şimdi bu hadisle tekrar hatırlayarak arayıp soralım.  Belki bir nebze de olsun hafifletebiliriz acılarını.

Müslüman kardeşinin cenazesine katılıp son görevini yerine getirmek ve geride bıraktıklarının üzüntülerini paylaşmak da görevlerimiz arasındadır. Diriyken hiç gidip halini sormadığımız kardeşlerimizin, sadece cenazesine giderek kurtulamayız sorumluluktan. Bireyselleşmenin hızla arttığı günümüzde gitmeli ve “Neyin var nasılsın” sorusunu her daim sormalı. Belki çare olur ya da çare bulur kimbilir.

Yine Peygamberimiz “Siz din kardeşinizin aynasısınız. Onda gördüğünüz lekeyi siliniz” buyurmuştur.

Rabbim, Müslümanca yaşayıp birbirimizden razı olarak buralardan ayrılmayı nasip etsin.

 

Sende Yorumla...
Kalan karakter sayısı : 500
İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR X
Türkiye’de  Atasoy Müftüoğlu’nun “Umut Ve Sorumluluk” kitabı okundu, okunuyor…
Türkiye’de Atasoy Müftüoğlu’nun “Umut Ve Sorumluluk” kitabı okundu, okunuyor…
Atasoy Müftüoğlu yazdı: Anlam Ufuklarını Kaybetmek
Atasoy Müftüoğlu yazdı: Anlam Ufuklarını Kaybetmek