Entrikalar, ihanetler ve her türlü kirli oyunların sahnelendiği kralliyet sarayında neler oluyor?

Entrikalar, ihanetler ve her türlü kirli oyunların sahnelendiği kralliyet sarayında neler oluyor?

Vahhabizm, Milliyetçilik ve akrabalık vandalizmin hakim olduğu Suudi Arabistan'da kılıçlar çekildi, Velihat prensi Muhammed bin Selman rakiplerini oyunun dışına itmek için üç Suudi prensini ihanet suçlaması ile tutukladı.

Entrikalar, ihanetler ve her türlü kirli oyunların sahnelendiği kralliyet sarayında neler oluyor?
Entrikalar, ihanetler ve her türlü kirli oyunların sahnelendiği kralliyet sarayında neler oluyor? Zehra

Kral'ın kardeşi Ahmed bin Abdülaziz, eski veliaht Muhammed bin Naif ve kardeşi Nevvaf bin Naif  Suudi kraliyet bürosu güvenlik güçleri tarafından tutuklandığı duyuruldu. Tutuklanmalarla ilgili bir açıklanma yapılmazken, Wall Street Journal tutuklanmaların sebebi prenslerin ihanet nedeniyle tutuklandıklarını yazdı. 

Kral Selman ve oğlunun iş başında olduğu süre  Suudi prensleri için dayanılmayacak bir dönem olduğu gözlemlenirken, pratikte kendini kral tanıyan veliaht Muhammed bin Selman, prensleri gözetim altında tutup  onların en ufak hareketlerini bile mercek altına aldığı iddia ediliyor.

İhanet suçlamasıyla tutuklanan prenslerin Muhammed bin Selman için oldukça zor rakipler olduğu ve gelecekte tahta geçebilecekleri tahmin ediliyor. Muhammed bin Selman ise kendince stratejik bir hamleyle rakiplerini devre dışı bırakmak istiyor. 

Suudi Arabistan rejimi Kasım 2017'de  bir kaç üst düzey prensi  Muhammed bin Selman'ın talimatı üzerine yolsuzlukla mücadele ithamı ile tutukladı ve ardından da bu prenslerden milyarlarca dolar sözde tazminat alıp mal varlıklarına el koyarak onları serbest bıraktı. Bu prenslerin tutuklanmaları ardından bu sürece paralel olarak Suudi aktivistler, yazarlar ve alimlerinin tutuklanması da hızlandırılıp şiddetlendirildi.  

Babasının nüfusunu kullanarak geleceğin kralı olma yolunda bütün engelleri temizleme stratejisini yürüten Muhammed bin Selman, muhalif bütün sesleri kesiyor.

Entirikaların ve ihanetlerin kurgulandığı kralliyet sarayında taht kavgası gereği "bir birini yeme" oyunları arasında kim kral olacak hesapları yapılırken, Muhammed bin Selman son hamleyle rakiplerini "ihanet" suçlamasıyla tutukladı.

Suudi hanedanının kurucusu Abdülaziz'in oğullarından ve mevcut kralın kardeşlerinden biri Ahmed bin Abdülaziz  birçok Suudi prensi tarafından krallığa uygun bir şahıs olarak görülmektedir. Ahmed bin Abdülaziz ise daha önce defalarca Muhammed bin Selman'ın politikalarını eleştirdiği için hedef tahtasındaydı. 

Muhammed bin Naif ise Muhammed bin Selman'dan önce Suudi veliahtlığı görevinde bulunuyordu. Ancak 2017 yılında Kral Selman  tarafından görevden alındı ve Muhammed bin Selman'ı onun yerine getirdi. 

Buna rağmen Muhammed bin Naif Suudi iktidar yapısında belirgin bir nüfuza sahip olup en önemli kraliyet alternatiflerinden biri olarak biliniyor. Son üç yılda ise Muhammed bin Naif'in ev hapsinde tutulduğuna dair defalarca haberler yayımlanmış ve uzun aralıklarla da basına görüntü verilmediği iddia ediliyordu.

Ahmed bin Abdülaziz ve Muhammed bin Naif'in tutuklanmasının "ihanet suçu" olarak duyurulmasının aslında Muhammed bin Selman'ın rakiplerinden ne kadar korktuğunu da gözler önüne seriyor.

Bu korku o kadar fazladır ki, Muhammed bin Selman prenslerin bir birlerinin yanında bulunmalarını ve ilişki kurmalarını, özellikle de iktidar iddiasında bulunanların toplanmasını ihanet olarak görüyor. Bloomberg haber ajansı konuyla ilgili yayımladığı haberde Ahmed bin Abdülaziz ve Muhammed bin Naif'in yolculuk yaptıkları sırada tutuklandıklarını yazdı. 

Kral Selman'ın son bir ayda bakanlıkların yapılarında değişiklik yapıp birçok yetkiliyi görevden uzaklaştırdığı, bunların yerine atadığı bir dönemde hanedanda tutuklanmaların yaşanması entrikaların ne kadar derinden yürütüldüğü dikkatlerden kaçmıyor.

Rakiplerini devre dışı bırakmakla satranç tahtasında hamle üstüne hamle yapan Kral Selman ve Veliaht prens Muhammed bin Selman'ın bundan sonra nasıl bir entrikayı devreye sokacakları merak ediliyor.

Riyad’daki taht oyunlarında darbe iddiası...

Kral Selman bin Abdülaziz’in emriyle kardeşi Ahmed bin Abdülaziz, eski veliaht prens Muhammed bin Nayif ile Nayif’in küçük kardeşi Navaf bin Nayif’in tutuklanmaları, Muhammed bin Nayif’in veliaht prenslikten uzaklaştırılmasıyla başlayan sürecin devamı. Tutuklamaların gerekçesi ise adı geçenlerin darbe hazırlığı içinde olmaları.

Öncelikle belirtelim, Muhammed bin Nayif’in veliaht prenslikten uzaklaştırılmasının birinci nedeni krallıkta çok yaygın olan “akraba kayırmacılığı”na (Nepotizm) dayanıyor. Oysa ülkedeki tüm karanlık gelişmelerde parmağı olan Bin Nayif hanedanın baskıyla, şiddetle varlığını sürdürmesinde çok yararlı bir figürdü. Ancak hanedan içindeki kadim Sudayri-Suud çekişmesinde Sudayri anneden gelme Muhammed bin Nayif’in “gitmesi” kaçınılmazdı. Akraba kayırmacılığının bu nedenle birinci neden olması şaşırtıcı değil. Başka bir neden daha var ki az dillendiriliyor: Muhammed bin Nayif’in ilaç bağımlılığı. Dolayısıyla karar alma güçlüğü içinde olması da uzaklaştırılmasının nedeni olarak gösterildi. Ancak karar alma güçlüğü içinde olduğu iddia edilen Nayif’in “darbe komplosu” içinde olacak kadar “aklı başında” olduğu kabul edildiğine göre bu iddia pek gerçekçi görünmüyor.  

Asıl soru şu, tutuklamalara gerekçe yapılan bir askeri darbe Suudi Arabistan’da gerçekten de mümkün mü? Kısa vadede çok zor. Suudi ordusunun prensler arası ayrışmadan ötürü bölünmüşlük içerisinde olduğu anımsanırsa, bir darbe girişiminde, darbeci kanadın ordudan tam destek alması kolay görünmüyor. Öyle olsa bile, darbeyi yapan kişinin uzun süre iktidarda kalması da olası değil. Dolayısıyla ordu dışından, prensler eliyle de gelse bir askeri darbeye ordunun tümünün destek vermesi de ihtimal dışı. 

Peki, ordu, içindeki bölünmüşlüğü giderirse bir darbe olur mu? Küresel anlamda petrole olan bağımlılığın azalmasına yol açan yeni bir enerji kaynağı devreye girdiğinde, varlığı petrodolara bağlı olan krallıkta, bu gelir nedeniyle sürdürülebilir olan rejim sürdürülemez hale gelebilir. Bu da gelecekte, ordu eliyle kanlı darbelerle karşılaşmayı mümkün kılıyor. Sadece petrol gelirine bağlı olmak riski güçlendiriyor. 

Suudi Arabistan’ın asıl sorunu şu: krallık meşruiyetini üç ana temel üzerine oturtmuştur, malum. Bunlar Vahhabizm, Milliyetçilik ve akrabalık. Bunlardan ilk ikisi arasında tercih yapması gereken dönemlerden geçiyor krallık. Hangisine yoğunlaşsa diğerinin ihmali toplumda kargaşaya yol açabilir. İnsan hakları açısından son derece berbat bir sicili olmasına rağmen tuhaf bir biçimde BM İnsan Hakları Konseyi’ne üye yapılan Suudi Arabistan, Vahhabi kimi kurumların yetkililerini sonlandırdı kısa süre önce. Bu, uluslararası toplumda olumlu bulunmasına karşın krallığın yönetici elitinin statüsünü tehlikeye de attı bir bakıma. Radikalleri iyice kendisine düşman eden bir karardı. Bu karar krallığı şiddete açık bir hale getirdi. “Gözden düşmüş” prenslerin durumdan yararlanmak isteyecekleri korkusu sürekli bu tür tutuklamaları gündeme getiriyor. Son tutuklamalara biraz da bu açıdan bakılmalı.

Fehmi Kızılkaya/7Sabah

Sende Yorumla...
Kalan karakter sayısı : 500
İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR X
Ensarullah’tan Suudi Arabistan’a Tutuklu Hamas Üyelerine Karşılık Suudi Subayları Serbest Bırakma Telifi
Ensarullah’tan Suudi Arabistan’a Tutuklu Hamas Üyelerine Karşılık Suudi Subayları Serbest Bırakma Telifi
Kudüs Gönüllüleri Derneği’nden Corona Virüs Mağdurlarına Yardım Eli…
Kudüs Gönüllüleri Derneği’nden Corona Virüs Mağdurlarına Yardım Eli…

istanbulbotoks.com esenyurt escort beylikdüzü escort bahçeşehir escort kayaşehir escort avcılar escort istanbul escort ümraniye escort pendik escort