M. Yavuz Ay Yazdı: Kod Adı : 677KHK...

Çalıştığı Filonun arka bahçesinde, gruplar halinde fısıldaşan subay astsubaylar, yine gruplar halinde Kaçakçılık Ve Organize Şube(KOM) Md.lüğüne giderek, filoda kendisinin FETÖCÜ olabileceğinden şüphelendikleri kişileri şikâyet ediyorlarmış.

M. Yavuz Ay Yazdı: Kod Adı : 677KHK...
M. Yavuz Ay Yazdı: Kod Adı : 677KHK... Zehra

İsminin anılmasından ciddi anlamda sıkıntı duyuyor. 22/11/2016 tarihli 677 sayılı KHK ile TSK dan ihraç edilmiş bir astsubay.

Kendimce isim verdim ona : 677KHK

677KHK, Anadolu’nun küçük bir ili nüfusuna kayıtlı, inşaatlarda kalıp ustası olarak hayatını idame eden fakir bir babanın tek oğlu. Yaşı 33. Evli, yedi yaşında bir kızı var.

1992 yılında yoksulluk, işsizlik ve eğitim için Ankara’ya göç etmişler.

Baba, 677KHK’yı ve kızını okutmak için inşaat sahalarında çırpınıp durmuş, sırtıyla nasır tutan elleriyle… Yeter ki çocuklar kurtulsun diye.

677KHK, çok zeki, kendi kendine okumayı öğrenmiş. Erken yaşlanmış babasının yüzünü kara çıkarmamak için çok çalışmış.

Yabancı dil ağırlıklı bir lisenin sayısal bölümünü bitirmiş.

Evlerinin önünde, askerî servis aracına binen subay astsubaylara hayranlıkla baktığını, mavi üniformayı giyme hayalinin bütünüyle zihnini kapladığından bahsediyor. Buğulanan gözlerini
kaçırmak için başını önüne eğiyor...

2004 yılında askerî dikimevinde çalışan bir yakınları, Hava Harp Okulu ve Hava Astsubay Meslek Yüksek Okulu başvuru formlarını getirmiş. ÖSS’den de iyi puan almış. Her iki askerî okula başvurmaya karar vermiş.

Babası inşaat alanında kaza geçirdiğinden Hava Harp Okulu mülakatına gidememiş. “O’nu, o halde bırakamazdım” diyor, gözleri çakmak çakmak.

Aynı yıl, Hava Astsubay Meslek Yüksek Okulu sınavlarını vermiş. 2006’da mezun olmuş, Astsubay Çavuş rütbesiyle İskenderun’da göreve başlamış.

Hayalleri gerçek olmuş 677KHK’nın. Hava Kuvvetleri Komutanlığı’nda nadir bulunan “Uçucu Astsubay” lardan biri olmuş, uçuş tulumunu giymiş.

Her şey yoluna girmiş görünürken. Geleceğe dair umutları gür gümrah filizler verirken… 15 Temmuz darbe girişimi huzurunun sonu olmuş.

Çalıştığı Filonun arka bahçesinde, gruplar halinde fısıldaşan subay astsubaylar, yine gruplar halinde Kaçakçılık Ve Organize Şube(KOM) Md.lüğüne giderek, filoda kendisinin FETÖCÜ olabileceğinden şüphelendikleri kişileri şikâyet ediyorlarmış.

Beraber mesai yaptığı birisinin, “FETÖ” üyesi olduğuna dair verdiği ifade sonrası, 2016’da, “FETÖ/PDY Terör Örgütüne Üye Olma” suçlamasıyla gözaltına alınır ve üç gün sonra tutuklanır. Henüz ne olduğunu bile idrak edemeden 22/11/2016 tarihli 677 sayılı KHK ile TSK’ dan ihraç edilir. 218 gün cezaevinde kaldıktan sonra 2017’de Ağır Ceza mahkemesinde yapılan duruşmanın birinci celsesinde oy birliği ile tahliye edilir. Mahkeme evrakları incelendiğinde FETÖ ile “iltisak”ını bile doğrulayacak bir delil bulunmamaktadır.

Hukukun “ Suçun Şahsîliği İlkesi”nin nerede kaldığını soruyor…

Mahkemeden BERAAT kararı beklerken evine gelen TEM Şube polisleri ile bir kez daha yıkılmış. Bu sefer, daha önce görev yaptığı bir ilde “Ankesör Soruşturması”nda adı geçtiği için gözaltına alınmış.

FETÖ üyeliği suçlaması ile iki ilde iki ayrı mahkemede yargılanmış. 13 gün daha gözaltında kalmış. 13 günün sonunda, savcı, dosyayı diğer İl’e göndermek suretiyle, serbest bırakılmasına karar vermiş.

Yapılan yargılamalar sonucunda Ağır Ceza Mahkemesi’nin kararı ile üzerine atılı, “FETÖ/PDY Silahlı Terör Örgütü Üyeliği” suçlamasından BERAAT etmiş ve bu karar kesinleşmiş.

Kamu (İdare) hakkında tazminat davası açmış. Haklı bulunarak, tarafına haksız yattığı süre çarpı asgari ücret hesabı ile 30.000 Lira gibi komik bir tazminat bedeli çıkarılmış. Bu tazminat bedeline bile Maliye Avukatı itiraz etmiş ve itiraz dilekçesinde “Yaşanılan her şeyin şahsın kendi hatası olduğunu” iddia etmiş.

677KHK, adaletin bir türlü tecelli etmemesinin; işini, aşını, asıl önemlisi onurunu kaybetmesinin verdiği hüzünle, isyanla, feryat ederek soruyor:

“Ben, mazlum olarak ne yapmış olabilirdim? İftira atan şahıs suçlu değil de iftira atılan ben mi suçluyum?”
Temmuz 2017’de, OHAL BÜROSUNA göreve iade talebiyle başvuruda bulunur. İlgili suçlamaların tamamından BERAAT etmiş olmasına rağmen hâlâ göreve iade kararı verilmemiş.
İşsizlik ve yargı kararına rağmen üzerine yapışan silinmez leke ile iki buçuk yıldır mücadele ediyor.

Yurtdışına çıkış yasağı olmadığına dair mahkeme kararı varken pasaport başvurusu reddediliyor. Mahkemede, “Şüpheli” sıfatı ortadan kalkmış olmasına rağmen İDARECE hâlâ şüpheli.

“Ben, bir Anadolu çocuğuyum. İhanet şebekesiyle bağım olsaydı çoktan kaçardım. Üstelik yabancı dil biliyorum. Kritik bir teknik personelim. Umreye gitmek için pasaport talebinde bulunmuştum.” diyor hüzünlü bir ses, umutlarını yitirmiş bir yüzle.

Önce haksız yere işini kaybetti sonra ismini. İsminin anılmasından endişe ediyor. Adaletin varlığına olan inancı kaybolmuş. Haksızlığa uğramış kişileri, hakkı teslim edilene dek el üstünde tutan bir “Ömer” arıyor ama bulamıyor. Uğradığı bunca yıkımdan sonra adıyla sanıyla hak arama mücadelesi veremiyor. Hülasa: "HÂLÂ KORKUYOR"

“Suçlu olsaydım sesim çıkmazdı” diyor sık sık. Evet diyorum, “Suçlular cezasını çekmeli!”

Yeni bir “Haymatlos Kitlesi” oluştu/oluşturuldu, derdi çok acılı ülkemizde. Bir taşla nice kuşlar vuruldu.

Kimliği vebalı, ülkemize aidiyet duyguları zedelenmiş, temel vatandaşlık haklarından mahrum ve üstelik suçları tescil edilememiş, masumiyet karinesi zedelenmiş Haymatloslar.

T.C. Kimlik numaraları işe yaramıyor. Pasaport alamıyorlar, noterde işlem yapamıyorlar, arabalarına sigorta yaptıramıyorlar, özel sektörde bile çalışamıyorlar, bankalarda hesap açtıramıyorlar.

Kızına ne anlatacak, eşine, ailesine sirayet eden acıları nasıl dindirecek. On yıl, yirmi yıl sonra Haymatloslar ve çocukları ne olacak?

Yeni haksızlıklardan endişe eden birçok insan gibi O da ismini elleriyle doğradı.

BİMER’e yaptığı başvuruda :”Allah’a inanmasaydım çoktan intihar ederdim.” dediği gibi bedenini de doğramaya yakın bir yerde.

Hayatını bloke eden kimlik numarası, özne olmaktan çıkmış isminin geçmişini hatırlatan acıları, geleceğin belirsizlikleri içindeki derin boşluğu/karanlığı görerek…

Yeni bir geleceğin çıkış noktası olması, Haymatlosluğa karşı, ironik de olsa varlık belirtmesi umuduyla: Yeni bir kimlik numarası, nesne de olsa bir isim verdim kendi kendimce…

ADI: 677KHK

KİMLİK NUMARASI : 22112016677

hertaraf 

Sende Yorumla...
Kalan karakter sayısı : 500
İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR X
Metin Yüksel, şehadetinin 41. yılında anılıyor: 23 Şubat Pazar günü Fatih Camii'ndeyiz!
Metin Yüksel, şehadetinin 41. yılında anılıyor: 23 Şubat Pazar günü Fatih Camii'ndeyiz!
Atasoy Müftüoğlu Yazdı: Müslümanlar muhalefet ve özeleştiri kültürünü terk ettiler...
Atasoy Müftüoğlu Yazdı: Müslümanlar muhalefet ve özeleştiri kültürünü terk ettiler...