Cumhurbaşkanı Erdoğan: Kudüs davası, tüm Müslümanların davasıdır, onurudur, namusudur...

“Gün sessizliğe bürünme değil, Filistin davasına ve Kudüs-i Şerife sahip çıkma günüdür. Şu gerçeğin herkes tarafından bilinmesini istiyorum; Kudüs davası, tüm Müslümanların davasıdır, onurudur, namusudur”

Cumhurbaşkanı Erdoğan: Kudüs davası, tüm Müslümanların davasıdır, onurudur, namusudur...
Cumhurbaşkanı Erdoğan: Kudüs davası, tüm Müslümanların davasıdır, onurudur, namusudur... Zehra

Partisinin TBMM Grup Toplantısı’nda konuşan AK Parti Genel Başbakanı ve Cumhurbaşkanı Tayyip Erdoğan, İdlib’de yaşanan gelişmelere ilişkin sert mesajlar verdi:

Türkiye’nin Suriye’deki varlığı keyfekeder bir tercih veya basit çıkar hesapları sonucu ortaya çıkmadı. 2015 yılından itibaren Suriye’deki kriz tamamen kontrolden çıktı. Durum; rejimin ve terör örgütlerinin sınırlarımızı taciz etmeye başladığı, vatandaşlarımızın can ve mal güvenliğini doğrudan tehdit ettiği bir noktaya ulaştı.

UÇAK KRİZİ MESELEYİ KARMAŞIK HALE GETİRDİ

Rusya ile yaşadığımız ve bir provokasyon olarak kabul ettiğimiz, FETÖ’nün bizzat içinde olduğu uçak krizi, bizim açımızdan Suriye meselesini daha da karmaşık hale getirdi. Bu tablo karşısında elimiz kolumuz bağlı kalacak değildi. Bazıları, ‘Sizin Suriye topraklarında ne işiniz var?’ diyor. Sadece Rusya’yı davet etti ama bizim elimizde kapı gibi bir Adana Mutabakatı Anlaşması var ve biz bu anlaşmanın gereği olarak oradayız.

GERGİNLİĞİ AZALTMAK İÇİN

Rejimin saldırılarının yoğunlaşması üzerine Rusya ile İdlib’de bir gerginliği azaltma bölgesi oluşturulması konusunda anlaşmaya vardık. Bu çerçevede İdlib’de 12 gözlem noktası kurduk. Bir kez daha altını çizerek ifade ediyorum; tüm bu süreçleri Amerika ve Rusya ile birlikte en üst düzeyde tesis ettiğimiz temaslarla, vardığımız mutabakatlarla, iş birliğiyle yürüttük.

YENİ DÖNEMİN MİLADI

Hassasiyetlerimizi ve kararlılığımızı her seviyede, her fırsatta, her platformda belirtmemize rağmen Suriye’de anlaşmalara uyulmuyor. Önceki gün askerlerimize yapılan saldırı, Türkiye açısından Suriye’de yeni bir dönemin miladıdır. Çünkü bu askerlerimize karşı taammüden yapılmış bir saldırıdır. Türk askerinin kanının aktığı bir yerde hiçbir şeyin aynı şekilde devam etmesine izin veremeyiz. Nitekim anında yaptığımız operasyonlarla 76 kişiyi orada etkisiz hale getirdik, fazlası var, azı yok.
 

STRATEJİMİZİ DEĞİŞTİRDİK

Suriye’deki gelişmeler, Türkiye’yi hem İdlib’de hem tüm sınır hattındaki güvenlik stratejilerinde değişiklik yapmaya mecbur bıraktı. Bundan sonra vardığımız mutabakatların ihlali anlamına gelen hiçbir adıma göz yummayacağız. İdlib’de rejimin bir an önce Soçi Mutabakatı sınırlarına, yani gözlem noktalarımızın gerisine çekilmesini Sayın Putin ile yaptığım görüşmede ifade ettim.

ŞUBAT AYI SONUNA KADAR

Şu anda 12 gözlem noktamızın ikisi rejim hattının gerisinde kalmıştır. Şubat ayı içerisinde rejimin gözlem noktalarının gerisine çekilme işleminin bitirilmesini umut ediyoruz. Rejim bu sürede geri çekilmezse Türkiye bu işi bizzat yapmak mecburiyetinde kalacaktır.

 

Cumhurbaşkanı Erdoğan ABD yönetiminin geçen hafta İsrail-Filistin ihtilafına dair bir plan açıkladığına işaret eden Erdoğan, bunun barış değil, işgal ve ilhak planı olduğunu bildirdi. Erdoğan, açıklanan planın yegane hedefinin, 70 yıldır aralıksız süren İsrail’in işgal, yıkım ve gasp politikalarına meşruiyet kazandırmak olduğunu vurguladı. Filistin’in 1947 yılından bugüne değişen haritalarını gösteren Erdoğan, “Şu anda yapılmak istenen ne? Filistin topraklarının bu halini İsrail toprakları haline getirmek istiyor. Vicdani olmayan, insani olmayan bir adım atılıyor. Fakat kendileri de zaten birbirlerine düştüler. Bakıyorsunuz, Nancy Pelosi el sıkmıyor. O, onun elini sıkmıyor. Verilen konuşma metnini Pelosi, bütün milletin huzurunda yırtıyor, atıyor. Böyle... Alma mazlumun ahını çıkar aheste aheste. Geliyoruz şimdi düşünülene, işte bunun adı sözde barış planı yani işgal planı” diye konuştu.

TARİH AFFETMEZ

Çıkarları veya korkuları yüzünden Kudüs’ü gasbetme girişimlerine sessiz kalanları tarihin asla affetmeyeceğini vurgulayan Erdoğan, “Gün sessizliğe bürünme değil, Filistin davasına ve Kudüs-i Şerife sahip çıkma günüdür. Şu gerçeğin herkes tarafından bilinmesini istiyorum; Kudüs davası, tüm Müslümanların davasıdır, onurudur, namusudur” dedi. “Kudüs’ün ve Filistin’in göz göre göre İsrail’e peşkeş çekilmesini kim içine sindirebilir?” diye soran Cumhurbaşkanı, “Şu anda maalesef ABD, gerek şahsıma gerek istihbarat başkanıma yönelik tehditler savuruyor. Daha da ileri, Türkiye’deki bazı finans kuruluşlarını da tehdit altına alıyorlar. Ne yaparsanız yapın, bunu kesinlikle başaramayacaksınız. Bugüne kadar olduğu gibi bundan sonra da zulme rıza göstermeyecek, 1967 temelinde başkenti Doğu Kudüs olan egemen ve bağımsız bir Filistin devletini savunmayı sürdüreceğiz” ifadelerini kullandı.

Sende Yorumla...
Kalan karakter sayısı : 500
İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR X
Metin Yüksel, şehadetinin 41. yılında anılıyor: 23 Şubat Pazar günü Fatih Camii'ndeyiz!
Metin Yüksel, şehadetinin 41. yılında anılıyor: 23 Şubat Pazar günü Fatih Camii'ndeyiz!
Atasoy Müftüoğlu Yazdı: Müslümanlar muhalefet ve özeleştiri kültürünü terk ettiler...
Atasoy Müftüoğlu Yazdı: Müslümanlar muhalefet ve özeleştiri kültürünü terk ettiler...