Şehadetinin yıldönümünde Halil İbrahim Yenigün kalemindfen babası Şehid Sedat Yenigün

Türkiyeli Müslümanların tevhidî bilinçlenme sürecinde ve MTTB’nin İslamcı çizgiye evrilmesi noktasında oynadığı rolle bugünkü İslamî duyarlılıkların yeşermesinde önemli katkısı bulunan Sedat Yenigün’ün bugün şehadet yıl dönümü.

Şehadetinin yıldönümünde Halil İbrahim Yenigün kalemindfen babası Şehid Sedat Yenigün
Şehadetinin yıldönümünde Halil İbrahim Yenigün kalemindfen babası Şehid Sedat Yenigün

Türkiyeli Müslümanların tevhidî bilinçlenme sürecinde önemli fikir ve pratiklere imza atmış olan ve MTTB’nin İslamcı çizgiye evrilmesi noktasında oynadığı rolle bugünkü İslamî duyarlılıkların yeşermesinde önemli katkısı bulunan Sedat Yenigün’ün bugün şehadet yıldönümü. Şehid Sedat Yenigün’ü oğlu Halil İbrahim Yenigün  yazdı.

 

 

Cemil Meriç’in “Coşkun bir gönüldü Sedat. Zulmün kılıcını kanının ateşinde eritecek kadar coşkun bir gönül. İsa peygamber zamanında yaşasa havari olurdu, asr-ı saadet’te bir sahabe.” dediği Sedat Yenigün’ün Müslümanların muhafazakarlaşmaya yüz tuttuğu bu günlerde bir kez daha hatırlanması ve hatırlatılması gerektiğini düşünüyor ve şehadetini bir kez daha tebrik ediyoruz.

 

 

İslami analiz'de yayınlanan Halil İbrahim Yenigün’ün yazısından bir kesit şöyle:

 

 

“Sedat Yenigün, sözüyle, kalemiyle mücadele eden, gönlünü bütün genişliğiyle açarak insanları kazanmaya çalışan bir mücahede insanıydı ama bu kadar tehlikeli faaliyetlere girişmiş olmasına rağmen kendini savunmak için dahi silâh taşımıyordu. Gençlerin şiddetten uzak durup net bir muhalif siyasî çizgiyi eğitim ve kültür üzerinden sürdürmelerini savunuyordu.

 

 

Bir süredir takip edildiğinin farkındaydı ve akıbetini sezebiliyordu. Ama zalimlere boyun eğmeye hiç de niyeti yoktu. İslâmî Hareket dergisinin Haziran 1980 tarihli nüshasında, kısacık ama olağanüstü dolu ömrünün son yazısına da şair arkadaşı Ömer Özbay’ın iki yıl önce İslâmî Hareket’te yayımlanmış “Gel Ey Zulüm” şiiriyle başladı: “bu gelen / en karanlık inkârların zulmüdür / hışımla, kanla, ateşle/ bilmelisin / ve bir mavi sevda gibi giyerek ölümünü / yiğitçe direnmelisin /.. gel ey zulüm / ve ey zulmün ta kendisi.” Yazısında zulmün hayatımızın her yerine sinmiş sahnelerinden çarpıcı örnekler sunarak isyanını haykıran Sedat Yenigün’ün yeryüzündeki son satırları da şöyleydi:

 

 “Velhâsıl, Allah’ın indirdikleriyle hükmetmeyenler; isminiz küfrün zûlmeti gibi zâlimdir. Size ve düzeninize nasıl rıza gösterilir!”

 

Bu yazı yayımlandıktan 20 gün sonra Sedat Yenigün 5 Temmuz Cumartesi sabahına uyandı. Beşir Eryarsoy’un evinde arkadaşlarıyla yaptıkları tefsir dersinden sonra eşiyle birlikte Ahmet Şişman ve eşiyle resmî bir iş için buluştular. Yenigün, müdür muavinliği yaptığı İhsan Mermerci Lisesi’nde, komünist ve ülkücü hâkimiyetindeki okullardan atılan İslâmcı gençleri himayesine alıyordu ve okuyamayan başörtülü kızları oradan mezun etmeye çalışıyordu. Onlarla da bu minvalde bir çalışma için bir araya gelmişlerdi. O işlerini tamamladıktan sonra İslâmî Hareket dergisinin yayın kuruluna geçti ve sonrasında İskenderpaşa Camii’nde ikindi namazını kıldı. Orada rastladığı Akıncı gençlerden Metin Külünk ile kısa bir hasbihalden sonra ona berbere gideceğini söyledi.

 

 

Çok geçmeden Akşemseddin Caddesi’ndeki berber dükkânı, azılı tetikçilerin baskın yaparak şakağına ve gövdesine sıktıkları kurşunlarla ağır yaraladıkları Sedat Yenigün’ün kanıyla kan gölüne dönmüştü.”

 

 

Yazının tamamını okumak için tıklayınız.

 

İslamianaliz

Sende Yorumla...
Kalan karakter sayısı : 500
İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR X
Recai Yurdan: 28 Şubat ve FETÖ mağdurlarını gündemden düşürmemeliyiz...
Recai Yurdan: 28 Şubat ve FETÖ mağdurlarını gündemden düşürmemeliyiz...
Şehid Mustafa Çamran Yazdı: Ruhun İrfanla Yükselişi...
Şehid Mustafa Çamran Yazdı: Ruhun İrfanla Yükselişi...