Bülent Acun yazdı: Tanıştığımıza Memnun, Dinlediğimizden Mahsun Olduk

Balkanlar; silinmeye çalışılan izimiz, kesilmeye çalışılan sözümüz, soldurulmaya çalışılan gül yüzümüz.

Bülent Acun yazdı:  Tanıştığımıza Memnun, Dinlediğimizden Mahsun Olduk
Bülent Acun yazdı:  Tanıştığımıza Memnun, Dinlediğimizden Mahsun Olduk Zehra

Balkanlar; büyük acı, derin hüzün, bitmeyen matem...

Balkanlar; silinmeye çalışılan izimiz, kesilmeye çalışılan sözümüz, soldurulmaya çalışılan gül yüzümüz.

Balkanlar; ağlatan şiirimiz, inleten Türkümüz, kahreden hikayemiz...

Balkanlar; yıkılmış minareler, yağmalanmış camiler, medreseler, harabeye döndürülmeye çalışılan koskoca bir tarih...

Balkanlar; atların kişnemediği diyarlarda itler havlar durmadan...

Balkanlar; coğrafyanın zorluğu, mirasyedilerin nankörlüğü, Avrupa'nın körlüğü...

Balkanlar; neredesin ey Osmanlı? Aslanların terk ettiği bu diyarda çakal ulur durmadan...

Balkanlar; ölüm, zulüm, katliam, intikam...

Balkanlar; her şey aslına rücu eder...

Balkanlar; katranı eritsen olur mu şeker?

Balkanlar; yıkık bir çınar gölgesi, hala bir umut ülkesi, tarihin derinliklerinden yükselen içli bir ezan sesi...

Balkanlar ah Balkanlar; düşündükçe yüreğimden kan damlar.

Balkanlar; bir zamanlar içinden tarihimizin aktığı şehirler, nehirler, kutlu devirler...

Balkanlar; gönül coğrafyamızın mazlum diyarları...

Balkanlar; dün avucumuzun içinde, bugün sanki Çin'de...

Balkanlar; ağlarım ağlatamam, anlarım anlatamam, dili yok kalbimin ondan ne kadarda bizarım...

Balkanlar;

"Aktolgalı Beylerbeyi haykırdı ilerle

Bir yaz günü geçtik Tuna'dan kafilelerle..."

Balkanlar; Selanik, Üsküp, Saraybosna ve daha nice şehirler. Ah dilleri olsa da bir konuşsalar...

Balkanlar;

Çok sürse ayrılık, aradan geçse çok sene,
Biz sende olmasak bile sen bizdensin gene...

Sevgili dostum Kamil Büyüker'i ziyaret ettiğim İstanbul Müftülüğü ek binasında kendisi ile müşerref olduğum Üsküp'lü bir Osmanlı Çınar'ı olan Türkçe ve Türkiye sevdalısı şair ve yazar muhterem İlhami Emin beyefendiyi tanıyıp anlattıklarını dinleyince işte bunları düşündüm.

İlhami Emin görebildiğim kadarıyla tam bir mücadele adamı, Mevlana'nın pergel metaforunu hayat felsefesi haline getirmiş, bir fikir, gönül ve dava adamı.

Bugün itibarıyla 88 yaşında fakat emin olunuz 20 yaşındaki bir genç kadar aşk, şevk ve heyecan dolu.

Yayımlanmış ve yayımlanmaya bekleyen kitapları ile velut bir kalem erbabı...

O 88 yaşında 88 kere maşallah... Heybetli duruşuyla yıkılmadım, ayaktayım diyor.

Nedense kendisi ile sohbet ederken Nuri Osmaniye Camiinden yükselen ezan sesi adeta beni kendimden geçirdi.

İlhami Emin yazdıkları ve yaşadıkları ile gerçekten büyük bir değer.

Fakat maalesef büyük başında, büyük derdi oluyor işte! Kendisi ile sohbetimiz esnasında bize öyle şeyler anlattı ki, anlattıkları karşısında duygulanmamak, inlememek ve ağlamamak elde değil.

Biz kendisini kemal-i ciddiyet ile dinledikten sonra ilgili mercilere yönlendirdik.

Kendisini zaten Türkiye kamuoyu yakından tanıyor.

Bize anlattığı başından geçen üzücü şeyleri aktarmaya ne dilimiz döner, ne de elimiz varır.

Bulgarca, Sırpça, Makedonca bilen umur görmüş bir Türkiye sevdalısı...

İlham Emin gibi bir şahsiyetin içinde doğup büyüdüğü vatanını, bir ömür biriktirdiği servetini ve binlerce ciltlik kütüphanesini terk edip Türkiye'de bir huzur evinde yaşamak istemesi anlayana birçok şey söylüyor.

Kendisine bu ve buna benzer imkânların Makedonya'da da sağlanabileceğini ifade eden İlhami Emin'in daha sonra söylediklerinden şunu anlıyoruz.

Üsküp'te ki Kayıp Türkleri ve Osmanlı eserlerini gün yüzüne çıkarmanın oralarda Müslüman Türk kalmanın bir bedeli var.

Hasıl-ı kelam İlhami Emin ile tanıştığımıza memnun olduk fakat dinlediklerimiz karşısında mahsun ve mahçup olduk...

Yenisöz

Sende Yorumla...
Kalan karakter sayısı : 500
İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR X
Serdar Duman Yazdı: Türkiye Sekülerleşiyor mu?
Serdar Duman Yazdı: Türkiye Sekülerleşiyor mu?
Gülbeyaz Karataş Soyalp Yazdı: Kudüs İzlenimleri...
Gülbeyaz Karataş Soyalp Yazdı: Kudüs İzlenimleri...