Bülent Acun Yazdı: Altını Sarraf Bilir

Efendim, bugünkü yazımızı sanata ayırdık. Şu unutulmaması gereken bir gerçektir ki; kuş için kanat, insan için hayat ne ise, kıymetini iyice taktir edebilenler için düşünüldüğünde hayat için sanatta odur.

Bülent Acun Yazdı:  Altını Sarraf Bilir
Bülent Acun Yazdı:  Altını Sarraf Bilir Zehra

Efendim, bugünkü yazımızı sanata ayırdık. Şu unutulmaması gereken bir gerçektir ki; kuş için kanat, insan için hayat ne ise, kıymetini  iyice taktir edebilenler için  düşünüldüğünde hayat için sanatta odur.

Sakın ha sanatı hoplamak, zıplamak, tepinmek, döğünmek ve soyunmak zanederek bana kızmayın!

Şapla şekeri; sapla samanı ayırt edemeyenler sanatı böyle empoze etmeye çalışsalar da, bütün bunların sanatla uzaktan yakından hiç bir alakası yoktur.

Şimdi soracaksınız;

- Peki sanat nedir?

Hemen cevaplayalım:

Sanat; insanı, insanlığından çıkartmayan bilakis insan üzerinde uyandırdığı hayret, verdiği ders ve ibret ile insanın, insan olmasına, insan kalmasına ve insan ölmesine yardımcı olan alın teri ile yoğrulmuş, göz yaşıyla temizlenmiş ve marifetle şekillenip zerafetle sunulmuş eserlerdir.

Bizim medeniyetimizde sanatın ve sanatkarın paha biçilmez bir değeri vardır. Bu meyanda Peygamber efendimiz (sav)  şöyle buyururlar “ Sanatkar kulunu Allah (cc) sever.”

Ruhunu bu medeniyetle besleyen  ecdadımız sanatkarı şöyle taltif eder ;

 ”Ekmeği,  ekmekçiye ver bir tane de fazla ver.”

Bu taltif neden dersiniz efendi?

O'nun da cevabı ecdadımız veriyor.

”Kaşığı herkes yapar, ancak sapını her kes ortaya getiremez.”

Şimdi sizleri sadece kaşığın sapını  değil, aynı zamanda hayatımızı da ortaya (kıvama) getiren sanatkarlarımız ve sanata dair nüktelerle baş başa bırakıyorum.

ALTINI SARRAF BİLİR

Horoz'un birisi çöplükte bir inci bulur. Ağızında biraz çiğnedikten sonra söylenerek onu şöyle fırlatır;

-Keşke bir pirinç tanesi olsaydın hiç olmasa işe yarardın...

SANATKARIN EDEBİ

Bir ressam, resimlerini sergilerken bir çizme ustasının resimlerini incelemekte olduğunu görerek yanına varır ve çizmiş olduğu çizmeli bir insan resminin çizmelerinin nasıl olduğunu sorar:

-Çizmeci resimdeki çizmelerde üç beş kusur bulunca ressam teşekkür eder.

Bu defa çizmeci ;

-Bu resmin dizleri şöyle olmuş, kolları böyle olmuş, diye eleştirmeye kalkınca Ressam taşı gediğine koyar;

-Lütfen! çizmeyi aşmayalım.

TECRÜBE

Bir gazetecinin yazısını otuz dakikada tamamladığını gören birisi hayretle:

‘'Şey olamaz otuz dakika da bitirdiniz ‘'deyince gazeteci şöyle der: ”Buna bir de otuz yıl ekle”

SANATIN BEDELİ

Bir fabrikanın imalat cihazında meydana gelen bir arıza sonucu üretim durur. Fabrikanın teknisyenleri, mühendisleri bu arızayı gideremeyince başka yerden mühendis çağrılır. Adam gelir makina ya bakar ve çantasından çıkardığı çekici makinanın bir yerine sertçe vurunca makina çalışmaya başlar.

Buna mukabil mühendis ücret olarak bin TL   para isteyince fabrika müdürü şaşırarak;

-Ama nasıl olur, bir çekiç vurmanın fiyatı bu kadar olmamalı.

Mühendis kendinden emin bir şekilde bu endişeyi şöyle giderir:

-Hayır ben bir çekiç vurmaya bu kadar para istemiyorum. Benim el emeği olarak sizden talep ettiğim ücret sadece 100 TL 'dir.

Fabrika müdürü hayretle şöyle kükrer;

- Peki ama geriye kalan 900 lira niye?  Mühendisin cevabı muhteşemdir;

-900 lira mı? O da çekici makinanın neresine vurmam gerektiğini bilme sanatının ücreti.

Yazımıza noktayı Necip Fazıl'la koyalım:

“Anladım sanat Allah'ı aramakmış

Marifet bu gerisi hep çelik çomakmış.”

Ağzınızdan tad, üstünüzden kol, kanat ve hayatınızdan sanat eksik olmasın.

Sende Yorumla...
Kalan karakter sayısı : 500
İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR X
Ali Bulaç Yazdı: Yükselen Milliyetçilik Ve Aşınan Kimlikler
Ali Bulaç Yazdı: Yükselen Milliyetçilik Ve Aşınan Kimlikler
Türkiye’de Edward W. Said’in “Kültür ve Emperyalizm” kitabı okundu, okunuyor…
Türkiye’de Edward W. Said’in “Kültür ve Emperyalizm” kitabı okundu, okunuyor…