Ülkü Aras Yazdı: Muhabbetin Miracı Kerbela’ya Ağlamak...

Hiç bir olay, vakıa veya kıyam yoktur ki “üzerinden binlerce yıl “geçmesine rağmen “aynı anda “bazen onlarca bazen yüzlerce bazen binlerce bazen de milyonlarca kişiyle “aynı şeye “ ağlanılsın!!

Ülkü Aras Yazdı: Muhabbetin Miracı Kerbela’ya Ağlamak...
Ülkü Aras Yazdı: Muhabbetin Miracı Kerbela’ya Ağlamak... Zehra

Kerbela vakıası, insanlığa yüzlerce güzellik bağışlamıştır. İnsan olmanın göstergesi olan derin, içten duyguların tecellisi ağlamak bunlardan sadece biridir.

Ağlamak; insani özelliklerin en mazlum, en özgür, en sade, en cesur bedende zuhur etme şeklidir.

Hiç bir olay, vakıa veya kıyam yoktur ki “üzerinden binlerce yıl “geçmesine rağmen “aynı anda “bazen onlarca bazen yüzlerce bazen binlerce bazen de milyonlarca kişiyle “aynı şeye “ ağlanılsın!!

Öyle bir ağlama ki dil, din, ırk ayrımı yapmadan her yaş kesiminden çocuk, genç, yaşlı gözetmeden aynı anda insanların ortak bir maneviyata buluşmasıdır.

Öyle bir ağlama ki “hüzün ve muhabbet“ buluşmasının sihiri, yorucu olmayan bilimsel izahı yapılamayan bir “haz“ deryasıdır.

Başkalarının ne düşündüğünü umursamadan ve kimsenin niye sorusu olmadan, manevi olarak güçlü bir insan olmayı ağlayarak insanlara gösterdiğimiz belki de tek an o andır!!

Ağlamak ;kendimizden kaçmadan sadece “o anda “ kalmanın şeklidir.. Çok nadirdir anda kaldığımız, ağlamak da o anlardan biridir..

Ağlamak; şükür ve sabırdan uzak ölümü yok sayıp kariyer ve dünya nimetlerinin peşinde koşarken, sürekli bir şeylerin özlemi ve pişmanlıklarını yaşarken ve nice yılları geride bırakıp dünyadan bir anlıkta olsa kopup o anda kalabilmektir!!

Ağlamak; insani duygularımızın en hassas uç noktasıdır, hassasiyetimizim uyanmasına izin verip insan olduğumuzu gösterme şekildir!!

Ağlamak; düşüncelerimizi duygularımızla harmanlanan manevi miraçta buluşturup “rahmetle gözyaşlarına “dönüşmesidir!!

Ağlamak; hiç kimseyi takmadan dünyanın dertlerinden karışıklığından sıyrılıp insanlığın miracına ulaşmaktır!! Başka bir deyimle muhabbetin en özel “anı’dır.”

Ağlamak; duygularımızı engellemeden başkalarının önünde ağlayarak daha özgür insan olmayı talep etmektir!!
Ağlamak ;özgürlüğümüzü anlık yaşama şeklidir!!!
Özgürüm çünkü insanım!!!
Özgürüm dünyanın kurallarından bir anda olsa kurtuldum!!!
Özgürüm kim ne der ne düşünür umrumda degil!!!
Özgürüm miraca yol alıp merhametle kucaklaşıp muhabbetle yağdım!!

Ağlayarak hem kendimiz özgürleşiyor hem de diğerlerinin de bunu yaparken daha rahat olmalarına vesile oluyoruz!!

Ağlıyoruz hep birlikte imam Hüseyin’in Kerbela’da insanlığı uyanışa geçiren hutbelerine..

“Dünya hayatına bağlı kalan kimsenin ne kadar zavallı olduğunu ona karşı ihtiyatlı olmamız gerektiğini, dünyanın gelip geçici engebeli bir evden ibaret olduğunu, eğer dünya sadık olsaydı peygamberlere sadık olurdu diyerek Allah’tan gelip ona döneceğimizi hatırlatıyor ve bunun gibi diğer hutbelerinde de insanlığa kurtuluş yollarının mesajını veriyordu”.

Ağlıyoruz dünyanın vefasızlığının karşısındaki Kerbela’da yaşanan vefaya ve muhabbete..

Ağlıyoruz Allah yolunda şehit olanlar birbirilerine her zor anlarında sürekli muhabbetlerini göstermelerine..

Her yaş grubundan şehitler vardı, olmalıydı ki binlerce yıl geçse de her insan kendinden Kerbela’da bir şeyler bulup “ben” Kerbela’da olsaydım ne yapardım sorusunu sorabilsin.

İnsan olmamızı sağlayan insani öğretileri hatırlayabilsin.. Her yaş ve her durumda insan olmalıydı ki anne, baba, kardeş, hala, amca, çocuk, genç, yaşlı düşünen her insan kendini orada bulabilsin düşünceler, duygularla buluşup muhabbetin miracına ulaşsın.

Her kesimi temsilen şehitler olmalıydı ki herkes kendinden bişeyler bulabilsin.

Ağlıyoruz kerbelada muhabbettin gücüne her mümin kendini unutup birilerinin dertlerine koşarken “benliklerinden” kurtulmalarına.

Ali asker babası İmam Hüseyin’in kollarında Allaha kurban olmasıyla,
Rugayye babası İmam Hüseyin’e muhabbetini Allah’a şehadetiyle göstermesiyle,

Ali Akber küçük yaşına rağmen babası İmam Hüseyni yalnız bırakmamasıyla,
Ebulfazl Abbas vefasıyla kardeşi İmam Hüseyin’in bel kemiğiyken şehadete yürümesiyle ,

Zeynep Kerbala’daki çocukların kadınların ve kardeşi imam Hüseyin’in her derdine koşup her şehitte İmam Hüseyin’e destek olmasıyla ,

İmam Hüseyin düşmanın kanlı kıyamına engel olmak için sürekli hutbeler vermesiyle muhabbetin en üst hallerini görüyor ve ağlıyoruz.

Analar, babalar, bacılar, kardeşler , çocuklar kadınlar her candan acılar yaşandı. Bizlere de o acılara muhabbetinizi ağlayarak miraca yükselme mirası kaldı.

“Aynı anda “bazen onlarca bazen yüzlerce bazen binlerce bazen de milyonlarca kişiyle “aynı şeye” ağlayıp muhabbetin miracına yükselebilmek!! En değerli miras değil midir?

 

Sende Yorumla...
Kalan karakter sayısı : 500
İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR X
Serdar Duman Yazdı: Türkiye Sekülerleşiyor mu?
Serdar Duman Yazdı: Türkiye Sekülerleşiyor mu?
Gülbeyaz Karataş Soyalp Yazdı: Kudüs İzlenimleri...
Gülbeyaz Karataş Soyalp Yazdı: Kudüs İzlenimleri...