Kudüs- Der: Bu Zulüm, Katil Zorbaların Sonunu Getirecektir

Şeyh İbrahim Zekzeki önderliğindeki Nijerya İslami Hareketi'nin Nijerya'da "terör örgütü" ilan edilmesi ve bütün faaliyetlerinin yasaklanması üzerine Kudüs-Der basın açıklaması yaptı..

Kudüs- Der: Bu Zulüm, Katil Zorbaların Sonunu Getirecektir
Kudüs- Der: Bu Zulüm, Katil Zorbaların Sonunu Getirecektir Zehra

Şeyh İbrahim Zekzeki önderliğindeki Nijerya İslami Hareketi'nin Nijerya'da "terör örgütü" ilan edilmesi ve bütün faaliyetlerinin yasaklanması üzerine Kudüs-Der basın açıklaması yaptı..

İşte o basın açıklaması: 

BU ZULÜM ZALİM VE ZORBALARIN SONUNU GETİRECEKTİR

 

“Zulmedenler yakında nasıl bir inkılab ile devrileceklerini bileceklerdir” (Şuara 227)

 

Nijerya’daki zorba Buhari rejimi, ülkedeki zulümlerine bir yenisini daha ekleyerek Şeyh İbrahim Zekzeki önderliğindeki Nijerya İslami Hareketi’ni “terör örgütü” olarak ilan edip bütün faaliyetlerinin yasaklandığını duyurdu.

 

Kuruluşundan bu yana hiçbir zaman şiddete başvurmayan davet ve irşad hareketi olarak sadece barışçıl ve sivil gösteri ve programlar düzenleyen, ükede adil bir yönetim, insanca, özgür ve onurlu bir hayatı savunan, en büyük hedefi de Filistin’in özgürleşmesi ve Kudüs’ün kurtuluşu olan Nijerya İslami Hareketinin, şimdiye kadar defalarca saldırı ve katliamlara uğramasına karşın bir kez dahi eline silah alıp bir kurşun dahi sıkmamasına karşın, milyonlarca mensubuyla birlikte “terör örgütü” olarak ilan edilip bütün faaliyetlerinin yasaklanması emperyalizm ve Siyonizm işbirlikçisi zalim rejimlerin kirli ve kanlı yüzünü bir kez daha ortaya koymuştur.

 

Altı oğlunu Allah için ve özgür Kudüs yolunda kurban veren Şeyh İbrahim Zekzeki’nin özgürlüğü için geceli gündüzlü caddelerde sivil gösteriler düzenleyen, çocuklarından kadınlarına kadar kurşunlara hedef olup kana bulanmalarına rağmen azim ve kararlılıklarını sürdüren Nijeryalı yiğit ve şerefli kardeşlerimize yönelik atılan bu zalimce adım, kuşkusuz ki, geçmiş ümmetlerin sınanmalarında olduğu gibi müminlerin ateş, ölüm, işkence ve zulümle sınanmalarının bir yenisidir. 

 

Nijeryalı kardeşlerimiz aziz liderleri Şeh İbrahim Zekzeki’nin bayrağı altında göğüslerini silah ve mermilere siper edinerek hak davada eğilmeden, korkmadan, kaçmadan ve meydanları bir an olsun terk etmeden büyük ve zorlu bir sınav verirken, unutmamak gereker ki, asıl sınavı “ben Müslümanım” diyen herkes vermektedir.

 

“Yardım edin ey Müslümanlar! diye feryad eden kardeşlerinin çağrısını işitip de onların yardıına koşmayan benden değildir” diyen Hz. Resul-i Ekrem’e ümmet olmak, her şeyden önce onun buyruklarına itaat etmekten geçmez mi? Acaba Hz. Resul-i Ekrem’in bu çağrısı avam-havas her Müslümanı bağlamıyor mu, herkesin boynuna ve omuzlarına bir görev yüklemiyor mu, onları sorumluluklarını kuşanmaya çağırmıyor mu? Nerede bu ümmet, nerede Müslümanlar!

 

Daha ne zamana kadar duyarsız ve tepkisiz kalınacak, daha ne kadar daha Müslüman kardeşlerinin acılarına, çığlıklarına, feryatlarına kulaklar kapanacak, daha ne zamana kadar oluk oluk dökülen kanları gözler görmeyecek?

 

Ey ümmetin alimleri, ey Müslümanların önünde duranlar! Ey İslami camiaya yön vermeye kalkanlar, ey pak vicdanlı özgür Müslümanlar! 

 

Bu kadar körlük, bu kadar sağırlık, bu kadar gayretsizlik yetmedi mi? Bu kadar acı, bu kadar zulüm, bu kadar işkence yetmedi mi? 

 

Ümmet olmak, kardeş olmak, Müslümanın acısını paylaşmak, sevinçte ve tasada bir vücut gibi olmak bizim en belirgin özelliğimiz olmayacak mıydı? Bizim varlık sebebimiz bu değil miydi? 

 

Hani biz Müslümanları ırklarına göre, ülkelerine göre, renklerine göre, mezheplerine göre ayırmayacaktık? Hani bizler zulme uğrayan kardeşlerimizin her zaman yanında olacaktık? Şimdi bizler bu halimizle kendimizi ve savunduğumuz iddialarımızı yalanlamıyor muyuz? Bizler bu halimizle ne kadar güvenilmez olduğumuzu kendi kendimize göstermiyor muyuz? 

 

Bugün Njerya'daki hristiyan parti ve grupların bile arkasında durduğu Nijerya İslami Hareketi'nin yanında müslümanlar olarak olamayacaksak, dönüp imanımıza, müslümanlığımıza ve dürüstlüğümüze bir bakmamız gerekir. 

 

Nijerya’deki yiğit ve cesur kardeşlerimiz kendi sınavlarını şerefle ve başarıyla veriyorlar, ama sınavını kaybeden bizleriz. Aynı Yemen’de, Hicaz’da, Bahreyn’de kaybettiğimiz gibi. 

 

And olsun Allah’a! Yerlerin ve göklerin Rabbine! And olsun Aziz, Cebbar ve Kahhar olana! And olsun Hesapları hızlı gören Muntakim olana! 

 

Kudüs-der Kudüs Gönüllüleri olarak, gerçek İslam alimi, azametli bir Peygamber varisi Şeyh İbrahim Zekzeki’nin önderliği altında zulüm ve tuğyana boyun eğmeden kahramanca direnişlerini sürdüren Nijeryalı kardeşlerimizi hiçbir zaman yalnız bırakmayacak, en azizlerini Allah’a kurban sunarak “zillet bizden uzaktık” diye haykıran bu kardeşlerimizle her zaman, her yol ve yöntemle omuz omuza olacağız…

 

Dün tağut ve müstekbirlerle, küfür ve şirk düzenleriyle mücadele eden peygamberleri, onların varisleri ve takipçilerini “mücrim” ilan edenler, bugün onların yolunu sürdüren şerefli direniş hareketlerini ve direniş cephesininin kahraman evlatlarını “terörist” ilan edenler, sadece kendi elleriyle kendi sonlarını hazırlıyorlar. Zira Rabbimizin vadettiği üzere, zalimlerin sonu hüsran ve yenilgi olacaktır. 

 

Bu vesileyle, Türkiye’deki bütün pak fıtratlı kardeşlerimizi, Nijerya İslami Hareketi ile dayanışma içinde olmaya, feryatlarımızı onların feryatlarına katmaya, ellerimizi onların elleriyle birleştirmeye zulüm ve tuğyan karşısında omuz omuza vermeye davet ediyoruz.

 

Zillet sizden uzaktır…

 

Yaşasın Şeyh İbrahim Zekzeki’nin onurlu duruşu

Yaşasın Nijerya İslami Hareketi

Yaşasın Ümmet dayanışması

Kahrolsun Buhari düzeni

Kahrolsun Amerika, Kahrolsun İsrail, Kahrolsun Suudi

Zillete boyun eğenlere yazıklar olsun…

 

KUDÜSDER

KUDÜS GÖNÜLLÜLERİ

Sende Yorumla...
Kalan karakter sayısı : 500
İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR X
Şehadetinin 27. Yılında Bosna Şehidimiz Selami Yurdan Kudüs-Der’de anlıyor…
Şehadetinin 27. Yılında Bosna Şehidimiz Selami Yurdan Kudüs-Der’de anlıyor…
Serdar Duman, Türkiye ve ABD arasındaki ‘güvenli bölge’ uzlaşısını yazdı:
Serdar Duman, Türkiye ve ABD arasındaki ‘güvenli bölge’ uzlaşısını yazdı: