Dışişleri Bakanı Mevlüt Çavuşoğlu'ndan İncirlik yorumu: Gerekirse adım atarız..

Gizli bir anlaşma yapmaya gerek yok. Erdoğan da çok açık sözlü bir insandır, Trump da öyle. İkisi de birbirinin bu açık sözlülüğünden hoşlanıyor. İki açık sözlü liderin gizli bir anlaşma yapmasına gerek yok.

Dışişleri Bakanı Mevlüt Çavuşoğlu'ndan İncirlik yorumu: Gerekirse adım atarız..
Dışişleri Bakanı Mevlüt Çavuşoğlu'ndan İncirlik yorumu: Gerekirse adım atarız.. Zehra

Dışişleri Bakanı Mevlüt Çavuşoğlu, Türkiye'nin S-400 alımının ardından ABD'nin Türkiye'ye yönelik CAATSA yaptırımları uygulayacağı beklentisini değerlendirdi. ABD Başkanı Donald Trump'ın Türkiye'ye bir yaptırım istemediğini söyleyen Çavuşoğlu,  "ABD'nin içinden farklı sesler geliyor" ifadelerini kullandı. İncirlik üssünün kapatılmasına ilişkin soruyu yanıtlayan Çavuşoğlu, "ABD'nin çok olumsuz bir adımı olursa bir yanıtımız olacaktır" dedi. 

ABD'nin Türkiye'yi F-35 programından çıkarmasının ardından Türk personelin projedeki bazı bölgelere girişinin engellendiğini söyleyen Çavuşoğlu, "Fakat projeden çıkarılma gibi bir adım yok, söylendiği gibi personelin Türkiye'ye dönüşü de yok" dedi. 

Dışişleri Bakanı Çavuşoğlu, TGRT Haber'de soruları yanıtladı. Çavuşoğlu'nun açıklamalarından başlıklar şöyle: 

"Trump, Türkiye'ye yaptırım istemiyor"

"ABD Başkanı Trump, Türkiye ve Cumhurbaşkanımız ile irtibatını yakın tutuyor. Dolayısıyla Türkiye'yi kaybetmek istemeyen bir Trump görüyoruz. ABD'nin içinden farklı sesler de geliyor. ABD'nin iddiası: F-35 ile S400 bir arada olamaz diyor. Biz bunun aksini söylüyoruz. Dolayısıyla ABD bu teklifimize yanaşmıyor. Trump, Türkiye'ye yaptırım uygulamak istemiyor. Biz Patriot başta olmak üzere gerekli savunma sistemlerini istedik. Bazı gerekçeleri bahane ederek bize bunları teslim etmediler. Biz de Rusya ile dolayısıyla S400 anlaşmasını imzaladık. Türkiye'nin savunma sisteminde bu lazımdı Trump bunu görüyor. Trump, CAATSA yaptırımlarını engelleyebilir."

"Hiç bir ortak Türkiye'nin F-35 programından çıkarılmasını desteklemiyor. Siyasi boyutu var, askeri boyutu var, teknoloji boyutu var bir de maliyeti var. Türkiye çıkartılırsa her bir F-35 7-8 milyon dolar daha fazla maliyetli olacak.  Şu anda personelimizin girişini engelleme gibi adımlar oldu fakat projeden çıkarılma gibi bir adım yok. Henüz Türkiye'ye dönüş yok"

"ABD-Türkiye arasında gizli anlaşmaya ihtiyaç yok"

"Gizli bir anlaşma yapmaya gerek yok. Erdoğan da çok açık sözlü bir insandır, Trump da öyle. İkisi de birbirinin bu açık sözlülüğünden hoşlanıyor. İki açık sözlü liderin gizli bir anlaşma yapmasına gerek yok. Tabii ki ilkeli davranıyoruz, tabi ki diklenmeden. İki ülke arasında var olan sorunların çözülmesi için diplomasinin çalışması lazım. Gizli anlaşmaya ihtiyaç yok."

Türkiye F-35 açığını nasıl giderecek?

 "Türkiye kendi savunma sanayisine çok önem veriyor. Şu an ihtiyacımızın yüzde 70'ini kendimiz karşılayabiliyoruz. Tamamını karşılamak için atılımlarımız var. Bunlardan biri kendi savaş uçaklarımızı üretmektir. Artık ihracata da başladık. F-16'larımız var. Ama yeni teknolojiler var, ihtiyaç da artıyor. Teknoloji değişiyor, F-35 de yeni teknolojiyle üretilen bir uçak. Bu projenin ortağı olarak yaklaşık 1.4 milyar dolar bir para ödedik. Ortağı olduğumuz ürünü almak hedefimiz. Diyelim ki her şey kötü gitti. O zaman nasıl S-400 ihtiyacımızı Rusya'yla karşıladıysak Türkiye başka kaynaklardan ihtiyacını gidermek ister ve kimse buna karışamaz. En kötü senaryoyu konuşuyoruz. Türkiye ihtiyacını tabii ki kendi ortağı projeden karşılamak ister fakat olmazsa başka seçenekleri değerlendirme hakkı vardır."

"Amerika'nın olumsuz adımı olursa vereceğimiz cevap vardır"

 "Vatandaşlarımız "Amerika bir taraftan YPG'ye silah veriyor, diğer taraftan FETÖ motifli davalar var, FETO halen Amerika'da yaşıyor" diyor, milletimiz diyor ki bu nasıl müttefik? Biz nihai noktada atılması gereken bir nokta olursa atarız o ayrı. Fakat şu anda biz süreci işletiyoruz. Bize yönelik Amerika'nın çok olumsuz adımları olursa bizim de vereceğimiz cevaplar olacaktır. Bu tercihimiz değil. Biz Amerika'yla ilişkilerimizi sağlıklı bir zeminde sürdürmek isteriz. Türkiye'ye hasımane tutum sergileyenlere boyun eğecek de değiliz."

"Dünya değişiyor, yeni açılımlarımız olacak"

"Türkiye'nin NATO'dan çıkarılması mümkün değil. Fakat bu eksen kayması eleştirilerine gülüyorum. AB ve NATO toplantılarında da oradaki arkadaşlarımızın yüzüne de söylüyoruz. Eksen kayması nedir? Türkiye'nin tek boyutlu bir politika mı izlemesi gerekiyor? Gelişimci ve insani dış politikamızla birlikte tüm dünyaya açılıyoruz. Ağustos'un başında Büyükelçiler Konferansı'nda yeni açılımlarımızı açıklayacağız. Dünya değişiyor. Dünyada ekonominin gücü kayıyor. Öncelikler ve farklılık arz ediyor. Dış politikanızı tarihimizden aldığımız köklü gelenekle yeniliklere adapte etmemiz gerekiyor. 

"Dış politika anlayışımız gereği tüm dünyaya açılırım, çıkarımız neredeyse oraya giderim, insani ihtiyaç nereyeyse oraya giderim. Eksen kayması sözleri manipülasyondur. Vizyonu olmayan siyasi partilerin tutumlarıdır."

"Yunanistan'la sorunları çözmeye hazırız" 

"Yunanistan'da yeni hükümet var. Kendisini yakından tanıyoruz. Dışişleri Bakanı da benim uzun yıllardır şahsi arkadaşım. Biz Yunanistan'la ilişkilerimizi daha da normalleştirmek isteriz. Anlaşmazlıkları bir paket halinde birlikte çözmek isteriz. Yunanlı mevkidaşlarımızın bu yöndeki açıklamalarını olumlu karşılıyoruz. Bizim kamuoyumuz atacağımız adımları destekliyor. Ama Yunanistan'da ciddi bir kamuoyu baskısı var. Doğu Akdeniz'deki sorunun çözümü için Yunanistan'la ikili düzeyde ve örgütler düzeyinde işbirliğine varız. Fakat Rum kesimi hiçbir şeyi Kıbrıs Türk Kesimiyle paylaşmak istemiyor. Burada AB'ye de aynı şeyi söyledik. Doğu Akdeniz'de gaz ve petrol rezervlerinin paylaşımı konusunda bir adım atacaksanız biz bunu destekleriz dedik. Sürekli esneklik gösterdik. Ortak şirket kurulabilir, komisyon kurulabilir yeter ki KKTC'nin buradaki hakları garanti altına alınsın. Biz Yunanistan'da tüm bu sorunları çözmeye hazırız. 

"İki sismik gemimiz iki tane de sondaj gemimiz bölgede. En son AB'nin sadece Rum kesimini tatmin etmek için adımları oldu. Rum kesimini ve Yunanistan'ı mutlu etmek için. O adımın hemen ardından dördüncü gemimizi gönderdik. Siz Türkiye'ye yönelik sembolik de olsa bir karar alırsanız biz burada varlığımızı devam ettiririz. Hiçbir değeri olmayan üç dört maddelik bir karar aldılar. Rum tarafının beklentileri çok yüksekti. AB'nin burada dürüst bir şekilde arabuluculuk yapması lazım. Daha sonra telefonla görüştüğümüz Almanya Dışişleri Bakanı'na Almanya gibi bir ülkenin insiyatif almasını destekleriz dedik. Dolayısıyla İsviçre Dışişleri Bakanı'da arabuluculuk yapabilecekleri söyledi. Yeter ki objektif olsunlar. Biz AB, BM üzerinden bu paylaşım konusunda atılacak adımları destekleriz. Tersine adım atılırsa varlığımızı daha da arttırırız. Bu bir tehdit de değil blöf de değil.  KKTC'nin de içinde olduğu Kıbrıs etrafındaki kaynakların hakça paylaşımı konusunda atılacak adımları destekleriz."

(Doğu Akdeniz'de doğalgaz bulundu iddiası) Sondaj çalışmalarımız devam ediyor. Henüz açıklanacak bir düzeyde değil. Rum kesimi uluslararası basının dikkatini çekmek için manipülatif haberler sızdırıyorlar. 

James Jeffrey Ankara'da

"Güvenli bölge gelişmelerinde son zamanlarda yavaşlama görüyoruz. Türkler İdlib'de oyalanıyor anlayışıyla bu görüşmeyi savsaklamanın olmayacağını Amerikalılara söylüyoruz. Münbiç yol haritasında hâlâ somut bir adım yok. Buradan YPG'lileri PKK'lıları çıkarıp Münbiçlilere teslim edecektik. Ne oldu? Sonuç yok. Güvenli bölge oluşmazsa ve buradan teröristler temizlenmezse biz burada bir harekat başlatırız. Askerlerimiz hazırlıklarını zaten yaptılar, Fırat'ın Doğusu için. Amerikalılar yine Jeffrey'i gönderdiler. Yeni önerilerimiz var dediler. Bugün toplantıda göreceğiz bizi tatmin edecek mi etmeyecek mi. Suriye'nin toprak bütünlüğü, Fırat Kalkanı ve Zeytin Dalı harekat bölgelerine bugüne kadar 300 binden fazla Suriyeli döndü. Bu hafta artık güvenli bölgenin oluşması konusu konuşulacak. Eğer buralardan netice çıkmazsa zaten hazırlıklarımız var. "

"İdlib'deki saldırıların durması gerekiyor. Doğrudur orada radikal gruplar var. O grupları Rusya ve rejim beraberinde getirdi bölgeye. Fakat özellikle Rusya'nın üslerine saldıracak mesafede değildir. Rusya'ya sorumluluk düşüyor çünkü Rusya ve İran rejimin garantörüdür. Rejimin saldırılarını durdurma sorumluluğu komşumuz Rusya'nındır."

t24

Sende Yorumla...
Kalan karakter sayısı : 500
İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR X
Serdar Duman Yazdı: Türkiye Sekülerleşiyor mu?
Serdar Duman Yazdı: Türkiye Sekülerleşiyor mu?
Gülbeyaz Karataş Soyalp Yazdı: Kudüs İzlenimleri...
Gülbeyaz Karataş Soyalp Yazdı: Kudüs İzlenimleri...