Uzmanlar: Türkiye, 15 Temmuz’la birlikte ABD’nin kendisini yıllardır kıskaca aldığı gerçeğiyle yüzleşti...

Türkiye, 15 Temmuz’la birlikte ABD’nin kendisini yıllardır kıskaca aldığı gerçeğiyle yüzleşti ve artık ABD’nin isteklerini değil kendi çıkarların ön plana alan bir Türkiye var.

Uzmanlar: Türkiye, 15 Temmuz’la birlikte ABD’nin kendisini yıllardır kıskaca aldığı gerçeğiyle yüzleşti...
Uzmanlar: Türkiye, 15 Temmuz’la birlikte ABD’nin kendisini yıllardır kıskaca aldığı gerçeğiyle yüzleşti... Zehra

15 Temmuz darbe girişiminden bu yana kötüye giden Türk-Amerikan ilişkilerini uzmanlar Sputnik’e değerlendirdi.

Buna göre, Türkiye, 15 Temmuz’la birlikte ABD’nin kendisini yıllardır kıskaca aldığı gerçeğiyle yüzleşti ve artık ABD’nin isteklerini değil kendi çıkarların ön plana alan bir Türkiye var. 

Fetullahçı Terör Örgütü (FETÖ) eliyle gerçekleştirilmeye çalışılan darbe girişiminin üzerinden 3 yıl geçti. 15 Temmuz 2016 tarihi, yalnızca 251 kişinin hayatını kaybetmesine yol açan bir darbe girişiminin değil, aynı zamanda Türkiye-ABD ilişkilerinin hızla bozulmasının da miladı oldu. Zira, üzerinden 3 yıl geçmesine rağmen, FETÖ Lideri Fetullah Gülen’in halen bulunduğu ABD’nin bu girişimde rolü olduğuna dair güçlü kanı silinmedi. Zira darbe girişimi esnasında Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanı olan İçişleri Bakanı Süleyman Soylu’nun "Darbenin arkasında Amerika Birleşik Devletleri var" ifadeleri de halen hafızalarda. 

FETÖ LİDERİNİ İADE ETMEYEN VE YPG’Yİ SİLAHLANDIRAN ABD 

Elbette, Türkiye- ABD ilişkilerindeki bozulmanın arkasındaki tek gerekçe Ankara’nın zikrettiği ve henüz giderilemeyen ‘ABD’nin darbeye müdahil olduğu’ şüphesi değil. Washington, kalkışmanın üzerinden 3 yıl geçmiş olmasına rağmen FETÖ Lideri Fetullah Gülen’i Türkiye’ye iade etme konusunda bir arpa boyu yol almış değil. Ayrıca Türk-Amerikan ilişkilerinin kötüye gittiği bir dönemde, ABD, Türkiye’nin “terör örgütü” olduğunu aktardığı ve PKK ile bağlantılı olduğuna işaret ettiği YPG’ye yönelik silah desteğinde de hız kesmedi. Bugün gelinen noktada ise ABD, Türkiye’nin güvenlik endişelerini dikkate almak bir yana, ülkenin güvenliği için satın ve teslim aldığı S-400 hava savunma sisteminden dolayı Türkiye’yi yaptırımlarla hedef almaya hazırlanıyor. 

‘ABD TERÖRE VERDİĞİ DESTEĞİ KESMEDEN İLİŞKİLER DÜZELİR Mİ?’

Bütün bu tablo göz önünde bulundurulduğunda, “Türk-Amerikan ilişkileri, ABD Türkiye’nin “terör örgütü” olarak tanıdığı örgütlere yardımı kesmeden düzelir mi?” sorusunu gündeme getiriyor. Siyaset uzmanı Onur Erim ve gazeteci Ceyhun Bozkurt hem Sputnik’in söz konusunu sorusuna yanıt aradı hem de Türk-Amerikan ilişkilerinin 3 yılını değerlendirdi. 15 Temmuz darbe girişimi, bugün çözümsüzlük noktasına gelen Türkiye-ABD ilişkilerinin düğüm olmasına önemli bir kilometre taşı olarak görülebilir mi? Gazeteci Ceyhun Bozkurt’un bu soruya yanıtı söyle oldu:

‘15 TEMMUZ’LA BİRLİKTE TÜRKİYE, ABD’NİN ÜLKENİN BAĞIMSIZLIĞINI ON YILLAR BOYUNCA HEDEF ALDIĞI GERÇEĞİYLE YÜZLEŞTİ’

“Aslında Türkiye-ABD ilişkileri 15 Temmuz’da düğüm olmamış, tam tersine Türkiye 1990’lı yıllardan, hatta daha geriye götürürsek Atatürk’ün ölümünden kilit olan ABD ve 1952 sonrası NATO ilişkilerimizdeki aleyhimize olan düğümü çözmüştür. Çünkü Türkiye ile ABD ilişkilerinin düğüm olması süreci o dönemlerde başlamıştır. Birileri bize düğüm atmış ve bağımsız manevra yapma kabiliyetimizi sınırlamıştır. Soğuk Savaş bittikten sonra da bu düğümü başta PKK olmak üzere terör örgütleri üzerinden sıkmaya çalışmışlardır. Türkiye sözünü ettiğim dönemlerde ne zaman kafayı kaldırmaya kalksa darbeler, terör saldırıları, kumpaslar, ekonomik operasyonlar vs. ile sürekli hizaya sokulmuştur. Direndiği dönemler olmuştur. O direnişlerin bedeli de sert olmuştur. Çünkü bu süreçte kılcal damarlarımıza kadar sızdırdıkları unsurları eliyle içeriden vurmuşlardır. 15 Temmuz bizim bu gerçekle en çarpıcı yüzleştiğimiz dönemlerden biridir. Yani düğüm çözülmüş, Türkiye gerçeklerle yüzleşmiştir. 15 Temmuz sayesinde FETÖ dahil gladyo unsurlarıyla, terör örgütleriyle sert mücadele etmeye başlamış, bölge merkezli bir dış politikaya yönelmiştir. Fırat Kalkanı, Zeytin Dalı, Pençe harekatlarını yapmış, Astana birlikteliğini oluşturmuş, S-400 kararı vermiş, Mustafa Kemal’in tabiriyle dahili bedhahlarla da mücadeleyi yoğunlaştırmıştır.”

‘TÜRKİYE, KENDİSİNE SALDIRAN ABD’YLE 15 TEMMUZ ÖNCESİ İLİŞKİLERİNE DÖNMEMELİ’

Türk-Amerikan ilişkilerinin 15 Temmuz öncesine dönmemesi gerektiğine işaret Bozkurt “Türk-Amerikan ilişkileri eski haline döner mi?” sorusuna ise “Eski halinden kasıt, az önce aktardığım gibi Türkiye’nin kıskaca alınmasıysa dönmemeli. Ancak eğer bağımsız iki devletin, NATO dahil tüm alanlarda eşit ilişkisine dönmesi kastediliyorsa, yakın zamanda bu pek mümkün görünmüyor. Bunun sorumlusu Türkiye değil, ABD’yi yöneten ekip. Çünkü onlar ve içimizdeki uzantıları halen Türkiye’nin terörle mücadelesini, bölge ülkeleri ile iletişimin geliştirilmesini engellemeye çalışıyorlar. Yani hem asaleten hem de vekaleten Türkiye’ye saldırmaya devam ediyorlar. Gerçekleri gören bir Türkiye, eski ilişkiye dönmez. Devlet, tam tersine yeni bir sayfa açmaya çalışıyor. Bu da kolay değil. 70-80 yıllık bağımlılık ilişkisini yıkıp yenisini kurmak, bu süreçte geliştirilen gladyo unsurlarını temizlemek bir anda mümkün görünmüyor” diye yanıt verdi. 

‘TÜRKİYE, ABD’NİN HER DEDİĞİNİ YAPAN POLİTİKADAN UZAKLAŞIP KENDİ ÇIKARLARINI ÖN PLANA KOYMAYA BAŞLADI’

Türk-Amerikan ilişkilerinin akıbetini Sputnik’e değerlendiren bir diğer isim ise siyaset uzmanı Onur Erim oldu. Erim, “Türk-Amerikan ilişkilerinin geçmişi nerdeyse ABD’nin geçmişi kadar eski Bu süre zarfında acı, tatlı birçok olay yaşanmıştır bundan sonrada muhtemelen yaşanacaktır” dedi ve şöyle devam etti: 

“ABD’nin PKK uzantısı YPG ye silah vermesi ve muhatap alması ve bu tutumunu devam ettirmesi tabii ki ilişkileri geriyor ve Türkiye tarafından haklı olarak ABD’nin müttefikliği sorgulanıyor. Ve ABD bu yanlış tutumunu değiştirmediği sürece de bu çok ciddi sıkıntı olmaya devam edecek. Ancak burada esas dikkat edilmesi gereken nokta şudur, Türkiye, Cumhuriyet tarihinde uzun zamandır iki şeyi başarmaya başladı. Birincisi, Türkiye, ABD’nin her dediğini yapan bir dış politikadan çok kendi çıkarlarını ön plana koymaya başladı. İkincisiyse, ABD başta olmak üzere dış politikasında ciddi anlaşmazlıklar yaşadığı ülkelerle bile iletişim kanallarını açık tutmayı ve anlaştığı konularda çalışmaya başladı.”

Sende Yorumla...
Kalan karakter sayısı : 500
İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR X
Serdar Duman, Türkiye ve ABD arasındaki ‘güvenli bölge’ uzlaşısını yazdı:
Serdar Duman, Türkiye ve ABD arasındaki ‘güvenli bölge’ uzlaşısını yazdı:
İran İslam Devrimi Rehberi Seyyid Ali Hamanei'den 2019 Yılı Hacc Mesajı
İran İslam Devrimi Rehberi Seyyid Ali Hamanei'den 2019 Yılı Hacc Mesajı