Srebrenica Soykırımı’nın 24. sene-i devriyesinde: Bosna’da sessiz soykırım devam ediyor...

Srebrenica Soykırımı’nın 24. sene-i devriyesinde: Bosna’da sessiz soykırım devam ediyor...

Bosna Sancak Akademik Kültür ve Tarih Vakfı Yönetim Kurulu Başkanı Prof.Dr.Adem Fazlıoğlu, Srebrenica Soykırımı’nın 24. sene-i devriyesinde Millî Gazete’ye konuştu.

Srebrenica Soykırımı’nın 24. sene-i devriyesinde: Bosna’da sessiz soykırım devam ediyor...
Srebrenica Soykırımı’nın 24. sene-i devriyesinde: Bosna’da sessiz soykırım devam ediyor... Zehra

Yugoslavya’nın dağılmasından sonra Balkan coğrafyasında ‘Büyük Sırbistan’ hayalleri kuran ırkçı Sırbistan hükümeti 1992 yılında Bosna Hersek topraklarını işgal etti. Sırp işgaline direnen Bosna Hersek halkı, dini ve milli kimliklerini korumak için Cumhurbaşkanı Aliya İzzetbegoviç önderliğinde bağımsızlık mücadelesi başlattı. 3 yıl boyunca tüm acımasızlığıyla süren Sırp işgalinde Bosna halkı çok büyük zulümlere maruz kaldı. Takvimler 11 Temmuz 1995 tarihini gösterdiğinde Bosna Hersek toprakları İkinci Dünya Savaşı’ndan sonra Avrupa’nın gördüğü en büyük katliama şahit oldu. Bosna Hersek’in doğusunda Sırbistan sınırındaki Srebrenica kasabası Birleşmiş Milletler tarafından sözde güvenli bölge ilan edilmesine rağmen Sırp işgalcilerin istilasına uğradı. Srebrenica’yı korumakla görevli Hollanda askerlerinin onbinlerce Bosnalı Müslümanı Sırplara teslim etmesi, büyük vahşetin kapısını açtı. Sırpların saldırısı sonucu 11-12 Temmuz’da  8372 Boşnak katledildi. Sırpların büyük bir keyifle gerçekleştirdiği, Avrupa’nın izlemekle yetindiği, İslâm ülkelerinin ise hiçbir etki gösteremediği Srebrenica Soykırımı’nın üzerinden tam 24 sene geçti. Acıları hâlâ tazeliğini koruyan, her yıl naaşları yeni bulunan soykırım kurbanlarının toprağa verildiği  Srebrenica’yı Bosna Sancak Akademik Kültür ve Tarih Vakfı Yönetim Kurulu Başkanı Prof.Dr.Adem Fazlıoğlu ile konuştuk.  

- Efendim her yıl 11 Temmuz’da Srebrenica’nın acısı yeniden hatırlanıyor. 8372 Boşnağın Sırp caniler tarafından vahşice katledildiği Srebrenica’da genel olarak ne oldu, Srebrenica’yı sizden dinleyebilir miyiz?
- Srebrenica, 1993 yılında Birleşmiş Milletler tarafından 6 güvenli bölgeden biri olarak ilan edildi.  Sözde Hollanda askerleri tarafından korunuyor olmasına rağmen Sırplar tarafından kuşatıldı ve burada en az 8372 kişi vahşi bir şekilde katledildi. Geri dönüp baktığımızda bütün bunların anlık gelişen bir şey değil planlı bir katliam olduğunu görüyoruz. Yani toplu mezarların kazılması, kamyonların getirilmesi, kurbanların ayakkabılarının çıkartılması, kimliklerinin alınması, şoförlerin konuşmasınlar diye cinayetle tehdit edilmesi gibi. O gün Srebrenica’ya 25 bin kişi geldi. Hollanda kampına 6 bin kişi sığındı. Kampın dışında 19 bin kişi kaldı. Onun dışında 12- 15 bin kişi de Sırplar tarafından öldürüleceklerini düşünerek Tuzla’ya doğru yola çıktı. Ama bunların üçte ikisi yolda öldürüldü. Bu yola o günlerde Ölüm Yolu deniliyordu. 8-11 Temmuz tarihlerinde bu yolda Barış Yolu yürüyüşü yapılıyor. Her yıl Türkiye’den bu yürüyüşe çok sayıda kişi katılıyor. Bizim bildiğimiz 150 kişi katıldı bu sene.

- Srebrenica’nın mahkeme sürecinde neler yaşandı, katillerin cezalandırılması adına neler yapıldı ya da yapılmadı?
- Eski Yugoslavya Uluslarası Ceza Mahkemesi tarafından Srebrenica’da soykırım yapıldığına karar verildi. Bosna Hersek, Uluslararası Adalet Divanı’na dava açtı ve Sırbistan Karadağ’ın bu soykırımdan sorumlu olduğu söyledi. 2007’de Uluslararası Adalet Divanı evet soykırım var ama Sırbistan ve Karadağ bu soykırımı gerçekleştirmedi şeklinde karar verdi, sadece katliam önlenebilirdi ve savaş suçlularını sakladıkları gerekçeleriyle cezalandırdı. Ve yine herhangi bir tazminata hükmetmedi. Uluslararası Adalet Divanı adına yakışmayacak şekilde adaletsiz bir karar verdi. Kendi kuruluş yasasına göre eğer yeni deliller bulunursa 10 yıl içinde davayı yeniden revize edebiliyorsunuz. Nitekim 2017 yılında Bosna Hersek bulduğu yeni delilleri mahkemeye sundu, ama UAD başvuruyu usulüne uygun bulmadığı gerekçesiyle kabul etmedi ve böylece adaleti uygulama imkanını tekrar kaçırmış oldu.  

 SREBRENİCA’NIN ARKASINDA SIRP IRKÇILARIN 500 YILLIK OSMANLI NEFRETİ YATIYORDU
- Bosna-Hersek halkıyla konuştuğumuz zaman bunca zulme uğramalarına rağmen asla bir intikam hissi içinde olmadıklarını gözlemliyoruz. Kalben ‘Zulme uğradık ama zalimleri Allah’a havale ediyoruz’ edası içindeler. Boşnakların bu asil  tavrını nasıl değerlendiriyorsunuz?
- Boşnaklar Avrupa’nın en barışçıl insanları. İnsan en çok da ona üzülüyor. Savaş öncesinde ve sonrasında Sırplara karşı bir terör eylemi, baskın gibi bir dertleri asla olmadı. Boşnaklar asla Sırplarla aralarında bir savaş çıkabileceğine ihtimal vermeyen bir halktı. Aliya İzzetbegoviç’in dediği gibi “Savaşla ilgili her şeyi düşündüm, ama bu yüzyılda Avrupa’nın ortasında bir soykırım yapılabileceğine asla ihtimal vermezdim”. Avrupa’nın en eski halklarından biri olarak Bosnalılar asla bir intikam peşinde olmadılar. Sırp General Radko Mladiç 11 Temmuz 1995’te saat 4’te “Sırp Srebrenica’sındayız Osmanlı’ya karşı verdiğimiz ilk isyandan bu yana nihayet Türklerden intikamımızı alıyoruz”. dedi. Boşnaklardan intikam alıyoruz demedi. Türklerden intikam alıyoruz dedi. Yani Sırp milliyetçilerin Osmanlı’ya karşı 500 yıldır süren nefretleri hiç bitmedi. Türkiye’den intikam almaları çok zor olduğu için Türklerle eş değer gördükleri Boşnaklara katliam yaptılar.

SREBRENİCA YARGILAMALARINDAKİ ADALETSİZLİKLER SİLSİLESİ
- Uluslarası yargılamalarda Bosna-Hersek halkının aleyhine ciddi haksızlıklar yapıldığını duyuyoruz. Nedir bu adaletsizlikler, bu konuda neler söylemek istersiniz?
- Açık şiddetin yokluğu negatif barıştır adaletin varlığı ise pozitif barıştır. Şu an Bosna’da hala pozitif barış yani adalet sağlanamadı. Srebrenica Katliamı, oluş şekli zamanı ve yeri nedeniyle dünya tarihinin en karanlık sayfalarından biridir. Ama en büyük toplu mezar Bosna’nın kuzeybatısında Prijedor’da 1464, en büyük ikinci toplu mezar Srebrenica’ya komşu Zvornik’te 1179 kurbanın cenaze kalıntıları var. Dünyanın en uzun şehir kuşatmasını yaşayan Saraybosna’da şehit olanların sayısı ise 18.889. Tüm Bosna’da soykırım yapılmış olmasına rağmen Uluslararası Adalet Divanı, Eski Yugoslavya Uluslararası Ceza Mahkemesi yalnızca mikro bir bölgede Srebrenica’da soykırım kararı vermiştir. Birinci adaletsizlik budur. Boşnak Soykırımı yerine Srebrenica Soykırımı söylemi kullanılmaktadır. İkinci adaletsizlik de budur. Soykırım, Sırbistan Karadağ ve Bosna Sırp Cumhuriyeti tarafından yapılmış olmasına rağmen Uluslararası Adalet Divanı, Sırbistan ve Karadağ’ı aklamıştır. Üçüncü adaletsizlik budur. Eski Yugoslavya Uluslararası Ceza Mahkemesi Bosnalı Sırpların eski askeri lideri Radovan Karadzic’e 40 yıl, genelkurmay başkanı Radko Mladiç’e ömür boyu hapis cezası verdi, ama Bosna Sırp Cumhuriyeti’ni cezalandırmadı. Dördüncü adaletsizlik budur. Dayton Barış Anlaşması ile tarihte olamayan bir oluşum olan Bosna Sırp Cumhuriyeti reşmileştirildi ve katiller adeta ödüllendirildi. Beşinci adaletsizlikte de budur.

ALİYA’NIN BOSNA MÜCADELESİNE KATKISI TARTIŞILMAZ
- Aliya İzzetbegoviç savaş zamanında Bosna Hersek Müslümanlarının var olma mücadelesine liderlik yaptı. Sadece savaşmakla kalmadı savaş sonrasında da Bosna Hersek’in inşasına fikirleriyle katkı sağladı. Efendim Aliya’nın Bosna mücadelesindeki gayretlerini anlatabilir misiniz?
- Aliya İzzetbegoviç, İkinci Dünya Savaşı yıllarında Genç Müslümanlar örgütünü kurdu. Yugoslavya dağıldığında da en örgütlü ekip bu ekipti. 1980’de Tito öldü ve 1989’da Yugoslavya dağıldığında Aliya’nın liderliğindeki bu örgüt Müslümanların bir ulus olarak ayakta kalmaları için çalıştı. Bunu da başardılar. Geçiş dönemlerinde soykırımlar yaşandığı bir dönemde örgütlü, ayakta ve bilge bir lidere ihtiyacınız var, eğer böyle bir lideriniz yoksa ayakta kalmak çok zor olurdu. Bu süreçte Aliya’nın katkısı tartışılmaz. Boşnak toplumuna ayakta kalmaları için önderlik yaptı, hedeflerini çizdi, bundan sonrasını da Boşnaklar kendisi yapacak.

ASIL TEHLİKE NEFRETLE YETİŞEN YENİ BİR SIRP NESLİ GELİYOR
- Srebrenica özelinde tüm Boşnak katliamlarında adaletin tam olarak sağlanması için neler yapılmalı?
- Adaletin sağlanması için katedilmesi gereken bazı aşamalar var. Bunlardan ilki yüzleşme aşaması; yani Sırpların olup biteni adil bir biçimde tanıması, tanımlaması. Bu Boşnakların en temel hakkıdır. Haktan da öte esasen bir varoluş biçimidir. Çünkü bu tanıma olmadan iki şey yapılamaz birincisi yas tutulamaz, ikincisi de adalet duygusu tatmin edilemez. İkincisi özür dilenmesi aşaması; en yetkili Sırp resmi mercinin ağzından işlenen suçlar için Boşnak mağdurlar ve yakınlarından açıkça samimi bir özür dilenmesi ve bağışlanma talep edilmelidir. Üçüncüsü tazminat aşaması; mağdurların maddi ve manevi kayıplarının karşılanması verilen zararın sorumluluğunun üstlenildiğini ve mağdurun travma öncesi eski haline dönmesinin önemsendiğini gösterir. Dördüncü olarak tamirat aşamasında ise; soykırıma katılan katillere kahraman gibi davranılmaktan vazgeçilmeli. Sokak ve caddelere isimleri verilmemeli. Soykırıma katılanlar devlet memuru olarak çalışmamalı, yargılanmalı ve hak ettikleri cezaları almalıdır. Mağdurları onurlandıran gelecek kuşakları uyaran anıt ve müzeler kurulmalıdır. Ders kitapları bu doğrultuda hazırlanmalıdır.

- Peki bunlardan hangileri yapıldı? Mevcut durum nedir?
- Hiçbiri yapılmadı. Mevcut durumda hakikatlar kabul edilmiyor özür ve tazminat yok. Soykırımı gerçekleştirenler kahraman ilan edildi. Sokak ve caddelere isimleri verildi. Soykırıma katılanlar halen devlet işlerinde çalışıyor cezalandırılmadı. Ders kitaplarında Sırpların soykırıma uğradığı anlatılıyor. Maalesef nefretle yetişen yeni bir nesil geliyor. Yani Bosna Hersek’te sessiz soykırım devam ediyor.

Sende Yorumla...
Kalan karakter sayısı : 500
İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR X
Atasoy Müftüoğlu Yazdı: Kuran’ı Kerim  muhafazakarların yoğun saldırılarına uğruyor.
Atasoy Müftüoğlu Yazdı: Kuran’ı Kerim muhafazakarların yoğun saldırılarına uğruyor.
Cevdet Işık yazdı: Silah Ve Zeytin Dalı, Ortadoğu’da Şiddetin Kökenleri
Cevdet Işık yazdı: Silah Ve Zeytin Dalı, Ortadoğu’da Şiddetin Kökenleri
pendik escort kartal escort pendik escort sex hikaye kurtkoy escort