Abdullah SevimYazdı: Her Şeyimiz Alemlerin Rabbinin İstediği Gibi Olmalı

Allah’ın kullarına bir ikramı, kullarını önemsediğinin bir kanıtı ve cennete ulaştıracak en büyük imtihanıdır dünya…

Abdullah SevimYazdı: Her Şeyimiz Alemlerin Rabbinin İstediği Gibi Olmalı
Abdullah SevimYazdı: Her Şeyimiz Alemlerin Rabbinin İstediği Gibi Olmalı Zehra

Allah’ın kullarına bir ikramı, kullarını önemsediğinin bir kanıtı ve cennete ulaştıracak en büyük imtihanıdır dünya…

İmtihan dünyasında Allah insanları birbirlerinin cenneti olabilecek önemde bir erkek ve dişi olarak yaratmış, onlar üzerinden İslam Toplumunun Anayasasını ortaya koymuştur.  İslam’da İbadi hayatta olduğu gibi, sosyal hayatta da yapılacaklarına ilişkin kural ve kaideler önemli yer tutar. Bu kural ve kaideler önemsenmemeye başlandığı anda İslam Toplumunun çöküşü başlamış demektir.

İslam Toplumunun merkezi unsuru ise ailedir. Biz bugün dilimiz döndüğünce aileye adım atmanın ilk yolu olan nişan ve merkezi olan evlilik akdinden bahsedeceğiz.

Öncelikle bilmeliyiz ki! Müslüman bir erkek ya da bayan, karşı cinsine karşı evlilik akdi olmadan atacağı her gayri ahlaki tutumun iffet dışı bir adım olacağını unutmamalıdır.

Kuran-ı Kerimde Rabbimiz Nur Suresi 30 ve 31. Ayetlerde Bismillah:

30. Mümin erkeklere söyle, gözlerini haramdan sakınsınlar ve iffetlerini korusunlar. Bu onlar için daha arındırıcıdır. Allah onların bütün yaptıklarından haberdardır.

31. Mümin kadınlara da söyle, gözlerini haramdan sakınsınlar ve iffetlerini korusunlar. Açıkta kalanlardan başka süslerini göstermesinler. Başörtülerini yakalarının üzerinden bağlasınlar. Kocaları, babaları, kocalarının babaları, kendi oğulları, kocalarının oğulları, erkek kardeşleri, erkek kardeşlerinin oğulları, kız kardeşlerinin oğulları, kadınları, hizmetlerinde bulunan köleleri ve câriyeleri, cinsel arzusu bulunmayan erkek hizmetçiler, kadınların cinselliklerinin farkında olmayan çocuklar dışında kimseye süslerini göstermesinler. Yürürken, gizledikleri süsleri bilinsin diye ayaklarını yere vurmasınlar. Ey müminler! Hepiniz Allah’a tövbe edin, umulur ki kurtuluşa erersiniz! Buyurarak, kadın ve erkeğin sosyal hayatta birbirlerine takınmaları gereken tutumların ana hatlarını çizer.

Erkeğin tesettürünün göz kapakları olduğunu ifade ederken, kadının tesettürünün sadece gözden ibaret olmadığını evi dışındaki ortamlarda tesettür ölçülerinde nelere dikkat edeceği, muhkem ölçülerle Rabbimiz tarafından ortaya konulur. Elbette erkeğinde giyimine yönelik ölçüler sünnet ile açığa çıkıyor. Lakin kadının dişilik vasfı söz konusu olunca kadınlar için dikkat etmesi gereken hususlar ayette en ince noktaya kadar açıklanıyor. Kadın için gözlerini korumanın yanı sıra gözlerden korunmasının da gerekliliği durumu, ayrıca vurgulanıyor.  Süslenme aracı olan taktığı takıların dahi kimler tarafından görüleceği, bunların dışında kimlerin göremeyeceği, ayakkabı sesini dahi duyurmasının yasaklandığı belirtiliyor. Hatta Rabbimiz, bunu Namaz gibi oruç gibi emrediyor. Yapılmasını kesinlik ifadesi ile yasaklıyor. Evlilik akdinin olmasının en önemli sebebi ise, gayri meşru haram olan şeylerin ortadan kalkması içindir. Yani kadın ve erkeğin aile hayatıyla kenetlenmesi ve ümmetin çoğalmasının yolunun açılmasıdır. Nitekim  Rasulullah Sallallahu aleyhi vessellem: “Evleniniz, çoğalınız. Nitekim ben sizin çokluğunuzla, diğer ümmetlere övüneceğim, buyurur.”

Değerli okurum gel gelelim bugüne, bir pencere açalım hayatımızın merkezine: Evlenmeyi bir kenara bırakmış, okulu bitirmeyi, işe başlamayı evlenmeye tercih etmiş bir nesil türedi. Gerçekten gözler korunsa harama meyledilmese sıkıntı yok gibi, lakin ne mümkün! Aslında bunları örtecek olan, ahlaksızlıkları giderecek olan aslında evlilik. Bugün küçücük kızlarımız dahi büyük fitnelerin ortasında bırakılmış. Kadın ve erkek ilişkilerini düzenleyen ayet ve hadisler yaşanmadığı için, ahlaksızlar yaşanır hale gelmiş. Rabbimiz zina yapmayın demiyor, zinaya yaklaşmayın buyuruyor. Güya kendilerine göre gayri İslami arkadaşlıklar, birbirlerini kardeş görmeler vs. ve ağır sonuçları. Oturduğumuz çevrede eşlerini çocuklarını terk etmiş nefislerinin esiri olmuş adam kılıklılar peydah oldu, hem de bunu bazı zaman İslam adına güya imam nikahı kıyarak yaptılar. İslam’ın sosyal hayatta kadın erkek ilişkilerini düzenleyen kural ve kaidelerini hiçe sayanlar. Evlenme zamanında İslam’ı nikah zamanı hatırlar hale geldi.

İnanın dostlar bayanlar elini uzatırlar bize, zannederler ki şafi olup abdestimiz bozulur diye tutmayız ellerini, bunu da dile getirirler ve bilmezler ki:

Taberânî ve Beyhakîden  rivâyet edilen Elbaninin Sahihu-l Camisinin 5045.sahih hadisinde: Habibimiz  Önderimiz  Rasulullah Sallallahu Aleyhi Vessellem bize:

"Sizden birinizin başına demirden bir iğne batırılması, kendisine helal olmayan (yabancı) bir kadına dokunmasından daha hayırlıdır." Buyurur ve biz bundan dolayı tutmayız ellerini.

Hiç kimse sakın: "Ben iyi niyetliyim ve kalbim temizdir" demesin. Zirâ en temiz kalpli ve en iffetli nefis sahibi olan Habibimiz Önderimiz Rasûlullah sallallahu aleyhi ve sellem idi. Kesinlikle O’nun eli hiçbir yabancı kadına dokunmamıştır. Hatta kadınlar kendisine beyat ederlerken dahi, erkeklerin ellerini tutarak yaptığı gibi onlarla beyat etmemiştir. O’nun kadınlarla beyatı, ancak sözden ibâret olmuştur. Şimdi sözlerinde İslamı konuşanlar sussun da Rasulullah’ın sünneti konuşsun.

Bugünkü gençler değil el tutma, her gün bir sevgili değiştirir hale geldi ve gram utanma duygusu kalmadı. Hatırlıyorum da biz hocalar bile çok değişti. Eskiden bayanların yüzüne bakarak konuşamaz idik. Evli olmamız, daha iffetli ve takva olmamızı engelleyici bir unsur değildir. Niyetler kötü olmasa dahi, İslam olmak işin en şereflisidir.

Arkadaş ve sevgili ortamlarına alışan nesil, nişanlılık dönemini evlilik gibi görmeye başladı. Gençler nişanlılık döneminde o kadar yakınlaştılar ki evlilik yaşar gibi bir duruma düştüler. Gizli, saklı evlililiklerine bırakacakları özelleri kalmadı. Halbuki iffet evlilikte dahi devam etmesi gereken bir halka idi. Bugünün gençleri bu halkayı çıkardı. Nişanlılık sürecinde el ele tutuşup her şeyi, en mahrem şeyleri dahi konuşur oldu. Hey Hat! Yanıyoruz daha dünyada iken, haberimiz mi yok ne?

Haram olan anlar normal hale geldi. Bir kısmı ise Haramı örtmek için imam nikahı kıydı. Unuttukları bir şey vardı, nişan makul konuşmalar ve aileler arası gidiş geliş ile birbirlerini tanıma evresiydi. Lakin nişan dönemine evlilik nazarı yüklendi. Sonra imam nikahını es geçip ayrılmalar. Halbuki bu boşanma ile eşdeğerdi. Gizlice es geçiliyor, hesaplar daha misliyle ahirete bırakılıyordu.

Sonra gel gelelim mal eşya gram altın furyasına: En iyi mobilyalar alınmalı, en güzel yatak odası, oturma odası takımları seçilmeliydi. Ama unuttukları bir hakikat vardı. En mutlusunun dahi borçlar ödemeler yüzünden yaşadığı onca tartışma ve huzursuzluk… Peki bunların hesabını kim yüklenecekti. Herkes bir şekilde geri çekilmiş. Genç adamlar ve genç bayanlar kapitalist düzende yok edilmiş, boşanma haberi ebebeynlerin evine çoktan ulaşmıştı.

Bu anlar yaşanırken bir de düğünlerin Allahın men ettiği şekillerde yapılması durumu vardı. En iyi gelinlik, en iyi düğün salonu tutulur, en yüksek ücretler ödenir. Sonra işin en fecisi bir defa evleniyoruz, evleniyorsunuz diyerek. Kadın ve erkeğin göstere göstere bir arada oynadığı haramların, bakış ve iffetsizliklerin ayyuka çıktığı düğün şekilleri. Eğlenme elbette İslam’da da olması gereken bir durum. Düğün elbette iyi bir şey, lakin Allah’ın emrettiği hudutları çiğnemeden.

İbnu Ömer radıyallahu anhüma anlatıyor: "Resûlullah aleyhissalâtu vesselâm buyurdular ki:

"Üç kişi vardır, Kıyamet günü Allah onlara nazar etmez: Anne ve babasının hukukuna riayet etmeyen kimse, erkekleşen kadın ve deyyûs kimse." (Nesâî, Zekat 69, (5, 81)

Deyyus kıskanmayandır. Eşini, kız kardeşini ve elinin altındakileri diğer erkeklere karşı korumayandır.

Komşuları bir erkeğe haydi eşin, kız kardeşin karşımızda oynasın dese olay olur, ama düğünde olduğu zaman caiz mi oluyor? Rabbim bizi Rab ismiyle terbiye etsin.

İbnu Mektum a-ma olan (gözleri görmeyen) sahabi Rasullah’ın evine geldiğinde, Rasulullah eşi Hazreti Aişe annemizi uyarıyor tesettürüne dikkat etmesini söylüyor. Hazreti Aişe Annemiz: Ama o görmüyor Ya Rasullullah diyor. Peygamber Efendimiz ise: Sen de mi görmüyorsun Ya Aişe buyuruyor.

Kör bile olsa iffet.

Ve düğünlerinin kadın erkek karışık oyunlu çalgılı yapılmasını kendine dert etmeyen Namazlı Yiğitler ne oldu size!

Rasullullah’ın hadisleri, O size başkalarından daha mı kıymetsiz!

Siz haramlarla doldurulmuş bu düğünlerle kurulacak yuvadan hayırlı nesiller mi bekliyorsunuz?

Girmediğim, ama namaz kılmak için mescidine çıktığım bir düğünden ibretlik bir hadise sunmak istiyorum size: Akşam vakti herkes akın akın mescide namaza geliyor. Erkekler kadınlar yarışıyor sanki namaz kılmak için. Hemen yan oda da ise, namazlarını kılmayıp es geçip giyindiği elbiseleri, sürdüğü boyaları çeke çeke sosyal medyada paylaşanlar, oynamaya hazırlananlar… Ve namazlarını kıldıktan sonra o ortamda oturup eğlenceyi izleyenler. Ve o yuvalardan beklenen hayırlar, hayırlı nesiller…

Değerli Kardeşim Abim, Ablam! Vallahi yanlış yapıyoruz. Gelin zaten kullukta eksiğiz, zaten onca günahımız var. Bari alenen harama, haramların işlenmesine sebep olmayalım. Çünkü Rasulullah: “ Haya imandandır, buyuruyor. Yani hayasız iman olamaz diyor. Rabbimiz ise Ahzab Suresi 35. Ayeti Celile’de büyük bir mükafat ve müjdeden bahsediyor.

Müslüman erkekler, müslüman kadınlar; mümin erkekler, mümin kadınlar; ibadet ve itaat eden erkekler, ibadet ve itaat eden kadınlar; özü sözü doğru erkekler, özü sözü doğru kadınlar; sabreden erkekler, sabreden kadınlar; gönlünü ibadete vermiş erkekler, gönlünü ibadete vermiş kadınlar; (Allah için) yardım yapan erkekler, yardım yapan kadınlar; oruç tutan erkekler, oruç tutan kadınlar; iffetlerini koruyan erkekler, iffetlerini koruyan kadınlar; Allah’ı çokça anan erkekler, çokça anan kadınlar; işte bunlar için Allah büyük bir ödül hazırlamıştır.

Yerseler de kötü görseler de, bağnaz bu, bu kadar da olur mu deseler de…

Selam olsun Rabbinin emirlerine teslim olanlara…

O’nun ve Rasulünün rızasını her şeyin üzerinde tutanlara…

Sende Yorumla...
Kalan karakter sayısı : 500
İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR X
İmam Musa Sadr’ın Mübarek Ramazan Ayı  Mesajı Yıl 1971...
İmam Musa Sadr’ın Mübarek Ramazan Ayı Mesajı Yıl 1971...
Serdar Duman Yazdı: Gün, Amerika’ya karşı bağımsızlık için direnme günüdür.
Serdar Duman Yazdı: Gün, Amerika’ya karşı bağımsızlık için direnme günüdür.