Umran Hareketi: Yüzyılın Anlaşması'na karşı direniş başlatılmalı, Türkiye de buna destek vermelidir!

Yapılan basın açıklamasında tüm direniş hareketlerinin birleşmesi gerektiği ve Türkiye'nin başta olmak üzere bütün İslam ülkelerinin bu birliği arkasında durmasının kaçınılmaz olduğu vurgulandı.

Umran Hareketi: Yüzyılın Anlaşması'na karşı direniş başlatılmalı, Türkiye de buna destek vermelidir!
Umran Hareketi: Yüzyılın Anlaşması'na karşı direniş başlatılmalı, Türkiye de buna destek vermelidir! Zehra

Umran Kültür ve Medeniyet Hareketi, ABD ve İsrail'in başını çektiği ve bazı Körfez ülkelerinin de desteklediği "Yüzyılın Anlaşması" adlı fesad projesiyle ilgili bir basın bildirisi yayımladı.

Bahsi geçen bildiri şu şekilde:

BM’de Dünyanın büyük bir kısmının karşı çıkmasına rağmen, Kudüs’ü İsrail’in başkenti ilan edip Büyükelçiliğini Telaviv’den Kudüs’e taşıyarak Filistin sorununu işin içinden çıkılmaz bir hale sokan ve “İsrail’in güvenliği her şeyden önemlidir.” diyen ABD Başkanı zalim Donald Trump, şimdi de “Yüzyılın Anlaşması” adı altında İsrail’in işgalini meşrulaştıran, Kudüs’ün ve Filistin Devletinin olmadığı bir planı devreye sokmaya hazırlanmaktadır.

Diktatör ABD Başkanı Donald Trump’ın danışmanı ve damadı Jared Kushner ile Ortadoğu Özel Temsilcisi Jason Greenblatt’ın birlikte hazırladığı ve Suudi Arabistan, Birleşik Arap Emirlikleri (BAE) ve Mısır tarafından desteklendiği iddia edilen ve medyaya sızdırılan bu plana göre;

- “Kudüs’ün tamamı İsrail’e bırakılacak ve İsrail tek devlet olarak kabul edilecek (Kushner, “Eğer iki devletli çözümden biri İsrail diğeri de Filistin’i anlıyorsanız... Hayır, öyle bir şey demedik.”),

- Filistin taraf olmaktan çıkartılacak (Jason Greenblatt’ın Kudüs’teki AB temsilcileriyle yaptığı görüşmede),

İşgal ettiği topraklar ve yeni yerleşim yerleri tamamen İsrail’e bırakılacak,

Batı Şeria’daki yasadışı Yahudi yerleşim birimlerine dokunulmayacak,

Golan Tepeleri İsrail toprağı olarak tanınacak,

6 milyon civarında Filistinli mültecinin topraklarına dönmesine izin verilmeyecek,

Gazze’de bir devlet(!) kurulacak ve bu devlet Mısır’a ait Sina topraklarının bir bölümünü kapsayacak,

Filistin tarafına maddi yardım yapılacak ve Filistin’in başkenti olarak da Batı Şeria’daki Dis kasabası önerilecek.”

Yüz yıl önce yarım bırakmak zorunda kaldıkları işi şimdi tamamlamaya çalışıyorlar.

Bu planla bir yüz yıl daha Müslümanları acıya mahkûm etmeye çalışıyorlar…

Haremlerimizin üçüncüsü, ilk kıblemiz Mescid-i Aksa’nın ve Kudüs’ün olmadığı, topraklarının tamamının işgal edildiği bir Filistin gerçekleştirmeye çalışıyorlar…

Hz. Ömerlerin, Selahattin-i Eyyübilerin, Kanunilerin, Abdulhamitlerin ve tüm Müslümanların yurdu, 21. Yüzyılın zalimleri tarafından resmen işgal edilmek isteniyor…

Öncelikle, Filistinlileri yok sayan böyle bir anlaşmanın tartışılmasının bile kabul edilebilir bir yanı olmadığını belirtmeliyiz.

İkinci olarak; ABD Kudüs’ü İsrail’in başkenti ilan etme kararını imzaladığı ve Büyükelçiliğini Telaviv’den Kudüs’e taşıdığı andan itibaren tarafsızlığını ve ara buluculuk özelliğini kaybetmiştir. Böyle bir anlaşmayı hazırlama, gündeme taşıma hakkı yoktur.

İnsanlığın barış ve güvenlik içinde yaşayabilmesi için Filistin’de adil bir çözümün bulunması gerekir. Bu konuda Türkiye sorumluluk almalı, Bölge ülkelerinin de içinde bulunacağı bir komisyon gerçekleştirilmelidir.

Bunun için Filistin Devleti Başkanı Mahmut Abbas ile FKÖ, Hamas, Hizbullah vb. ne kadar direniş örgütü varsa, ayrıca, bu anlaşmaya son derece tepkili olan Filistinli Hıristiyanları da içine alacak şekilde büyük bir direniş başlatılmalıdır. Başta Türkiye olmak üzere halkı Müslüman olan Bölge ülkeleri de maddi ve manevi olarak bu mücadelenin arkasında durmalıdırlar.

Yoksa tarihe karşı söyleyecekleri sözleri olmaz!

Başkenti Kudüs olan, 1967 öncesi topraklarında, İsrail’in saldırıları sonucu Filistin’i terk edip göç etmek mecburiyetinde kalan 6 milyona yakın mültecinin geri döndüğü, Bağımsız bir Filistin Devleti kurulmadıkça, öncelikle İsrail sonra da tüm dünya huzur bulmayacaktır.

Bunun dışında hiçbir plan kabul edilmemelidir.

Medyada çıkan haberlere göre kısmen ya da tamamen bu planın ve İsrail’in yanında yer aldığı ifade edilen Suud-i Arabistan, BAE, Bahreyn, Mısır gibi halkı Müslüman olan ülke yönetimlerinin akıllarını başlarına toplamaları ve bir kere daha düşünmeleri gerekir.

Yüz yıl önce, Şerif Hüseyin ve oğullarının ihanetlerini Müslümanlar unutmadığı gibi, bugün de onların torunlarının ihanetlerini unutmayacaktır.

Yüz yıl önce Şerif Hüseyin ve oğullarının akıbeti üzerine onların torunları iyi düşünmeli ve ona göre hareket etmelidirler.

Bu ihanetin bedeli çok ağır olur ve bu hesap bir gün bu yönetimlerden mutlaka sorulur.

Filistin Filistinlilerindir.

Filistin Müslümanlarındır öyle de kalacaktır.

İslamianaliz

Sende Yorumla...
Kalan karakter sayısı : 500
İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR X
Ak Parti’li başkan makam aracını sattı, parasını öğrencilere harcadı
Ak Parti’li başkan makam aracını sattı, parasını öğrencilere harcadı
Merve Aras Yazdı: Ben Bu Sefil Dünyada Acep Ne Arıyorum?
Merve Aras Yazdı: Ben Bu Sefil Dünyada Acep Ne Arıyorum?