istanbul escort

istanbul escort

kaçak iddaa kaçak bahis güvenilir bahis siteleri iddaa siteleri en iyi bahis siteleri illegal bahis en iyi canlı bahis siteleri casino siteleri canlı bahis siteleri ensobet üyelik bonus veren siteler

İmam Musa Sadr’ın Mübarek Ramazan Ayı Mesajı Yıl 1971...

İmam Cafer Sadık (a.s) şöyle buyurdu: “Acaba din, sevgiden başka bir şey midir?”

İmam Musa Sadr’ın Mübarek Ramazan Ayı  Mesajı Yıl 1971...
İmam Musa Sadr’ın Mübarek Ramazan Ayı  Mesajı Yıl 1971... Zehra

Ey Müminler!

Manevi geceleri, eğitici gündüzleri, ciddiyet ve nizamın kaynağı olan hoş kokulu hatıra ve ibretleriyle bir Mübarek Ramazan ayı yine geldi çattı. Yeniden oruç tutacağız ve geceleri ihya edeceğiz. Bu mübarek ayda ilahi şiarları daha çok dirilteceğiz. Ve sonunda mübarek bayramda sevinip bayramı kutlayacağız ve daha sonra normal yaşantımıza geri döneceğiz. Böylelikle yıllar geçecek ve hatıralarımıza bir yeni anı daha eklemiş olacağız.

Ama oruçların ruhsuz, şiarlarının iseeğlence haline dönüşüp Mübarek Ramazan ayının gerçek manasından uzaklaşmış olması kaygı vericidir. Dikkatle düşünecek olursak Mübarek Ramazan ayı ve orucu için geçerli olan sorun bütün ibadetler için de geçerlidir. Bu büyük felaket ve sorun bütün ibadetlerimizi, günlerimizi, mukaddes mekânlarımızı, dini şiarlarımızı ve tüm semavi öğretileri etkisi altına almıştır. Acaba insanın hidayetini sağlayan dinin kılavuzluk rolü sona mı ermiştir? Acaba merasimlere, hatıralara ve lükse mi dönüşmüştür? Yoksa esasen insan hayatını zorluklar çepeçevre sardığı zaman dini öğretiler insanı uyandırmak için mi gönderilmiştir? Acaba insan, şu anda birçok zorluğun üstesinden geldiğinden dolayı dinin rolünü bir kenara mı bırakmalıdır?

Ey Müminler!

Başkalarının bu soruyu bizden sormasından önce bizim kendimize bu zor soruyu sormamız daha iyi olacaktır. Ama gerçek olan şudur ki bu sorular ve cevaplar daha önce söz konusu olmuştur. Fakat acı ve korkutucu gerçeklerle yüzleşmemek için biz bunları görmezden geldik, gözlerimizi yumduk ve bu konu hakkında konuşmaktan yüz çevirdik.

Acaba gündüzlerimizde orucun etkisini görüyor muyuz? Namazlarımızda yükselişimizi hissedebiliyor muyuz? Acaba Ramazan ve Kurban bayramlarının gerçek manasını ve etkisini hissedebiliyor muyuz? Acaba şiarlar ve mukaddes mekanlar bizleri etkiliyor mu? Mescid-i Aksa ve Kıyamet Kilisesi’nde ümmetimiz için bilkuvve bilinen manaları idrak edebiliyor muyuz?  Bunlar bizim hayat sayfamızda görüp tecrübe ettiğimiz acı gerçeklerdir. Öyleyse yeniden bir defa daha, gerçekçi bir şekilde, bütün yönleriyle ve korkusuzca dini öğretilerimizi gözden geçirmeliyiz. Belki yeni bir yol kat eder ve bu yola yeni bir hayat kazandırırız. Tüm varlığımızla dine ve onun yüce öğretilerine gerçek manada sarılır böylelikle yüce ve eşsiz makamımızı bulabiliriz.  Bırakalım din, bizim tüm varlığımızı çepeçevre sarsın, çokluğumuza/kesretimize vahdet ve ayrılığımıza birlik ve beraberlik kazandırsın.

Ey Müminler!

Dinî düşünce ve dini öğretiler hayatımızın tüm boyutlarında; evimizde, çarşımızda, ofisimizde ve yaşamımızın tüm sahnesinde belirleyici olduğunda,ibadet mekânlarıyla kısıtlı dini duygularımızın hisarlarını yıktığımızda, bu duyguların hayatımızın tüm sahnesinde var olmasına olanak tanıdığımızda ve yaşantımıza dâhil ettiğimizde, böylelikle bütün irademiz onun eline geçtiğinde bu duygular aktifleşir ve bizleri doğru yola iletir, ona imkân verirsek ve dışlamazsak, rolünü etkisizleştirmezsek işte o zaman bu eşsiz hazinemizin etkisini hayatımızda görüp hissederiz ve nasıl bir medeniyeti inşa edeceğini anlayabiliriz.

Ey Müminler!

Mübarek Ramazan ayı orucu, bu Mübarek ayın öğretileri ve şiarları fiziksel aktivitedeğildir, akıl ve kalpten kaynaklanıp his kalıbında kendini gösteren amellerdir. İşte bundan dolayıdır ki akıl ve kalpten soyutlanırsa kuru, soluk, ruhsuz ve taklit benzeri amele dönüşür. Böyle bir amel etki etmediği gibi bizi oyalar da. Bizlerin yapması gereken şey ise bu yeni tecrübemizle, Mübarek Ramazan ayında ve tuttuğumuz oruçta aklımızı ve kalbimizi bedenimizle birlikte çalıştırmamızdır. Düşünmeliyiz, tefekkür etmeliyiz. Âşık olmalıyız. Dikkatli olmalıyız. Orucumuzu bu tefekkür ve bu aşkla birlikte tutmalıyız.

Allah Resulü (s.a.a) şöyle buyurmuştur:

“Bir saatlik tefekkür yetmiş yıllık ibadetten daha üstündür.” 

İmam Cafer Sadık (a.s) şöyle buyurdu:

“Acaba din, sevgiden başka bir şey midir?”

İşte böylesine dinamik bir oruç insanı ateşten korur.

İslam dininin rükünlerinden birisi de Allah’ın ev sahipliği, insana ikram edilmesi, insana değer verilmesi ve onun kıymetidir.  İşte bu şekilde olursa Mübarek Ramazan ayı, insanın değerli olması için gerekli ortamı yaratır. Öyle bir insan yaratır ki tarih yazan, Mekke’nin fatihi ve Bedir’in kahramanı olur.  Böylesine anlamlı bir Mübarek Ramazan ayı, birlik ve beraberlik, başkalarının derdine ortak olma, kinlerin unutulduğu ve safların birleştiği bir ay olur. Vahdet ayı, kalplerin vahdeti ve ümmetin yeniden diriliş ayı olur.

Mübarek Ramazan ayında böylesine oruçlu olmak, tarih ve ümmetin yeniden dirilişi için atılan ilk adımdır. Cihat için alıştırma ve savaş için hazırlıklı olmaktır. Allah’a dönüşün başlangıcıdır. Allah’ın Mukaddes topraklarına dönüştür. Kudüs’e doğru yürüyüştür. Bu Allah’ın vaadidir ve Allah vaadinden dönmez. Yüce Allah şöyle buyuruyor:

“Elbette ki Allah, kendisine (dinine) yardım edene mutlaka yardım eder. Hiç şüphesiz Allah, pek güçlüdür, pek izzetlidir.Onlar ki, eğer onlara yeryüzünde imkân ve kudret verirsek, namazı dosdoğru kılarlar, zekâtı verirler, iyiliğe emreder ve kötülükten alıkoyarlar. Tüm işlerin sonu/neticesi ancak Allah’ın elindedir.”Hac, 40-41

21 Ekim 1971

Sende Yorumla...
Kalan karakter sayısı : 500
İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR X
İmam Musa Sadr’ın Mübarek Ramazan Ayı  Mesajı Yıl 1971...
İmam Musa Sadr’ın Mübarek Ramazan Ayı Mesajı Yıl 1971...
Serdar Duman Yazdı: Gün, Amerika’ya karşı bağımsızlık için direnme günüdür.
Serdar Duman Yazdı: Gün, Amerika’ya karşı bağımsızlık için direnme günüdür.