Kuran’ı Anlamak ve Yaşamak için Bakara Suresi 51-53 Ayetler

51- Hani Musa ile kırk gece için sözleşmiştik. Ama sonra siz, onun arkasından buzağıyı (tanrı) edinmiş ve (böylece) zalimler olmuştunuz.

Kuran’ı Anlamak ve Yaşamak için Bakara Suresi 51-53 Ayetler
Kuran’ı Anlamak ve Yaşamak için Bakara Suresi 51-53 Ayetler Zehra

51- Hani Musa ile kırk gece için sözleşmiştik. Ama sonra siz, onun arkasından buzağıyı (tanrı) edinmiş ve (böylece) zalimler olmuştunuz.

Firavunun esaretinden Allah’ın ilahi yardımları kurtulan bu ilahi yardımlara yaşayarak şahit olan İsrailoğullarına düşen şükürle Allah’a kulluk yapmaları idi. Allah onlara yepyeni bir hayat ve nimetler sunuyordu.

İsrailoğulları Mısır'dan kaçıp Sina Yarımadasına girdiklerinde Allah, Hz. Musa'yı (a.s.) kendisine henüz esaretten kurtulan kavme rehberlik etmesi için emirler, tavsiyeler ve kanunlar vermek üzere kırk gün, kırk gece Tur'a davet etmişti. (Ayrıntılar için bkz. Çıkış, 24-31 bölümler.)

Allah Hz. Musa ile konuşacak, İsrailoğullarının hayatlarını tanzim edecek hükümlerin içinde yer aldığı levhaları verecekti.

Araf-148 Taha- 85 ayetlerde de geniş olarak anlatıldığı gibi İsrailoğulları gelecek vahyi bekleyip ilahi emere itaat edeceklerine Hz. Musa’nın yokluğunda bölgenin inanışı olan altından döktükleri bir buzağı heykeline tapmayı tercih ettiler.

Buzağıya tapma, Kenan, Mısır ve çevre bölgelerde çok yaygındı. İsrailoğulları, Hz. Yusuf'un (a.s.) ölümünden sonra Kıptîlere esir olunca, yöneticilerinden bu kötü geleneği öğrenmişlerdi.

Buzağıya tapma olayı Tevrat’tada ayrıntılı biçimde anlatılır..

Buzağı bildiğiniz gibi inek yavrusu demektir. Peki neden inek yavrusu. Çünkü kendilerini soy kırıma uğratan ve köle eden Mısırlılar, mısır yerlileri ve mısır firavunun tanrıları arasında Kotor tanrısı diye bir tanrı var bu sahte tanrı, bir inek.

Kahire’de eski mısır meclis binası var. O eski mısır meclis binası şu anda eski mısır medeniyetleri müzesi olarak kullanılıyor. O müzede altından inek heykelleri var firavun dönemine ait. Bu heykellerden bazılarının önünde firavun oturmuş tanrısına tazimde bulunuyor.

İnek, Firavun ve Mısır toplumun tanrısı. Yani düşmanlarının putuna tapacak kadar ihanet içine giriyor İsrail oğulları. Düşmanlarını taklit etme bataklığına saplanıyor.

Mısır’dan vakıf oldukları bu buzağı putuna tapma işini Sina yarım adasında da gördüler. O puta tapanları görünce çok beğenmişler herhalde, Mısır’da burada da Buzağı heykeline tapıldığına göre bu din doğrudur demişler, Hz. Musa İle yaşadıkları onca ilahi yardımı unutmuşlar buzağıyı tanrı edinmişler.

İçlerinden bir sanatkar, Samiri. Samiri adını diğer surelerden öğreniyoruz.

Samiri, Firavundan kaçırdıkları Altın gümüş takıları topluyor, ve bu altınları eritiyor, işte onlarla o firavun ve hanedanının taptığı Kotor putunu yapıyor. İnek yavrusu şeklinde bir heykel dikiyor. Buna saygı duruşunda bulunuyorlar, tazim ediyorlar bu heykele tapıyorlar.

Buzağı heykelinin altından yapılması onların bir anlamada altına ve gümüşe taptıklarına işarettir.

Yani bir anlamda dünyaya taptılar, dünyevileştiler.

İnek yavrusu putu bir semboldü. Onlar bu sembolün şahsında dünyaya taptılar. Altına taptılar, paraya taptılar, mala taptılar.

Ey Ümmeti Muhammed, sizde ümmeti Musa gibi Rabbinizin bu büyük nimeti olan Kuran mesajını bir kenara bırakır, peygamberinizden yüz çevirirseniz, Dünyevileşirseniz, işte geleceğiniz nokta, onların varacağı noktadır. Vardığı noktadır. Akıbet bu kadar kötü olacaktır.

Bu ayetin ve bu kıssanın asıl mesajı da bu olsa gerek diye düşünüyorum.

52- Bundan sonra belki şükredersiniz diye sizi bağışladık.

Allah İsrailoğullarının bu açık günahlarına isyanlarına rağmen onları af ediyor. Muhtemeldir ki.. İsrailoğullarına Hz. Musa dönünce onun çabaları ile hatalarını anladılar Allah’ta onları bağışladı.  

53- Ve (yine) hidayete erersiniz diye Musa'ya Kitabı ve Furkanı verdik.

Mi'yar" (kriter) ile hemen hemen eş anlamlı olan "Furkan" hak ve bâtılı birbirinden ayırmaya yarayan bir ölçü anlamına gelir.

Furkan, Kuran da üç kitap içinde kullanılır. Hem Kuran, hem Tevrat, hem İncil için. Bu ayette Furkan Tevrat için kullanılmaktadır.

Furkan hakkı batıldan ayıran manasına gelir. Hakkı batıldan ayıran kimseye veya ayırma işine Furkan denilir. Bu Furkan vasfı kitabın özelinin değildir, yani Kuran’ın lafzının özelliği değildir. Furkan vasfı vahyin özelliğidir. Vahyin manasının özelliğidir lafzının değil. Onun için Vahye ait bütün kitaplar Furkan dır.

Furkan başka ayetlerde Kitabın yanında verilen hikmet ve Furkan’dan bahsedilir. Kitabın yanında verilen Furkan Muhammed Abduh’a göre Akıldır. İslam bilginlerinin önemli bir kısmı Kitabın yanında verilen Furkan’ın Kuran’ın tefsiri olan sünnet olduğunu söylemişlerdir. 

 

Sende Yorumla...
Kalan karakter sayısı : 500
İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR X
Serdar Duman Yazdı: Türkiye Sekülerleşiyor mu?
Serdar Duman Yazdı: Türkiye Sekülerleşiyor mu?
Gülbeyaz Karataş Soyalp Yazdı: Kudüs İzlenimleri...
Gülbeyaz Karataş Soyalp Yazdı: Kudüs İzlenimleri...