istanbul escort

istanbul escort

kaçak iddaa kaçak bahis güvenilir bahis siteleri iddaa siteleri en iyi bahis siteleri illegal bahis en iyi canlı bahis siteleri casino siteleri canlı bahis siteleri ensobet üyelik bonus veren siteler

Derya Kılıçlar, Şehit Cevdet Kılıçlar'ı anlattı: Mavi Marmara onun düşlerinin bir parçasıydı..

Tarihin en insani eylemlerinden biriydi Mavi Marmara. Yokluğa, yoksulluğa mahkum edilen masum ve mazlum bir halka yardım götürmeyi, seslerini dünyaya duyurmayı amaçlıyordu.

Derya Kılıçlar, Şehit Cevdet Kılıçlar'ı anlattı: Mavi Marmara onun düşlerinin bir parçasıydı..
Derya Kılıçlar, Şehit Cevdet Kılıçlar'ı anlattı: Mavi Marmara onun düşlerinin bir parçasıydı.. Zehra

Mavi Marmara şehidi Cevdet Kılıçlar’ın eşi, ‘Cevdet’ isimli kitabıyla insanlığa şehadetin ulviliğini anlattı. Gururlu eş Derya Kılıçlar, “Derdi olan bir insandı. Hiç görmediği insanlar için üzülürdü. Mavi Marmara, onun düşlerinin bir parçasıydı” diyor.

Yeni Akit’ten Fatmagül Şenkoça Mavi Marmara’nın yıl dönümünde Derya Kılıçlar ile hem şehidimizi hem de yüzyılın insanlık seferini konuştu...

Bu söyleşiyi Ekran Gazetesi olurları için alıntıladık

Tarihin en insani eylemlerinden biriydi Mavi Marmara. Yokluğa, yoksulluğa mahkum edilen masum ve mazlum bir halka yardım götürmeyi, seslerini dünyaya duyurmayı amaçlıyordu. Her renkten, her ırktan vicdan sahibi insanlarla yola çıkıldı. Fakat vicdanından başka silahı olmayan bu iyilik yolcularının, terör devleti İsrail tarafından kirli bir operasyon düzenlenerek yolları kesildi. Katiller, kardeşlerimizi katletti. Şehitlerimiz, yaralılarımız oldu. Aradan yıllar geçmesine rağmen maalesef onların hatırasını yaşatacak büyük yapımlara imza atamadık. Kahramanları geleceğe taşımak için sanatın gücünden yeterince yararlanamadık. Fakat bu üzüntümüze teselli olacak bir eser yayınlandı yakınlarda. Mavi Marmara Şehitlerinden Cevdet Kılıçlar hakkında önemli bir eser yayınlandı. Eşi Derya Kılıçlar tarafından kaleme alınan kitapta şehidin hayatına ve Mavi Marmara’ya dair değerli tanıklıklar var.

 

-Kitabı yazmaya  nasıl karar verdiniz?

Mavi Marmara olayından sonra eşimi yazmam gerektiğini düşündüm. Bir şehidin dünyayı nasıl gördüğünü, adım adım şehadete nasıl gittiğini anlatmak istedim. Dünyada olup bitenleri ruhunda hisseden, uğruna ölümü göze alacak değerleri olan bir insanın hayattaki duruşuna ihtiyacımız olduğu için yazdım bu kitabı.

-Nasıl bir eş, nasıl bir babaydı?

Ailesine düşkündü. Çocuklarla çocuk olmayı başarabilen bir insandı. Keyifli, eğlenceli bir baba, çocuklar için bulunmaz bir nimet. Kızına bez bebek, oğluna radyo yapardı. Kur’an ve kitap okuma saatlerimiz, şiir gecelerimiz olurdu. Sevginin ve huzurun olduğu bir yuvaydı bizimkisi.

Önce mavi kuşu kaçtı sonra...

-Ümmete duyarlılığı nasıldı?

Müslümanların yaşadığı sorunlar özellikle Filistin en hassas olduğu konulardan biriydi. Evleri, ağaçları buldozerle yıkılan, öldürülen çocuklar ve kadınlar gözünün önünden gitmiyordu. Onlar katledilirken elindeki çayı bırakır, sofradan kalkardı. Bedel ödeyen bu insanlara, yaşananlara duyarsız kaldıkça ruhumuzu, insanlığımızı kaybettiğimizi düşünürdü.

-Şehadet haberini alınca neler yaşadınız?

O sabah eşimin ismini taşıyan mavi kuş, kafesinden kaçtı. Onu kaybettiğime dair bir işaret olarak algıladım bunu. Ancak bir taraftan da kabul etmek istemedim ve geleceğini düşündüm. Şehadet haberini aldığımda hissettiğim acı öylesine yoğundu ki ayakta durabilmek için bir büyük desteğe ihtiyacım vardı. Boşluktaydım ve soluk almakta zorlanıyordum. Bir an önce görmek istedim.

-Mavi Marmara’ya gitmeden neler paylaştı, gerekçesi neydi?

Hazırlıkları her gün anlatıyordu. Gazze’nin ihtiyacı olan tıbbi malzemeleri, çimentoyu, demiri, yetimler için alınan kıyafetleri, oyuncakları… Gazze halkının yüzlerindeki o hüznü gidermek, çocuklara sarılmak, ruhlarında açılan yaraları gidermek, yalnız olmadıklarını onlara hissettirmek için heyecanlıydı. Derdi olan bir insandı. Vicdanı susmak bilmiyordu. Şahidim buna. Yüzünü hiç görmediği insanların sesini duyup hüzünleniyor, yardımcı olmak istiyordu. Mavi Marmara, onun düşlerinin bir parçasıydı.

-Cevdet Beyle yaşayıp unutamadığınız hatıra var mı?

Onunla yaşadığım her an kıymetli. Ama en çok benim hidayetime vesile olduğu dönemdeki hatıraları unutamıyorum. Nezaket ve sabırla bekleyişi ruhuma hep iyi gelmişti.

Onlara ölü demeyin, diridirler

-Şehadetinden sonra sizi etkileyen bir hadise yaşadınız mı?

Elim olayın ardından 4 gün geçmesine rağmen naaşının dipdiri olması beni etkiledi. Morgdaki demir çekmeceyi açtıklarında elini öpmek için eğildim. Kaskatı olması gereken kolunu çok rahat hareket ettirebiliyordum. Bakara suresinin 154. ayetini hatırladım: “Allah yolunda öldürülenleri ölü saymayın. Hayır, onlar Rableri katında diridirler, fakat siz anlayamazsınız.” O ânı düşündükçe hâlâ tüylerim diken diken oluyor.

-Kitap çıktıktan sonra beklediğiniz ilgiyi gördü mü?

Edebiyatı, kitap okumayı hep sevdim. Bir beklentim yok. Sadece eşimi hakkıyla tanıtmak, evlatlarıma bir miras bırakmak istedim. Başka kalplere dokunduysa ne âlâ.

-Bundan sonra yazacak mısınız?

Bundan sonra yazmak istiyorum. Ama ne yazacağımı henüz bilmiyorum. Sanırım yol haritamı yine hocam Ali Ural belirleyecek.

Sende Yorumla...
Kalan karakter sayısı : 500
İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR X
İmam Musa Sadr’ın Mübarek Ramazan Ayı  Mesajı Yıl 1971...
İmam Musa Sadr’ın Mübarek Ramazan Ayı Mesajı Yıl 1971...
Serdar Duman Yazdı: Gün, Amerika’ya karşı bağımsızlık için direnme günüdür.
Serdar Duman Yazdı: Gün, Amerika’ya karşı bağımsızlık için direnme günüdür.