Kuran’ı Anlamak ve Yaşamak için Bakara Suresi 40-41 Ayetler

40- Ey İsrailoğulları, size bağışladığım nimetimi anın ve ahdime bağlı kalın, ki ben de ahdinize bağlı kalayım. Ve yalnızca benden korkun.

Kuran’ı Anlamak ve Yaşamak için Bakara Suresi 40-41 Ayetler
Kuran’ı Anlamak ve Yaşamak için Bakara Suresi 40-41 Ayetler Zehra

40- Ey İsrailoğulları, size bağışladığım nimetimi anın ve ahdime bağlı kalın, ki ben de ahdinize bağlı kalayım. Ve yalnızca benden korkun.

"İsrail" Allah'ın kulu anlamına gelir.

Hz. İbrahim’in (as) torunu Hz. İshak’ın oğlu Hz. Yakup’un lakabı idi. Onun çocukları ve nesli İsrailoğulları adını aldı.

Bakara suresinin 40. ayetten, 121. ayete kadar olan bölümü özellikle İsrailoğulları'na hitap eder. Bazı yerlerde Hıristiyanlara, Arap müşriklerine ve Müslümanlara da hitap etse de asıl muhatap İsrailoğullarıdır.

Bu bölümde, Kuran'ın mesajının daha önceki peygamberlerin getirdiği kitapların mesajıyla, Hz. Muhammed'in (s.a.) görevinin de diğer peygamberlerle aynı olduğu belirtilir.

Bu bölümde öncelikle İsrailoğullarına "İlahi mesajın taşıyıcısı ve temsilcisi olma yani mesajı pratikte uygulayıp, diğer insanları da onu kabule davet etme görevi önce size emanet edilmişti. Fakat siz bu görevi yerine getirmek bir yana, Hidayet'i arkanıza atıp bozulmaya başladınız. Halkınızın geçmişteki tarihi, sizin bugünkü ahlâkî ve dinî çöküşünüz, size karşı canlı bir şahittir. Şimdi Allah aynı mesaj ve aynı görevle birlikte başka bir kulunu gönderdi. Bunda size garip ve yabancı gelecek hiçbir şey yoktur. Bu nedenle Hakk'ı bile bile inkâr etmemelisiniz. Sizin için en hayırlı şey O'nu kabul etmek ve bir zamanlar size emanet edilen görevin aynısını yerine getirmeye çalışanlarla aynı safta olmaktır" deniliyor.

Ve daha sonra İsrailoğulları üzerinden Müslümanlara bir uyarıdır. Müslümanlara bu bölümde Yahudilerin hatalı durumları ve onların dinî ve ahlâkî dejenerasyonları açıkça gözler önüne serilerek İslamoğlu’nun ifadesi ile İsrail oğulları tevhid dininden saparak Yahudileştiler sizde onlar gibi Yahudileşmeyin denilir.

Bu bölüm İsrail oğullarının kendilerine verilen hidayete uymadıklarını ve kendilerine emanet edilen liderlik görevini tam olarak yerine getiremediklerini de gösterir.

Yine bu bölümde İsrailoğullarının samimiyet ve doğruluktan yoksun olan ve önyargı, inatçılık ve nefse tapmaktan kaynaklanan sahte "dindarlık"ları da ortaya konulur.

Bu ayetten önceki ayetlerde bütün insanlık, Allah'tan gelen Hidayet'i kabule davet edilmişlerdi. Bu bölümde ise Hidayet'e tâbi olmamanın ne gibi sonuçlar doğurduğu İsrailoğulları kıssası üzerinden anlatılıyor.

Üstad Mevdudi “İsrailoğulları'nın bir örnek olarak ele alınmasının nedeni İsrailoğullarının insanlık tarihinin son dört bin yılı boyunca dünyadaki bütün milletlere yaşayan bir örnek oluşturmalarıdır” diyor.

Peygamber kıssaları bütün olarak, önceki peygamberlerin ümmetlerinin düştüğü durumlara karşı müminleri de uyarmayı amaçlar.

Bu kıssada da Yahudilerin ahlâkî zayıflılıkları, din hakkındaki yanlış kanaatleri, çarpık düşünce şekilleri ve batıl hayat tarzlarına teker teker değinilirken, diğer taraftan Müslümanların hak yolu açıkça görüp, sapık yollardan sakınmaları için gerçek dinin ne olduğu gözler önüne serilmektedir.

Üstad Mevdudi “Hz. Peygamberimiz (s.a.) ilâhî bir ilhamla Müslümanların bu bölümde anlatılan yollardan teker teker geçeceklerini biliyordu. Bu nedenle, bir hadiste müminlerin Hidayet'ten ayrılıp önceki peygamberlerin ümmetlerinin, yani Hıristiyan ve Yahudilerin sapık yollarına adım adım uyacaklarını bildirmiştir. Ne yazık ki müminler bu uyarıyı göz önünde bulundurmamış ve bozulmaları sırasında aynı yollardan geçmişlerdir” diyor.

Rabbimiz İsrailoğullarına size bağışladığım nimetimi anın ve ahdime bağlı kalın, derken, onları baskıdan, Firavun’a kulluktan kurtarmasını, onların insanlar içinden seçilerek onlara kitap verilmesini hatırlatıyor ve verdikleri sözde durmaları gerektiğini ifade ediyor. Bu sözün gereği o dönemde ve bu dönemde de Kuran’a iman etmeleridir.

41- Yanınızda olan (Tevrat)ı, doğrulayıcı olarak indirdiğime (Kur'an'a) iman edin; onu inkâr edenlerin ilki siz olmayın ve ayetlerimi az bir değer karşılığında değişmeyin. Ve yalnızca benden korkun.

Hitap İsrailoğullarına Rabbimiz İsrailoğullarına diyor ki: Sizin yanınızdakini tasdik eden indirdiğim vahye inanın, Kuran’a inanın. Üstelik bu Kur’an size gelen vahyi inkar etmiyor, size indirilen Tevratı tasdik ediyor öyle ise bu Kuran’a iman edin.

Siz ey İsrailoğulları Kuran’ı inkar ederek kafirlerin, öncüsü olmayın. Ve Allah’ın ayetlerini de az bir pahaya satmayın. Yani ayetlerimi dünya karşılığında takas etmeyin. Ayetlerimi ucuza satmayın. Bunun anlamı şudur. Pahalı pahalı para alın da ayetlerimi pazarlayın manasına değil tabi ki. Dünya karşılığında ahireti satmayın. Ebedi hayatı verip de, geçici hayatı almayın. Allah’ın ayetlerini, Allah’ın hakikatlerini insanlara pazarlayıp ta onunla para kazanmayın. Yani tezgahtarlık yapmayın demektir. Çünkü Allah'ın hidayeti kendi bedeliyle satılacaksa, tüm dünyanın serveti bir araya getirilse bile onun karşısında hiçbir değer ifade etmez.

Ayetin, bu ifadeleri ile özelde İsrailoğullarının genelde tüm insanlara hitap eder. Kim Allah'ın kanunularını, emirlerini bırakıp, Allah’ın ayetleri üzerinden dünyevî kazanç peşine düşüyorsa Allah onları ikaz ediyor.

Sende Yorumla...
Kalan karakter sayısı : 500
İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR X
İmam Musa Sadr’ın Mübarek Ramazan Ayı  Mesajı Yıl 1971...
İmam Musa Sadr’ın Mübarek Ramazan Ayı Mesajı Yıl 1971...
Serdar Duman Yazdı: Gün, Amerika’ya karşı bağımsızlık için direnme günüdür.
Serdar Duman Yazdı: Gün, Amerika’ya karşı bağımsızlık için direnme günüdür.