Bakara Suresinden dersler -7- Münafıkların Vasıfları -2-

Bakara Suresinden dersler -7- Münafıkların Vasıfları -2-

11- Kendilerine: "Yeryüzünde fesat çıkarmayın" denildiğinde: "Biz yalnızca ıslah edicileriz" derler.

Bakara Suresinden dersler -7- Münafıkların Vasıfları -2-
Bakara Suresinden dersler -7- Münafıkların Vasıfları -2- Zehra

11- Kendilerine: "Yeryüzünde fesat çıkarmayın" denildiğinde: "Biz yalnızca ıslah edicileriz" derler.

Fesad bozgunculuk ve yıkıcılıktır. Birşey başlagıçta iyi güzel iken bir nedenle değişmesi bozulması, çürümesi fesaddır. Fesad hertürlü ahlaki yozlaşma ve sapmadadır ve birçok alanda görülebilir. Kalbi fesad münafıkların hastalıklarının ifadesidir. İki yüzlülük insanın bütün ahlaki özelliklerini kaybetmesine neden olur. En başta doğruluk ve dürüstlüğünü kaybeder. Ve fesad ehli olur. Ama nifak ehli olduğu için fesadınıda açıkça yapmaz biz gerçekte islah edicileriz diyerek yapar.

Yaşadığımız dünyadada bütün fesadçıların yeryüzünü fesada verirken, ıslah edicileriz dediklerine, insan hakları, demokrasi, özgürlük diye dünyayı fesada verdiklerine şahit oluyoruz.

Bu durumda modern zamanlarda kafirlerin de münafıklıklarına şahit oluyoruz diye biliriz.

Allah Resulü düşmanlarına karşı mücadelesinde de dürüsttü. Onları aldatmadı. Bu anlamda peygamberimize isnad edilen “harp hiledir” sözünün yeniden değerlendirilmesi gerektiğine inanıyorum. Çünkü Peygamberlerin mücadelesinde başarı değil ilkeli olmak esastır.

Kuran’ın izin verdiği sadece can tehlikesi karşısında, Müslüman’ın kendini gizlemesi ve “zaruretlerin zaruret miktarınca haramın mübah kılması” kaidesidir.

12- Haberiniz olsun; gerçekten, asıl fesatçılar bunlardır, ama şuurunda değildirler.

Haberiniz olsun bir tekid ifadesidir, bir uyarıdır. Allah aman ha kesinlikle iyi bilin ki onlar, ortalığı karıştıranlar fesada verenler düzeni bozanlardır lakin farkında değiller diyor.

Demek ki burada asıl problem bize karşı iddiaları değil, kendilerinin kendi mahiyetleri hakkındaki yanlış yargıları. Hem kendilerini hemde mahiyetindeki insanları kandırıyorlar. Belkide bu ikiyüzlü nifakları ile kendilerini doğru yolda zannediyorlar. Doğru yaptıklarını zannediyorlar. Fesadlarından bile haberleri yok..

Ama bu hiçbir şeyi değiştirmiyor. Hem bizi kandırıyorlar, hem de kendilerini kandırmış oluyorlar. Eğer inanmadıkları halde, ıslah etmediklerini bildikleri halde, düzeni bozduklarını bildikleri halde bunu bize söyleseler sadece bizi aldatmış olacaklar. Ama onlar ıslah ettiklerini, düzeni sağladıklarını iddia ediyorlar ve buna kendileri de inanıyorsa  bu durumda, hataları iki kat oluyor. Çünkü kendilerini de aldatmış oluyorlar. İşte onun için de farkında değiller diyor ayet.

13- Ve (yine) kendilerine: "İnsanların iman ettiği gibi siz de iman edin" denildiğinde: "Düşük akıllılar (beyinsizler)ın iman ettiği gibi mi iman edelim?" derler. Bilin ki, gerçekten asıl düşük-akıllılar kendileridir: ama bilmezler.

Allah diyor ki münafıklara: "Eğer İslâm'ı kabul ettiğinizi söylüyorsanız, onu tam bir samimiyetle kabul edip, İslâm dairesi içine giren diğer insanlar gibi kabul etmelisiniz."

Onlar diyorlar ki “biz beyinsizler gibi mi inanıyoruz bizde adam gibi inanıyoruz”  bunu Müslümanlara karşı diyorlar. Ancak kendi yandaşları ile başbaşa kalınca  şu inanan beyinsizler gibi mi inanacağız diyorlar.

Ayete meal verilirken bazı mealler birinci anlamı bazı mealler ikinci anlamı seçmişler ancak ayet esasen her iki anlamıda içeriyor olabilir. Birinci hitabı Müslümanlara ikinci hitabı kendi dostlarına söylüyorlar.

Münafıklar , İslâm'ı samimiyetle kabul edip, kendilerini her türlü zorluk, tehlike ve problemlere atan kimseleri aptal ve sefih olarak niteliyorlardı. Onlara göre, doğruluk ve Hak için, adalet için; güç sahiplerini kendilerine düşman edinmeleri, her türlü tehlikeyi göze almaları, aptallıktan başka bir şey olmazdı. Haklıya ve haksıza aldırmaksızın sadece kendi çıkarlarını korumak, onlara göre büyük bir faziletti. Münafıkların en büyük gayeleri sadece kendi çıkarlarını korumaktı. Onun için münafıklık yolunu seçmişlerdi.

Sefih: sığ görüşlülük, kıt kavrayış manasına gelir. Araplar sefihi düşük akıllık olarak kullanıyorlar. Ayet meallerde de genelde beyinsizlik ve düşük akıllılık olarak çeviriliyor.

“Bilin ki, gerçekten asıl düşük-akıllılar kendileridir: ama bilmezler.”  Sefihlik bir cehalet İslam ise ilim ve bilgidir. Ed din hakikati ifade eder. Bilgisizlik kibre, kibirde sefihçe bir dünya görüşü ve yaşama tarzına yol açar. Allah’ı ve peygamberini aldattığını zanneden münafıklar, hiç şüphesiz asıl düşük akıllı olanlardır.

Sende Yorumla...
Kalan karakter sayısı : 500
İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR X
Fehim Taştekin yazdı: Direniş ekseni tetikte, ABD İran’ı vurursa, Hamas ve Hizbullah da İsrail’i vurur!
Fehim Taştekin yazdı: Direniş ekseni tetikte, ABD İran’ı vurursa, Hamas ve Hizbullah da İsrail’i vurur!
Akif Emre merhum yazmıştı: Ramazan'da Paradigmaya kafa tutan simitçi
Akif Emre merhum yazmıştı: Ramazan'da Paradigmaya kafa tutan simitçi
pendik escort kartal escort pendik escort sex hikaye