Bakara Suresinden dersler -2- Doğruluğunda şüphe olmayan, muttakiler için yol gösteren bir kitap...

Bakara Suresinden dersler -2- Doğruluğunda şüphe olmayan, muttakiler için yol gösteren bir kitap...

Fatiha "Bizi doğru yola ilet" duasıyla ve o doğru yolun özelliklerini anlatarak bitiyordu. Bakara ise, "Bu bir kitaptır ve hidayettir" diye doğru yolun ne olduğunu, doğru yolun özelliklerini anlatarak başlıyor .

Bakara Suresinden dersler -2- Doğruluğunda şüphe olmayan, muttakiler için yol gösteren bir kitap...
Bakara Suresinden dersler -2- Doğruluğunda şüphe olmayan, muttakiler için yol gösteren bir kitap... Zehra

Bismillah diyerek Bakara suresine başlıyoruz...

Fatiha "Bizi doğru yola ilet" duasıyla ve o doğru yolun özelliklerini anlatarak bitiyordu. Bakara ise, "Bu bir kitaptır ve hidayettir" diye doğru yolun ne olduğunu, doğru yolun özelliklerini anlatarak başlıyor .

1- Elif, Lâm Mîm..

Elif-Lam-Mim gibi Kur'an'da bazı surelerin başında yer alan Huruf-u Mukatta Kur'an'ın nazil olduğu dönemde Arap edebiyatında yaygın bir kullanıma sahipti. Şairler ve belâgat ehli bunları kullanırdı. Bu aşinalıktan olsa gerek bunların Kur'an'da kullanılmasına Mekke toplumunda karşı çıkan veya sorular yönelten olmadı.

Müfessirler ise Huruf-u Mukatta konusunda farklı düşünceler ileri sürmüşlerdir. Kimileri bu harflere farklı anlamlar yüklemiş kimi ise bu harflerin özelde bir anlamı olmadığı ancak Allah’ın bu harlerle kimi mesajlar verdiğini söylemişlerdir.

Sahabedende bu harflerle ilgili çeşitli sözler rivayet edilmiştir. Hz. Ebubekir’in “Bu harfler Kuran’ın sırlarıdır.” Hz. Ali’nin “ Bu harfler İlahi isimlerdir” dediği rivayet edilmiştir.

Ünlü dil bilimci Sibeyveyh “Bir şeyi cümle ile, bir şiiri beyit ile, bir insan topluluğunu bir harf ile isimlendirmek mümkündür” demiştir.

Bu harflerden sonra genelde Kuran ile ilgili ayetler gelmesini dikkate alan Üstad Seyyid Kutup “Kur'an, bu tür  harflerden oluşmuştur. Bu harfler ona inanmayan muhalif Araplar tarafından da bilinip kullanılıyordu. Fakat buna rağmen bu kitap; Arapların aynı harfleri kullanarak benzerini meydana getiremeyecekleri mucizevi bir kitaptır.  Kur'an-ı Kerim bu Araplardan, meydan okuyucu bir üslupla şunu istedi: "Madem ki "bunu Muhammed uyurdu"  diyorsunuz, o halde işte bu harflerden meyfana gelen bu Kuran’ın bir benzerini de siz uydurun.”  Diyor.

Yine bu harfler Kuran’ın tekbir harfinin dahi zayi olmadığının ifadesidir.

2- Bu, kendisinde şüphe olmayan, muttakiler için yol gösteren bir kitaptır.

Üstada Mevdudi “Bunun anlamı basitçe ‘Şüphesiz bu, Allah'tan gelen bir Kitap'tır’ olabildiği gibi, ‘Bu Kitap'ta şüpheli hiç birşey yoktur’ anlamına da gelebilir” diyor.

‘Hüda’ doğruluk ve açık seçiklik demektir. Yani kendisinde şüphenin bulunmadığı bu kitap takva sahiplerine doğru yolu göstermekte, onda bilgi, hikmet, irfan ve insanın hayatı için gerekli olan açıklamalar bulunmaktadır.

Çünkü O'nu indiren Allah, gerçeği tam anlamıyla bilip kuşatmıştır. Bu nedenle Kur'an'ın içindekiler hakkında da şüpheye yer yoktur. Ancak insanın kendi aklının noksanlığı nedeniyle şüpheye düşe bilir. O kişisel bir sorundur, Kuran’dan kaynaklanmaz.  

Kur'an'dan gerçek anlamda yararlanabilmenin birinci şartı muttaki olmaktır, takva sahibi olmaktır.

Takva: esas itibari ile “Az söz söylemektir” Hz. Ömer Takva’yı “Dikenli yolda yürürken elbiseni ve bedenini dikenlerden korumak” olarak izah etmiştir.

Takva’yı Muhammed Esed sorumluluk bilinci olarak cevirir, Ancak takva yalnızca Allah’a karşı sorumluluk bilinci değil, aynı zamanda Allah’a karşı duyulan bir muhabbet ve yakınlığı da ifade eder.

Ali Bulaç’ın ifadesi ile Takva kavramsal olarak: “Salih ameli, yani iyi güzel yararlı ve iyi davranışları, içtenliği, ibadetleri ve duası ile kendini yüce Alllah’ın azabından koruyan kimsenin bilinçli davranışını ve Allah’a saygıdan ileri gelen korkusunu ifade eder. Takva sahipleri hem Allah’ın yasakladığı şeylere yaklaşmazlar hemde Allah’tan gelen her şeyi derin bir iman ve ihlasla tasdik ederler.. ”

Takva’dan amaç Allah’tan sakınmak değil, Allah’a yaklaşmak için günahtan sakınmaktır. Allah’tan da çekinmek, O’nun sevgisini kaybetmekten O’nun sevgisini yitirmekten çekinmektir.

Allame Tabatabai ise Muttakilerden maksat mü’minlerdir diyor. Zira Takva; müninlerden herhangi bir sınıfının özel niteliği değilidir. Zira Takva bir İman makamı değilidir. Aksine takva İmanın tüm makamlarını kapsayan genel bir niteliktir.

Ehli beyt mektebinde  amel imandan bir cüz olarak kabul edilir. Ve dolayısı ile İman artar ve eksilir ve İmanın makamları vardır ki ihlas, ihsan bu makamlardandır.

Kuran muttakiler için yol gösteren hidayet eden bir kitaptır.

Kuran’ın hidayet etmesi, Kuran’ın gösterdiği hakikat yolunu bulabilmek için, gerçek samimi bir hakikat arayıcısı olmak gerekir. Yoksa önyargılarla Kuran’a yaklaşanlar yada kendi düşüncelerini Kuran’a tasdik ettirmek için Kuran’a yaklaşanlar çok Kuran okusalarda, Kuran onlara hidayet etmeyecektir. Hiç şüphesiz samimi bir niyetle hakikatı arayan birini Kuran hakikate ulaştıracaktır.

Şüphesiz bu Kitap'ta Kuran’da hidayetten başka bir şey yoktur.

Bu ayette hidayetin iki anlamından söz etmek mümkün,

a) Yol gösterme, b) İmanı yaratma...

Birinci anlamında insana nasıl bir hayat yaşaması, nasıl bir yol izlemesi gereği peygamberlerce ve onların varisleri ile tarif edilmiştir.

İkinci anlamı ile Allah’ın imanı isteyene imanı nasip etmesi olarak değerlendirile bilir. Hidayeti  gösteren Allah, hidayete eren İnsandır.

Sende Yorumla...
Kalan karakter sayısı : 500
İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR X
Atasoy Müftüoğlu Yazdı: Kuran’ı Kerim  muhafazakarların yoğun saldırılarına uğruyor.
Atasoy Müftüoğlu Yazdı: Kuran’ı Kerim muhafazakarların yoğun saldırılarına uğruyor.
Cevdet Işık yazdı: Silah Ve Zeytin Dalı, Ortadoğu’da Şiddetin Kökenleri
Cevdet Işık yazdı: Silah Ve Zeytin Dalı, Ortadoğu’da Şiddetin Kökenleri
pendik escort kartal escort pendik escort sex hikaye kurtkoy escort