İstanbul'da 1 Mayıs eylemi: Tevhid, Adalet, Özgürlük Şiarıyla, Sermayenin Değil Rabbimizin Kuluyuz!

İstanbul'da 1 Mayıs eylemi: Tevhid, Adalet, Özgürlük Şiarıyla, Sermayenin Değil Rabbimizin Kuluyuz!

İlkeli Kamu Çalışanları Dayanışma Sendikaları (İlke Sen) tarafından 1 Mayıs İşçi Bayramı vesilesiyle düzenlenen yürüyüş ve basın açıklamasında, sermayenin değil, Allah'ın kulu olunduğuna dikkat çekildi.

İstanbul'da 1 Mayıs eylemi: Tevhid, Adalet, Özgürlük Şiarıyla, Sermayenin Değil Rabbimizin Kuluyuz!
İstanbul'da 1 Mayıs eylemi: Tevhid, Adalet, Özgürlük Şiarıyla, Sermayenin Değil Rabbimizin Kuluyuz! Zehra

 

Eğitim İlke-Sen, TOKAD, ÖYB ve Sağlık İlke-Sen “Tevhid, Adalet, Özgürlük” şiarıyla 1 Mayıs’ta Fatih’te yürüdüler.

Edirnekapı’da, Mihrimah Sultan Camii önünde başlayan yürüyüş slogan ve konuşmalarla Fatih İtfaiye Parkına kadar sürdü. İtfaiye parkında konuşmalar yapıldı. 1 Mayıs yürüyüşü Melike Belkıs Örs’ün topluluk adına okuduğu açıklama ile sona erdi.

Yürüyüş boyunca “Sermayenin Değil Rabbimizin Kuluyuz, Kıdem Tazminatı Gasp Edilemez, Krizin Faturası Sermayeye Kesilsin, Kürt Sorununa Adil Barışçıl Çözüm, Yaşasın Küresel İntifada, Yemen Halkı Yalnız Değildir, Mülteciler Bizim Kardeşimizdir, Kahrolsun Kapitalist Yağma Düzeni, 1 Mayıs Direniş Zulme İsyan, Tevhid-Adalet-Özgürlük, KHK Zulmü Devam Ediyor, İşçiler Ölüyor Sermaye Büyüyor, Esnaf Batıyor Sermaye Büyüyor, Fabrikalar Halkındır Satılamaz, Yaşasın Emeğin Dayanışması, Katil Suud Yemen’den Defol, Katil İsrail Filistin’den Defol, Roboski Kanıyor Adalet Bekliyor, Asgari Ücret Köleliktir, Hakça Bölüşüm Adil Paylaşım, Mülk Allah’ın Emek İşçinin Kahrolsun Küresel Kapitalizm, Yaşasın Emeğin Dayanışması, Uyan Diren Özgürleş” gibi sloganlar atıldı, tekbir getirildi.

Bu seneki yürüyüşte kıdem tazminatının gaspına vurgu yapan ve kriz faturasını emekçilerin ödemeyeceğini vurgulayan pankart dikkat çekti.     

Topluluk adına Melike Belkıs Örs’ün okuduğu açıklamanın tam metni şu şekilde:

 

 

Tevhid, Adalet, Özgürlük; şiarıyla

SERMAYENİN DEĞİL RABBİMİZİN KULUYUZ!

Bismillahirrahmânirrahîm

Ezilenlerin, mazlum ve mustazafların yoldaşı dostlar,

Bugün bütün bir yeryüzünde ayağa kalkan emek ve alın terinin sesine sesimizi katmak; zalimlerin, müstekbirlerin karşısında hakkı ve adaleti müdafaa etmek için bir araya geldik!

Çünkü biliyoruz ki;

1 Mayıs acının, mazlumiyetin isyana dönüştüğü gündür!

1 Mayıs adalet, hak ve hukuk arayışının ete kemiğe büründüğü bir gündür!

1 Mayıs ekmeğin hakça paylaşılmasını talep etme günüdür!

1 Mayıs emekçi kitlelerin haysiyet mücadelesini bayraklaştırma günüdür!

1 Mayıs kapitalist hegemonyayı, emperyalist dayatmayı geriletme ve yıkma, azim ve kararlılığını ilan etme günüdür!

Kardeşler,

Emeği köleleştirerek ilahlık iddialarında bulunan sermayeye ve onun hizmetkârlarına karşı “Sermayenin Değil Rabbimizin Kuluyuz!” sözünü yükseltmek için Tevhid, Adalet, Özgürlük şiarıyla yine bir 1 Mayıs’ta alanlara çıktık.

Herkes şunu bilmelidir ki zulüm sürdükçe meydanlarda olacağız, emek ve alın teri yağmalandıkça sıkılı yumruklarımız inmeyecek, sloganlarımızın yankısı şehirlerimizin cadde ve sokaklarından eksilmeyecek.

Egemenlerin, sermaye sahiplerinin zindana çevirdiği bir dünyada yaşıyoruz. Yoksulluk ve hukuksuzluğun pençesinde kıvranan bir ülkede yaşıyoruz. Biliyoruz ki yerelden küresele, problemlerimiz birbiriyle irtibatlıdır. Bu gerçeği ıskalamıyoruz.

Arkadaşlar,

Kendi giden, etkisi devam eden ağır bir OHAL süreci yaşadık, yaşıyoruz. Binlerce kamu emekçisinin haksız hukuksuz ihraçlarla ekmeğinden edildiği, adil ve şeffaf yargılamalar olmaksızın insanların haysiyetlerinin hedef alındığı bu süreç tarihe büyük zulümler başlığı altında çoktan girmiştir. Bugün OHAL mağduru insanların yaşadıkları acılar sürüyor. Hapishaneler kapasitelerinin kat kat üzerinde mahkûmlarla dolu. Ana-babalarından kopartılan evlatlar perişan! İntihar eden, ekmek paralarını kazanmak için iş cinayetlerinde can veren, yakalandıkları amansız hastalıkların pençesinde kıvranan,  sayısız KHK’lının hesabını veren yok! İşlerinden edilen onca emekçinin başvurusu ise nasıl çalıştığı belli olmayan bir komisyonun keyfî kararlarına kalmış durumda!

Emeğin yanında saf tutan kardeşler,

Yıllar akıp geçerken ülkemizde değişmeyen emek hırsızlığının, sömürü politikalarının en açık ve somut uygulaması kölelik koşullarında gerçekleşen Asgarî Ücret uygulamasıdır. 2019 Türkiye’sinde açlık sınırının altında seyreden, sermaye sahipleri ve iktidar blokunun utanmadan savunup pazarlayabildiği bu kölelik düzeni izah etmeye çalıştığımız bütün gerçekliği alenen cümle âleme göstermektedir. Milyonlarca emekçi resmen açlık sınırının altında yaşamakta, yoksulluk sınırını ise hayal bile edememektedir! Kriz koşullarında 2020 liralık sefalet ücreti bir kişinin karnını doyurmaya yetmemekte, ailelerden bütün bireyleriyle topyekûn köle olmaları istenmekte ve böylece onlara bir cehennem hayatı dayatılmaktadır.

Haysiyet mücadelesini omuzlayan onurlu insanlar!

Bütün bir memleketi üretimden kopararak ithalata bağımlı hâle getiren, sigara fabrikalarından şeker fabrikalarına kadar çitçi ve köylünün elindeki bütün imkânları sermayeye peşkeş çeken AKP hükümeti halkımızı patates ve soğanı bulamaz hâle getirmiştir! Tarım alanları betona teslim edilerek, kapitalistlere devredilerek yok edilmiş, küçük köylülük ortadan kaldırılmış, milyonlar nefes alınamaz hâle gelen şehirlere tıkıştırılmıştır. İşsizlik rekor üstüne rekor kırmaktadır. Halkın bankalara olan borçları katlanmakta, iktidar sahipleri savurganlık ve yağma politikalarının faturaları karşısında debelenip durmakta, bütün faturayı emekçi milyonlara kesmek istemektedir. Görünen o ki hükümet ve sermaye sahipleri işçinin alın teri ve emeğinin hakkı olan Kıdem Tazminatına toptan göz dikmiş, BES dayatması ile de yeni bir soygun planlamıştır.

Buradan haykırıyoruz:

Beceriksizliğinizin, yerel ve küresel sermayeye hizmetkârlık arzunuzun ortaya çıkardığı bu sefalet tablosundan siz sorumlusunuz. Kıdem Tazminatı gaspına direneceğiz, BES gibi dayatmayla ilerleyen soygunlara karşı çıkacağız! Sahte taşeron düzenlemenizi ifşa edeceğiz! Sizin krizlerinizin faturasını halkımız ödemeyecek! Siz önce yağmaladıklarınızı, çaldıklarınızı yoksul halkımızla paylaşın ve onlardan özür ve Rabbimizden bağışlanma dileyin! Çünkü bu dünyada da, ahirette de verilecek hesabınız derinleşiyor!  

Emeğin ve emekçinin dostları,

2018 yılında azgın kapitalizmin vahşi çalışma koşullarında 2000’e yakın işçi kardeşimiz iş cinayetlerinde hayatını kaybetmiştir. Rabbimiz bu katliamın hesabını soracaktır, inşallah bizler de soracağız!

Evet arkadaşlar, bu bir katliamdır ve her sene katlanarak tekrarlanmaktadır. İşçi kardeşlerimiz fabrikalarda, havaalanlarında, inşaatlarda, madenlerde zehirlenerek, boğularak, yüksekten düşerek, ezilerek, kalp krizi geçirerek can veriyor!  Bu katliamcılık kapitalizmin tabiatında vardır. Kapitalizmden çıkılmadıkça insanlarımız bu cinayetlere maruz kalmaya devam edecektir. Bu katliamcılığa onay veren zalim düzen ve onun savunucularına karşı mücadeleyi yükselteceğiz!

Kardeşler!

Ülkenin dört bir yanını esir alan hukuksuzluk insanımızı baskılıyor, problemlerimiz açıklıkla konuşulamıyor, faşizanlık iklimi koyulaşıyor. Sorunlar derinleştikçe egemenler sahte söylemlere, hamasete sığınarak gerçeklerin görülmesini engellemeye çalışıyor. Üretimden kopartılan ülkede peşi sıra hapishane inşaatları yükseliyor.

Eğitim ve sağlık hizmetleri çıkmaza sürüklenmiş, bu alanlar piyasalaşma politikalarına teslim edilmiştir. Halkın zihni ve sağlığı çok yönlü bir tehdidin içine sürüklenmiştir. Kadın, aile, gençlik politikaları iflas etmiş, taciz, tecavüz ve kadın cinayetleri tavan yapmış, toplum bir anaforun içine terk edilmiştir.

Ey mazluma ensar olma azminin savunucuları,

Hayatımızı bir bütün halinde ele geçirmek isteyen neoliberal saldırganlık ülkelerimizi ateşe atmakta, halklarımızı mültecileştirmekte, coğrafyalarımızı işgal etmekte, Rabbimizin bütün insanlık için eşit olarak armağan ettiği nimetlere el koymaktadır. Kanayıp duran Kürt meselesinden unutulan Kudüs’ün özgürlüğüne, her bir yanı tutuşan Ortadoğu’dan açlığın ve savaşın pençesindeki Yemen’e, sömürü kıskacındaki Afrika’dan topraksız halkların Güney Amerika’sına, katliam sürgünündeki Rohingya’ya, şehirlerin merhametsizliğinde üşüyen evsizlere, katledilen tabiata ve hayvanlara uzanan bir zulüm silsilesine muhatap olmanın bilinciyle insanlığa çağrımız Rabbimizin Âl-i İmrân sûresindeki şu beyanıdır:

“Hep birlikte Allah'ın ipine sımsıkı tutunun ve birbirinizden kopmayın!”

EĞİTİM İLKE-SEN (İlkeli Eğitim ve Bilim Çalışanları Dayanışma Sendikası, www.egitimilkesen.org)

SAĞLIK İLKE-SEN (İlkeli Sağlık ve Sosyal Hizmet Çalışanları Dayanışma Sendikası, www.saglikilkesen.org)

TOKAD (Toplumsal Dayanışma, Kültür, Eğitim ve Sosyal Araştırmalar Derneği, www.tokad.org)

ÖYB (Özgür Yazarlar Birliği, www.ozguryazarlarbirligi.org)

(Topluluk adına Melike Belkıs Örs, TOKAD)

Sende Yorumla...
Kalan karakter sayısı : 500
İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR X
Atasoy Müftüoğlu yazdı: Değerlere dayalı ilişkilerin yerini çıkar ve iktidara dayalı ilişkiler aldı
Atasoy Müftüoğlu yazdı: Değerlere dayalı ilişkilerin yerini çıkar ve iktidara dayalı ilişkiler aldı
İlahiyat öğrencileri araştırması: 15 Temmuz’dan sonra cemaat üyeliği oranı düştü..
İlahiyat öğrencileri araştırması: 15 Temmuz’dan sonra cemaat üyeliği oranı düştü..
mobil porno rokettube porno video porno izle