Cahit Zarifoğlu oruç ve Ramazan'a dair yazdı, zulmü, küfrü hakkıyla anlatabilecek kaç tane Diyanet hocası var? diye sordu..

Cahit Zarifoğlu oruç ve Ramazan'a dair yazdı, zulmü, küfrü hakkıyla anlatabilecek kaç tane Diyanet hocası var? diye sordu..

Kur’an’ın emrettiği hakikatleri, Diyanet İşleri Başkanlığı’na bağlı bir devlet memuru olup cami kürsülerinden cemaate açıkça söyleyebilen onun gibi kaç kişi var? Cihadı, takvayı, zulmü küfrü, devleti, imanı, sorumluluğu günümüzün şartları ve hadiseleriyle ele alarak söyleyebilen kaç kişi var?

Cahit Zarifoğlu oruç ve Ramazan'a dair yazdı, zulmü, küfrü hakkıyla anlatabilecek kaç tane Diyanet hocası var? diye sordu..
Cahit Zarifoğlu oruç ve Ramazan'a dair yazdı, zulmü, küfrü hakkıyla anlatabilecek kaç tane Diyanet hocası var? diye sordu.. Zehra

'Müslümanın nasıl olması gerektiğini söyleyebilen kaç imamımız, kaç müftümüz var?' Cahit Zarifoğlu'nun 'Bir Değirmendir Bu Dünya' kitabında yer alan oruçla ilgili bir bahsi Murtaza Özeren Dünya Bizim için alıntıladı Bizde Ekran Gazetesi okuyucuları için yayınlıyoruz..

İşte o yazı: 

Ramazan gelip de, ibâdete pek ilgisiz olanların bile oruç ve namaza sıkıca sarıldığı, vakit namazlarında safların beş-on katına çıktığı günlerde, yollarda alenen ve arsızca oruç yiyenlere rastladığım zaman, kulakları çınlasın, hep Rahmi Hoca'yı anarım. Onun bazı sözlerini hatırlarım, öfkem yatışır. İlahi armağanı, nasibi ve saadeti düşünürüm. Kalbime bir yumuşaklık, insanların tümüne iyilik dilemek, merhametle iyilik dilemek arzuları gelir.

Kim bilir nerelerdedir, şimdi Rahmi Hoca!

Allah'ın rahmetinin erişmeyeceği bir yer mi biliyorlar?

Kur’an’ın emrettiği hakikatleri, Diyanet İşleri Başkanlığı’na bağlı bir devlet memuru olup cami kürsülerinden cemaate açıkça söyleyebilen onun gibi kaç kişi var? Cihadı, takvayı, zulmü küfrü, devleti, imanı, sorumluluğu günümüzün şartları ve hadiseleriyle ele alarak söyleyebilen kaç kişi var? Müslümanın nasıl olması gerektiğini söyleyebilen kaç imamımız, kaç müftümüz var? Rahmi Hoca kürsüsünden bir defasında şöyle haykırıyordu:

“-Hocam çok ileri gidiyorsun, dikkat et, seni oradan oraya sürerler diyorlar bana. Söylesinler bakalım nereye sürecekler? Söyleyin nereye sürecekler? Allah'ın rahmetinin erişmeyeceği bir yer mi biliyorlar?”

Bu ne güzel korkusuzluk. CHP iktidara gelir gelmez, kendisine kalıtım yoluyla kurucu atalarından geçmiş İslâm düşmanlığı gereği, davar boğazlar gibi mescid kapatmaya başlar. Bazı resmi dairelerde her nasılsa kapatılmamış mescidler vardır. Bakıyorsunuz bunlara, cemaatleri yarıdan ziyade azalmış. Hadi diyorsunuz bunların bir kısmı, kendilerini eski idarecilere beğendirmek için, namazı istismar eden münafıklardı. Ya peki namazı Allah rızası için kılanlara n’oldu dersiniz. Namazı, takip edilmek, tekdir edilmek, sürülmek endişeleriyle, bir takım rızık endişeleriyle bırakmadılarsa, söyleyin niçin bıraktılar? Sırf Müslümandır diye sürülmenin, eza çekmenin şerefinden ve ecrinden mi kaçarlar?

Hepimiz oruç tutarken, kedi demin oruç yiyordu

Rahmi Hoca bu Ramazan'da bir camide konuşabiliyor mu acaba? CHP hükümeti devlet dairelerindeki mescidlerin derhal kapatılması için seri genelgeler yayınlarken, kapatılan mescidlerdeki İslâmî eserler ardiyelere konurken çirkin ve zavallı bir suskunluk içinde kılları bile kıpırdamayan Diyanet İşleri Başkanı ve avânesi Rahmi Hoca’yı aktif vaizlik görevinden alarak, mahut “İrşat heyeti”ne atadılar. Yani ağaların keyfi gelinceye kadar ağzını açmadan bir köşede oturmaya tayin ettiler.

Ama Rahmi Hoca bu! Biliyorum, o, yüzlerine hakikati söylediği yüzlerce kafanın karşısındadır. Daha doğrusu hakikati duymak isteyenler kulaklarını götürüp onun ağzının önüne koymaktadırlar.

Yazımızın başına dönmek istiyorum.

Geçmiş Ramazanlardan birinde, bir camide Rahmi Hoca vaaz ederken bir ara şunları söylemişti:

-Çocuk, evlerindeki kediyi pataklamaya başlamış. Baba, “Oğlum” demiş, “kediyi niçin dövüyorsun?” Çocuk, “Babacığım, hepimiz oruç tutarken, kedi demin oruç yiyordu, o sebeble cezalandırıyorum” demiş. Baba çocuğun başını okşayarak hoşnutluğunu belli etmiş, çocuğun hassasiyetini ve dikkatini tebrik etmiş ve şunları söylemiş: “Yavrum, kediyi bırak zira hayvanlar oruç tutmaz”.

Cemaatte gülüşmeler oldu. Ama birkaç saniye sürdü bu. Aslında hepimiz, yüzlerce insan iliklerimize kadar ürperdik. Hidayet nasib ve nasibsizlik hadiseleri karşısında büyük aczimizi idrak ettik. Kuru öfkeyi bıraktık, tefekkür ettik. Merhamet, yumuşaklık ve tebliğ arzuları duyduk.

Cahit Zarifoğlu, Bir Değirmendir Bu Dünya

Sende Yorumla...
Kalan karakter sayısı : 500
İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR X
Fehim Taştekin yazdı: Direniş ekseni tetikte, ABD İran’ı vurursa, Hamas ve Hizbullah da İsrail’i vurur!
Fehim Taştekin yazdı: Direniş ekseni tetikte, ABD İran’ı vurursa, Hamas ve Hizbullah da İsrail’i vurur!
Akif Emre merhum yazmıştı: Ramazan'da Paradigmaya kafa tutan simitçi
Akif Emre merhum yazmıştı: Ramazan'da Paradigmaya kafa tutan simitçi
pendik escort kartal escort pendik escort sex hikaye