Suudi Arabistan’dan ki İdamları kınamak için Suudi Rejimin Ankara Elçiliği Önünde Yapılacak Basın Açıklamasına İzin Verilmedi.

Suudi Arabistan’dan ki İdamları kınamak için Suudi Rejimin Ankara Elçiliği Önünde Yapılacak Basın Açıklamasına İzin Verilmedi.

Katil Suudi Amerika'nın geçtiğimiz günlerde 37 masum mümini idam etmesini protesto etmek üzere Ankara'daki büyükelçiliği önünde yapılmak istenen basın açıklaması güvenlik güçleri tarafından engellendi.

Suudi Arabistan’dan ki İdamları kınamak için Suudi Rejimin Ankara Elçiliği Önünde Yapılacak Basın Açıklamasına İzin Verilmedi.
Suudi Arabistan’dan ki İdamları kınamak için Suudi Rejimin Ankara Elçiliği Önünde Yapılacak Basın Açıklamasına İzin Verilmedi. Zehra

Katil Suudi Amerika'nın geçtiğimiz günlerde 37 masum mümini idam etmesini protesto etmek üzere Ankara'daki büyükelçiliği önünde yapılmak istenen basın açıklaması güvenlik güçleri tarafından engellendi.

Saat 13:50'den itibaren zalim Suud'un büyükelçiliği önünde toplanmaya başlayan kalabalığa emniyet güçleri tarafından dağılmaları konusunda uyarıda bulunuldu. Emniyet amirleriyle aktivist Bahir Aydın ve Kemal Kemahlı'nın yaptığı görüşmelerden bir sonuç alınamayınca emniyet güçlerine basın açıklamasının Kuğulu Park'ta yapılması teklif edildi. Fakat emniyet yetkilileri, üstleriyle yaptıkları görüşmelerde Kuğulu Park'a da izin verilmediğini söylediler.

Bu diyaloglar sırasında Kemal Kemahlı emniyet amirine şunları ifade etti: 'Siz bugün bize büyükelçilik önünde basın açıklaması yapamazsınız diyorsunuz. Fakat geçtiğimiz haftalarda Mısır'da zalim ve diktatör Sisi yönetimi mazlum Müslümanları idam ettiğimde Mısır'ın hem Ankara'daki büyükelçiliği ve hem de İstanbul'daki konsolosluğu önünde protesto gösterileri ve basın açıklamaları yapılmıştı. Şimdi siz burada bize izin vermeyerek bir çifte standarda imza atmış oldunuz maalesef. Biz burada kendimizi şu anda ikinci sınıf bir vatandaş hissediyoruz. Lütfen bu itirazımızı ve serzenişimizi amirlerinize ve yetkililere iletin.'

Daha sonra basın açıklamasına gelen bir grup  büyükelçilik önünü terk ederek Seğmenler Parkı'nda toplandı.

Burada toplanan duyarlı vatandaşlara ilahiyatçı Murat Bulut ve Kudüs Günü sitesi yayın yönetmeni Kemal Kemahlı kısa birer konuşma yaptılar. Vatandaşlar Murat Bulut hocanın yaptığı duanın ardından olaysız bir şekilde dağıldı.

Murat Bulut hoca Seğmenler Parkı'nda yaptığı kısa konuşmada şunları söyledi: 'Biz bugün burada istenmeyen bir olayla karşılaştık. Tabi bilmiyoruz perde arkasında neler dönüyor. Bizim amacımız zalim Suudi Arabistan konsolosluğunun önünde mazlumların yanında olduğumuzu ilan etmek istiyorduk. Fakat burada tekrar yeni bir mazlumiyetle karşılaştık. Mazlumlara dahi sahip çıkamıyoruz. Kendi ülkemizde demokratik bir ortamda olduğumuzu söylüyoruz fakat bu gösteriyor ki olaylar öyle değilmiş. Rabbim mazlumun ahını alacaktır. Bunda hiç şüphemiz yok. Fakat biz vazifemizi yerine getireceğiz. Allah'ın izniyle mazlumlara desteğimizi sürdüreceğiz. İnşallah İmam Mehdi'nin zuhuruyla bütün zulümler ortadan kalkacak. İşte o gün, gün mazlumların günü olacak. Kulluk görevimizi yerine getirelim ve siyasi ortamlarda da inançlarımızı savunalım.'

Aktivist Bahir Aydın konuyla ilgili olarak sosyal medya hesabından şu açıklamayı paylaştı:

#KAMUOYUNADUYURU
Ankara Valiliği zalim Suud Büyükelçiliği Önünde yapılacak olan basın açıklamasına izin vermedi. 
23 Nisan'da mel'un suud krallığı tarafından 37 müminin idam edilmesini kınamak amacıyla 
24 Nisan'da sosyal ve görsel medya üzerinden duyurusunu paylaştığımız 
28 Nisan Pazar günü saat : 14: 30 da yapacağımızı belirtiğimiz basın açıklamasına Ankara Valiliği tarafından izin verilmemesinin şaşkınlığını yaşıyoruz. 
BM'nin bile kınadığı bu insanlık dışı idamları,
Yoneticierimizin mazlumların sesi ve yardımcısı olduğunu öne sürdükleri ülkemizde bir basın açıklamasıyla bile kınayamamamızı Türkiye kamuoyunun vicdanına havale ediyoruz. 
Biz burada kamuoyunun önünde herkese açıkça soruyoruz:
Başka bir İslam ülkesinde yapılan zulme ses çıkaranlar neden suud'da açıkça işlenen cinayetlere ve insan hakları ihlallerine kayıtsız kalıp başlarını deve kuşu gibi kuma gömüyorlar. 
Ayrıca Ankara'da OHAL devam mı ediyor sorusu zihnimize takılıyor.
Şunu herkes bilsin ki habis suud rejiminin hem kendi halkına hem yemen halkına ve hem de bölge halklarına karşı işlediği cinayetlere karşı en gür sesimizle karşı çıkmaya devam edeceğiz.

Okunması engellenen basın açıklaması şu şekildedir:

SUUDİ AMERİKA’NIN CİNAYETLERİ KARŞISINDA İNSANLIĞIN KÖRELEN VİCDANINA SESLENİYORUZ!

Bismillahirrahmanirrahim.

‘Allah yolunda öldürülenleri sakın ölüler sanma. Bilakis onlar diridirler, Rableri katında rızıklandırılmaktadırlar’ (Al-i İmran Suresi 169. Ayet)

Değerli basın mensupları ve aziz halkımız!

Küresel emperyalizmin ve Siyonizm’in hizmetinde olan habis ve melun Suud Krallığı masumların kanını dökmeye devam ediyor.

Kutsal mekan ve şehirlerin de içinde bulunduğu Hicaz topraklarını işgal altında tutan zalim Suud rejimi bir yandan ABD ve Korsan İsrail ile işbirliğini en üst düzeye taşıyıp ülkenin yer altı kaynaklarını ve tüm imkanlarını emperyalizme ve Siyonizm’e peşkeş çekerken diğer taraftan da ülke içerisindeki haksızlık ve zulümlere karşı sesini yükselten insanları acımasızca katlediyor.

Büyük Şeytan ABD ve Siyonist İsrail’in özellikle kumarbaz Donald Trump’la birlikte başta Filistin olmak üzere İslam ülkelerine karşı pervasızca saldırdığı böyle kritik bir dönemde vampir Suud yönetimi, ülkedeki gayri meşru fasid düzene itiraz eden her Müslümanı idam etmekte veya zindanlara atıp hayatını karartmaktadır. Şu anda ister Sünni ister Şii olsun çok sayıda alim, akademisyen ve aktivist bu zalim Vehhabi yönetime itiraz ettiklerinden dolayı ya canlarından ya da hürriyetlerinden olmaktadır.

2015 yılından bu yana ABD, İngiltere, Fransa, Almanya, Birleşik Arap Emirlikleri, Mısır ve Katil İsrail’in askeri, istihbarat ve ekonomik desteği ve Ak Parti hükümetinin lojistik desteğiyle şerefli ve izzetli Yemen halkının üzerine her gün ölüm yağdıran melun Suud rejimi, şimdi de çoğunluğu Ehli Beyt mektebine mensup 37 masum mümini terör iftirasıyla idam ederek, yakın zamandaki en vahşi infazı gerçekleştirdi.

BM Komiseri, idam edilen masum Müslümanlardan en az 3’ünün reşit olmadığını söyledi. Yani hukuken idam edilemezlerdi.

Arabistan’ın altı şehrinde şehit edilen 37 kişiden 2 müminin pak naaşları halka gözdağı vermek üzere bir meydanda direğe bağlanarak teşhir edildi.

İnsan Hakları Örgütleri, suçları ‘kraliyet karşıtı gösterilere katılmak’ olan 37 müminin gözaltı sırasında ifadelerini işkence altında verdiğini ve mahkeme kararlarının da ‘Düzmece Duruşmalarla’ alındığını söylüyor.

Esasında uluslararası hukuka göre toplu idamlar bir savaş suçu ve cinayet sayılıyor. Fakat söz konusu suçu işleyen Suud Krallığı olunca ABD ve Batılı ülkeler deve kuşu misali başlarını kuma gömüyor.

Zalim Suud yönetimi idamı; halkın meşru siyasi, ekonomik ve sosyal taleplerini bastırmak için bir araç olarak kullanıyor.

Gerçi bu idamlar eli kanlı Suud rejiminin ilk cinayeti değil. Bu batı uşağı melun rejim kurulduğu günden bu yana Müslüman kanı dökmektedir.

Suudi Amerika Veliaht Prensi Muhammed bin Selman göreve geldiği 2015’ten bu yana muhaliflere yönelik ciddi baskı uyguluyor ve özellikle Siyonist İsrail’e açıktan destek veriyor. Selman, Suudi Arabistan’da yaşayan Filistinlilere ve Filistin direnişine destek veren vatandaşlarına da kan kusturuyor.

Melun Suud rejimi geçtiğimiz yıl 149 kişiyi idam etti. Bu yıl ise bu sayıya daha şimdiden 104 kişi daha eklendi.

Doğrudur, adil bir yargılama olmadan idam edilen bu kardeşlerimiz Suudi Amerika rejimine muhaliftiler ve fakat muhalefetleri ‘Sivil İtaatsizlik’ şeklindeydi. Yani bazı İslam ülkelerinde olduğu gibi sözde Arap Baharı adı altında ortaya çıkarılan karışıklıklarda ellerine silah alan veya tutuşturulan muhaliflerden değillerdi.

Kıymetli basın mensupları ve muhterem kardeşlerim!

Biz, bu habis Suud Krallığını yeni tanımıyoruz. Bu melun rejimin Ayetullah Nemr gibi salih ve muttaki bir alimi 46 arkadaşıyla birlikte Ocak 2016’da yine sudan bahanelerle şehit ettiğini unutmadık.

Bu hain rejimin Bahreyn halkının haklı taleplerinin bastırılmasında görev aldığını ve despot Al-i Halife rejimine destek vermek için bu ülkeye asker gönderdiğini ve mümin Bahreyn halkını katlettiğini unutmadık.

Yine biz, katil Suud rejiminin Dünya Kudüs Gününde milyonluk görkemli gösteriler düzenleyen Nijerya İslami Hareketi Lideri Şeyh Zakzaki’nin tutuklanmasında, hasta olmasına rağmen tutukluluğunun devam etmesinde ve Şeyh Zakzaki’nin oğullarının ve takipçilerinin kalleşçe şehit edilmesinde Nijerya hükümetine verdiği sınırsız desteği de unutmadık.

Unutmadık! Mısır’da zalim Sisi’ye melun Suud rejimi tarafından verilen desteği de unutmadık.

Tabi ki 15 Temmuz hain darbe girişiminde emperyalizme ve Siyonizm’e uşaklık yapan Suud Krallığı’nın ve Birleşik Arap Emirliklerinin darbecilere verdiği desteği de unutmadık ve unutmayacağız!

Biz, bu alçak ve satılmış Suud rejimini şiddetle kınıyoruz. Yüce Allah’ın laneti zalim ve gaddar Suud hanedanının ve atalarının üzerine olsun. Bu hainlerin zulmüne maruz kalarak şehit olan tüm kardeşlerimize ve şu anda cezaevlerindeki müminlere de selam olsun.  

Biz buradan, bu kan içici melun Suud Krallığının Ankara’daki büyükelçiliğinin önünden dünyanın tüm hür vicdanlı insanlarına, insan hakları örgütlerine ve İslami cemaat, parti ve sivil toplum kuruluşlarına sormak istiyoruz:

Yezidin soyu olan bu zalim Suud rejiminin Yemen’deki katliamlarına, kendi ülkesinde işlediği cinayetlere, Filistin ve Kudüs davasına yaptığı ihanete, kutsal mekanlarımız olan Mescidi Nebevi ve Beytullah’ı işgal altında tutmasına daha ne kadar susacaksınız?

Dünyanın körelmiş vicdanı bu hain Suud rejiminin pervasızca cinayetleri ve uygulamaları karşısında ne zaman harekete geçecek?

Türkiye'deki İslami cemaatler ve muhafazakar sivil toplum kuruluşları zalim Suud'un 2015 yılından bu yana yaptığı katliamlara bedeb sessiz kalıyor?

Dünya Müslümanları kutsal mekanlarına ve izzetlerine sahip çıkmak için daha ne bekliyor?

Biz, başta Türkiye Müslümanları olmak üzere tüm İslam dünyasını hain ve zalim Suud Krallığının cinayetleri karşısında sesini yükseltmeye ve bu kötü gidişe dur demeye davet ediyoruz. Hicazımızı işgal eden bu ABD ve Siyonist İsrail uşağı habis Suud rejiminin tarihin çöplüğüne atılmasının vakti gelip de geçmiştir bile!

Yüce Allah’ın izniyle Muhammedi ve Direnişçi İslam anlayışının evlatları yani Direniş Cephesi Erleri, çok yakında bu melun Suud hanedanına ve onların ağa babaları olan Büyük Şeytan ABD ve Siyonist İsrail’e gereken cevabı verecek, başta Medine-i Münevvere ve Mekke-i Mükerreme olmak üzere Kudüs’ümüzü işgalden kurtaracaktır. Rabbimizden bizlere de bu şanlı hareketin içinde birer nefer olarak yer almayı ve Özgür Kudüs’te İmam Mehdi’nin arkasında Hz. İsa ile birlikte omuz omuza namaza durmayı nasip etmesini niyaz ediyoruz.

Bu arada katil Suud rejimi ve onun destekçilerine verilecek en iyi cevaplardan birinin mübarek Ramazan’ın son cuması olan 31 Mayıs’ta idrak edilecek olan Dünya Kudüs Gününde kılınacak Cuma namazlarının ardından ‘Kahrolsun İsrail’, ‘Kahrolsun Amerika’ ve ‘Kahrolsun Suud’ sloganlarıyla tüm Türkiye’de meydanlara inmek olduğunu hatırlatıyor ve Ankara’daki kardeşlerimizi 31 Mayıs Cuma günü Siyonist İsrail Büyükelçilik Konutunun önünde düzenleyeceğimiz basın açıklamasına şimdiden davet ediyoruz.

Bu tatil gününde buraya kadar gelip duyarlılık gösterdiğiniz için hepinize bir kez daha çok teşekkür ediyoruz. Allah cc hepinizden razı olsun.

‘Zulmedenler hangi akıbete uğrayacaklarını çok yakında göreceklerdir’ (Şuara Suresi 227. Ayet)

KAHROLSUN SUUD REJİMİ

KAHROLSUN AMERİKA

KAHROLSUN İSRAİL

Sende Yorumla...
Kalan karakter sayısı : 500
İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR X
Fehim Taştekin yazdı: Direniş ekseni tetikte, ABD İran’ı vurursa, Hamas ve Hizbullah da İsrail’i vurur!
Fehim Taştekin yazdı: Direniş ekseni tetikte, ABD İran’ı vurursa, Hamas ve Hizbullah da İsrail’i vurur!
Akif Emre merhum yazmıştı: Ramazan'da Paradigmaya kafa tutan simitçi
Akif Emre merhum yazmıştı: Ramazan'da Paradigmaya kafa tutan simitçi
pendik escort kartal escort pendik escort sex hikaye