Cezayir İslamî Kurtuluş Cephesi Lideri Merhum Abbasî Medenî ile 1991'de yapılmış bir söyleşi....

Cezayir İslamî Kurtuluş Cephesi Lideri Merhum Abbasî Medenî ile 1991'de yapılmış bir söyleşi....

İslamî Cephe, siyasî bir parti özelliğinin yanısıra "davet ve yönlendirme organizasyonu" özelliğini de üzerinde taşımaktadır. Bu itibarla Yüce Allah'ın ona İslam devleti kurma imkanı bahşetmesi halinde oluşturulacak hükümetin İslam'ın belirlediği çizgi üzerinde ilerlemesi için onu kontrol altında tutacaktır. Bu çizgiden uzaklaşması halinde ona karşı duracaktır.

Cezayir İslamî Kurtuluş Cephesi Lideri Merhum Abbasî Medenî ile 1991'de yapılmış bir söyleşi....
Cezayir İslamî Kurtuluş Cephesi Lideri Merhum Abbasî Medenî ile 1991'de yapılmış bir söyleşi.... Zehra

Cezayir İslamî Kurtuluş Cephesi Lideri Abbasî Medenî ile Mülakat / "Temel Ölçümüz İslam"

Cezayir bu sıralarda genel seçimlere hazırlanıyor. Bu genel seçimlere küçüklü, büyüklü otuzdan fazla siyasi partinin katılması söz konusu. Ancak dikkatler, daha önceki mahalli seçimlerden birinci parti olarak çıkan İslami Kurtuluş Cephesi'nin üzerinde. Bu cephe mahalli seçimlerde resmi açıklamalara göre oyların %55'ini, kendi iddialarına göre ise %80'ini almıştı. Ancak mahalli seçimlerin gerçekleştirildiği tarihten bu yana, ülkede önemli gelişmeler de oldu. Öncelikle İslami amaç taşıyan iki yeni siyasi parti daha ortaya çıktı: Abdullah Câbullah'ın lideri olduğu en-Nehda Hareketi ileMahfuz en-Nahnah'ın lideri olduğu Cezayir Hamas Hareketi. Kuvvetli ihtimalle bu partiler seçimlere ayrı ayrı girecekler ve bu durum İslamî kesimin oylarının bölünmesine vesile olacak. Ayrıca İslami Kurtuluş Cephesi'nden belediye seçimlerini kazananların kendilerinden beklenen başarıyı gösteremedikleri ve dolayısıyla bu durumun genel seçimlerde oy kaybına vesile olacağı da söyleniyor. Bununla birlikte başta Fransa olmak üzere, İslamî Cephe'nin Cezayir'de iktidarı ele almasını çıkarları açısından tehlikeli gören çeşitli Batılı ülkelerin, genel seçimler öncesinde endişelerinin arttığı hissediliyor, İslamî Cephe'nin iktidarı ele alması ihtimaline karşılık Batılı yayın organlarının askerî darbe kışkırtıcılığı yapmaları bu endişenin bir göstergesi.

Biz Cezayir'deki son gelişmelerin siyasi alanda ortaya çıkardığı meselerle ve İslamî Kurtuluş Cephesi'nin iktidarı ele alması halinde izleyeceği politika ile ilgili olarak cephenin lideri Prof. Abbasî Medeni ile aşağıdaki röportajı gerçekleştirdik.

ALTINOLUK: İslamî Kurtuluş Cephesi'nin daha önce belediye seçimlerinde gösterdiği başarı Batı'yı tedirgin etti ve bütün gözler Cezayir'e çevrildi. Bugünlerde Cezayir bir genel seçime hazırlanıyor ve yine dikkatleri İslamî Kurtuluş Cephesi'nin üzerinde. İslamî Cephe'nin iktidara gelmesi halinde izleyeceği tutum ne olacaktır?

MEDENİ: İslamî Cephe İslam nizamını hakim kılmak ve her alanda İslam'ın hükümlerinin uygulamaya konmasını sağlamak için çalışmaktadır. İslam'ın hakim kılınması gayedir. Bir parti veya cemiyet ise bu yolda sadece bir vesiledir.

İslamî Cephe, siyasî bir parti özelliğinin yanısıra "davet ve yönlendirme organizasyonu" özelliğini de üzerinde taşımaktadır. Bu itibarla Yüce Allah'ın ona İslam devleti kurma imkanı bahşetmesi halinde oluşturulacak hükümetin İslam'ın belirlediği çizgi üzerinde ilerlemesi için onu kontrol altında tutacaktır. Bu çizgiden uzaklaşması halinde ona karşı duracaktır.

Bu arada şunu da belirtelim ki, bir koalisyon ihtimali söz konusu olur da bizi koalisyona çağırırlarsa, hükümette bize hakettiğimiz kadar koltuk verilmesini isteyeceğiz. Çünkü bu koltuklar bize arzuladığımız düzeni kurma yolunda bir imkan sağlayacaktır.

Bu tarzda koalisyonlar oluşturulması yerleşmiş bir siyasî gelenektir. Bunu biliyoruz. Bunun yanı sıra: "Biz kendi başımıza bir kadroyuz ve kendimize özel programımız var. Bu durumda nasıl koalisyona girebiliriz?" diye de söyleniliyor. Temel ilke ve gayeleri farklı olan kadroların da koalisyon oluşturmaları mümkündür.

Koalisyon fikrinin yerini yardımlaşma ve dayanışma fikrinin alması daha doğrudur. Burada asıl sorumlu, o sorumluluğu yüklenmeye en layık ve en fazla kabiliyet sahibi kişi olacaktır. Biz de en layık olan kişinin sorumluluğu üstlenmesi gerektiğini vurgulamaktayız.

ALTINOLUK: Daha başka İslam ülkelerinde olduğu gibi Cezayir'de de İslamî grupların siyasî alanda bir birlik oluşturmadıklarını görüyoruz. Bu durum İslamî Hareket'in başarısını olumsuz yönde etkileyecektir. İslam'ı gruplar arasında bir birlik oluşturulması için herhangi bir çalışma yürütülüyor mu?

MEDENİ: Bu konuya açıklık getirebilmek için biraz geriye dönmemizde yarar var. Yakın zamana kadar Cezayir'deki İslamî Hareket, birlik, bütünlük ve karşılıklı anlayış özellikleri ile seçilirdi. Pek önemsenmemesi gereken bazı durumlar istisna edilirse, bu özellikler 1962 yılından 1980'li yıllara kadar, korunmuştur.

Kardeşimiz Abdullah Cabullah (şu anki en-Nehda Hareketi'nin lideri) Konstantiniyye Üniversitesi'nde öğrenci olduğu sırada olağanüstü bir faaliyet yürüttü ve bu faaliyeti için zemini de buldu. Bu çalışma 1960'1ı yılların başlarında İslamî Cemiyet'in çalışmaları ile birlikte başlamış ve hayır tohumlarının ekilmesinde büyük rolü olmuştur. Söz konusu cemiyet Huvari Bumedyen inkılabından kısa bir süre sonra; Seyyid Kutub'un şehid edilmesine karşı çıktığından dolayı dağıtıldı.

Bu gelişmelerin ardından üniversitelerde tek bir İslamî hareket ortaya çıktı. Hareket, Cezayir Üniversitesi'nden başlayarak diğer üniversitelere yayıldı. Bu harekette herhangi bir hizipleşme, bölünme yoktu. Tam bir birlik ve bütünlük vardı.

Hareket sadece İslam düşmanlarını karşısına alıyor, bunların dışında kimseyi karşısına almıyordu. Bu mücadelenin ilerlemesinde ve güçlenmesinde pek değerli insanların hizmetleri geçti. Ancak zamanla, bazı doğu ülkelerinden (yani doğu Arap ülkelerinden) gelen öğrenciler vasıtasıyla yeni yeni birtakım akımlar etkilerini göstermeye başladı. Bunun sonucu, hareket içerisinde hizipleşmeler, bölünmeler ortaya çıktı. Fakat ilk zamanlar önemsiz orandaydı. Bu hizipleşmelerin arkasında da genellikle siyasi bir gaye bulunmamaktaydı. Ben kendim şahsen, farklı görüşler arasında yakınlık sağlayabilmek ve bölünmeyi önlemek amacıyla birçok kere Konstantiniyye'ye konferans vermeye gittim. Ama zaman içerisinde yakınlaşma ve bütün içerisinde erime arzusu zayıfladı. Buna bağlı olarak bölünmeler de meyvasını vermeye başladı.

Cezayir'de İslamî Kurtuluş Cephesi'nin belediye seçimlerinde önemli bir başarı sağlaması bazı kukla Arap rejimlerinin ve laik yabancı rejimlerin üzüntüsüne vesile oldu. Bu yüzden Cezayir'deki İslamî Cephe'yi karıştırmak ve yeni yeni bölünmelere vesile olmak için kampanya başlattılar. Bunlar dünyanın her tarafında İslamî Hareket'i daha kundaktayken boğabilmek için çaba sarfediyorlar. Özellikle Cezayir'deki İslamî Hareket, başarısını zor bir dönemde gerçekleştirdi. Bunu genel seçimler takib edecek. İslamî siyasî programı benimseyen birden fazla parti ve çok sayıda laik anlayışlı parti bu seçimlere katılmaya hazırlanıyor.

İslamî Kurtuluş Cephesi'nin kuruluş amacı İslam'ın bütün halinde uygulanmasına imkan sağlamak ve daveti daha ileriye götürmekti. Daha önce de ifade ettiğim üzere biz mücadelenin sadece İslam ehli ile İslam karşıtları arasında olmasının gerektiğine inanıyoruz. Mücadelenin bu alandan bir başka alana kaydırılması bir sapma türüdür.

İslamî Kurtuluş Cephesi'nin ortaya çıkması ile gerek ülke yönetiminin, gerek laik anlayışa sahip siyasi rejimin nasıl rahatsız olduğunu şüphesiz biliyorsunuzdur. Eğer yüce Allah kendi lütfü ile İslamî Cephe'ye siyasi alanda tutunabilmeyi nasib ederse, bu cephe başta belirlemiş olduğu çizgi üzerinde ilerlemeye devam edecektir. Tek gayesi İslam'ı ülkeye hakim kılmaktır. Eğer tabanını oluşturan unsurlardan bazı muhalif tavırlar zuhur ederse bunlar bizim irademiz dışında ortaya çıkan tavırlar olabilir. Ancak biz kardeşlerimizden herhangi bir karşıt tavır da beklemiyoruz.

ALTINOLUK: Gördüğümüz kadarıyla İslamî siyasi programa sahip olan partiler seçimlere ayrı ayrı katılmaya hazırlanıyorlar. Seçimlerde bu partilerden herhangi birinin parlamentoda çoğunluğu elde edememesi halinde, bütün bu partiler arasında bir koalisyon söz konusu olabilir mi?

MEDENİ: Daha önce koalisyon konusu üzerinde dururken farklı amaçları olan ve farklı temel ilkeleri savunan gruplar arasında bile koalisyonun mümkün olacağına işaret ettim. Böyle bir koalisyon tabii ki karşılıklı tavizi gerektirecektir. Yahut gayeye ulaşmada iki merhale belirlenecek; bu tarz bir koalisyon bunun birinci merhalesini oluşturacaktır. Ama gayeleri aynı olan ve aynı temel ilkeleri savunan gruplar arasında koalisyonun gerçekleştirilmesi olabilirden de öte bir gerekliliktir. Bunlara düşen kayıtsız şartsız yardımlaşma ve birbirine destek olmadır. Böyle bir yardımlaşmanın içine girmemek için şu veya bu mazerete dayanılması da uygun olmaz.

ALTINOLUK: Sizin belediye seçimlerinde başarı sağlamanızdan sonra, bazıları, "İslamî Kurtuluş Cephesi'nin bir iş gerçekleştiremeyeceği anlaşıldı" türünden sözler sarfetmeye başladılar. Siz de belediye meclislerindeki bazı kişilerin yapılmak istenene engel oldukları yolunda açıklama yaptınız. Bu konuyu biraz açar mısınız?

MEDENİ: İslamî Cephe'nin iş başaramayacağını ileri sürenlere derim ki, İslamî Cephe öyle anlık kararlarla iş yapmaz. Bu tür anlık kararların fayda getireceğine de inanmamaktadır. Cephe'nin çağdaş medeniyetin gereklerine göre düzenlenmiş köklü programları vardır. Ekonomik alanda, tarım alanında, üretim alanında, şehirleşme alanında, ve daha bir çok alanda çok yönlü ve şumüllü bir kalkınmayı gerçekleştirebilecek niteliktedir. Bu programlar aynı zamanda sıkıntıların giderilmesi ve bütün haksızlıkların ortadan kaldırılması için bir süreç başlatacak türden programlardır. Bizim kadro olarak, sahip olduğumuz güce güvenimiz var.

Fakat şunu söyleyelim ki, bütün bu programlar ancak Millet Meclisi üyelerini belirlemek amacıyla gerçekleştirilecek genel seçimlerden sonra uygulanabilir. Çünkü mevcut meclisin koymuş olduğu kanunlar, belediyelerin faaliyet alanlarını daraltma amacı taşıyor. Belediyeler öyle bir durumla karşı karşıya bulunuyorlar ki, ne önlerine konulan engelleri aşabiliyorlar, ne de o engellerin arkasında önemli bir iş yapabiliyorlar.

ALTINOLUK: Bazı belediye başkanlarının İslamî Kurtuluş Cephesi'nin çizgisinden ayrıldığına ve sizin bunları cezalandıracağınıza dair açıklamalarınız oldu. Böyle bir kayma nasıl oldu?

MEDENİ: Bu şekilde Cephe'nin belirlediği çizgiden uzaklaşanların bazıları muhtelif İslamî gruplardan görünüyorlardı. Biz onlara çalışma imkanı sağlamak ve onları davet yoluna sevketmek amacıyla kendilerine kapıları açtık. İstedik ki, bilgilerini, tecrübelerini ve imkanlarını hizmet yolunda değerlendirsinler ve İslam devletinin tesisi gibi önemli bir projeye katkıları olsun. Bu amaçla aramıza aldığımız kişilerin çoğusu, Allah'a hamdolsun, seviyesini korudu. Ama ne yazık ki, içlerinden bazıları belli bir yere geldikten sonra İslamî Cephe'nin çizgisinden uzaklaşmaya başladılar. Bunların çoğu iktidardaki Milli Kurtuluş Cephesi'nin tarafına kaydı. Burada özellikle "kaydı" diyorum, çünkü biz İslam'ın "tevbe" kurumunu esas alarak bunları aramıza kabul etmiştik. Ama belli bir yere geldikten sonra çok geçmeden eski hayatlarına döndüler.

İslamî Cephe, elemanları için güzel ahlak sahibi olmayı, mazbutluğu ve Yüce İslam dininin emrettiği her şeye uymayı şart koşar. Bu ilkesinden hiçbir şekilde taviz vermez. Bir kimsenin şer'i ölçülerden veya İslam'ın siyasi çizgisinden uzaklaşması halinde ondan güvenini çekmesi İslamî Cephe'nin bir hakkıdır.

İslamî Cephe, İslam devletini kurduktan sonra Allah'ın izniyle, bu temel ilkesini en yüksek mevkideki elemana karşı dahi uygulayacaktır. İslamî Cephe, öyle sadece şekli manada bir iktidar partisi olmayacaktır. Bilakis muhalefet edici, gözleyici, yönlendirici, doğruya yöneltici bir mekanizma olacaktır. İslamî Cephe'nin kuracağı hükümet de bu mekanizmanın kontrolü dahilinde olacaktır.

- Teşekkür ederiz.

- Allah razı olsun.

(Altınoluk Röportaj 1991 - Nisan, Sayı: 062, Sayfa: 012)

Sende Yorumla...
Kalan karakter sayısı : 500
İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR X
Atasoy Müftüoğlu yazdı: Değerlere dayalı ilişkilerin yerini çıkar ve iktidara dayalı ilişkiler aldı
Atasoy Müftüoğlu yazdı: Değerlere dayalı ilişkilerin yerini çıkar ve iktidara dayalı ilişkiler aldı
İlahiyat öğrencileri araştırması: 15 Temmuz’dan sonra cemaat üyeliği oranı düştü..
İlahiyat öğrencileri araştırması: 15 Temmuz’dan sonra cemaat üyeliği oranı düştü..
mobil porno rokettube porno video porno izle