Gökhan Özcan yazdı: Yağmuru seven kaç kişi kaldı bu dünyada...

Gökhan Özcan yazdı: Yağmuru seven kaç kişi kaldı bu dünyada...

“Bir gün Rasulullah (sav) ile birlikte iken yağmura tutulduk, Rasulullah (sav) hemen yağmurun altına çıkıp vücudunun bir kısmından elbisesini sıvazladı, nihayet orası yağmurla ıslandı. Bunun üzerine biz: ‘Ey Allah’ın Resulü, bunu niçin yaptın?’ diye sorduk. ‘Çünkü bu Rabbimin katından yeni geliyor’ buyurdu.”

Gökhan Özcan yazdı: Yağmuru seven kaç kişi kaldı bu dünyada...
Gökhan Özcan yazdı: Yağmuru seven kaç kişi kaldı bu dünyada... Zehra

Gökhan Özcan Yeni Şafak'ta yayımlanan yazısında 'Yağmur'un mesajını yazarken 'yağmur' üzerinden hayatı yorumladı... Yazıyı okuyan bir okuyucu soruyor: Yağmur'u seven kaç kişi kaldı bu dünyada....

İşte Gökhan Özcan'ın "Suyun Hafızası" başlıklı yazısı:

Küçük farklarla birçok hadis kitabında nakledilen bir hadis-i şerif, duymayanlar da duysun için... Hz. Enes İbn Malik anlatıyor: “Bir gün Rasulullah (sav) ile birlikte iken yağmura tutulduk, Rasulullah (sav) hemen yağmurun altına çıkıp vücudunun bir kısmından elbisesini sıvazladı, nihayet orası yağmurla ıslandı. Bunun üzerine biz: ‘Ey Allah’ın Resulü, bunu niçin yaptın?’ diye sorduk. ‘Çünkü bu Rabbimin katından yeni geliyor’ buyurdu.”

Her su birikintisi bir ressam, bir fotoğrafçı... Dünyayı yansıtıyor ve resmediyor. Her şey sudan halkedilmiş değil mi zaten? O halde, hayatın hafızasını da tutuyor olmalı su. Onun için mi ağaçların, yaprakların, yoldan gelip geçen insanların, irili ufaklı binaların fotoğraflarını çekip duruyor su birikintileri. Olagelmiş, yaşanmış hiçbir şey unutulmasın diye mi? Hiçbir an silinip gitmesin diye mi? Ama aynı zamanda, bilgece bir zıtlıkla, bu dünyada her şeyin silinip gidici olduğunu hatırlatmak için mi bize? Çünkü yağmurun bir sonrası güneştir hep. Güneş eğilir yeryüzüne ve kır çiçeği toplar gibi çayır çimenden, toplar tek tek hayata ayna olmuş bütün su birikintilerini. Belki bir albümü vardır, orada biriktirir, ara sıra çıkarır bakar su birikintilerinin hayat hakkındaki sonsuz çeşitlilikteki söylencelerini. Belki elinde yeniden yoğurur, bulut yapar, bırakır gökyüzüne. Vakit saat geldiğinde yeniden yağmur olup damla damla yeryüzüne insinler, günlerin içinde biriksinler ve zenginleştirsinler hayatı suyun hafızasında biriktirdikleriyle.

“Başımızı yukarı kaldırmayı unuttuysak yere bakalım” dedi beyaz saçlı adam, “gökyüzü yağmur birikintilerinde de var.”

İçimiz kuruyunca su istiyor bizden. Su içiyor, kanıyoruz. Sonra yine susuyor, yine suya yöneliyoruz. İçiyoruz, kanıyoruz. Sonra yine... Sonra yine... Suyun çevirip hayat verdiği değirmenler gibiyiz. Hayatımızın membaı su... Suyla birlikte akıyor, deveran edip duruyoruz. Suyun hakkımızda bir bildiği var. Peki biz, olmayınca saksıdaki çiçekler gibi kuruyup kaldığımız su hakkında ne biliyoruz?

“Yağmur gökyüzünden yeryüzüne doğru iniyor” diye düşündü adamın biri, “ve yağmurla yeşeren nebat yeryüzünden gökyüzüne doğru yükseliyor, bir şükür gibi”

“bulutlar, yüreğinin terennümlerine/ ses katmak istemeseler senin, yağmur olup da niye/ insinler yücelerden?” diyor ‘Yüreğe Yapılan Dövme’ şiirinde Cahit Koytak, selam olsun.

Yağan şunca yağmurdan çoraklığımızı giderecek bir nasip alamamışsak; demek çoktan kuruyup gitmişiz de haberimiz yok!

Suyun şefkati de vardır, hiddeti de... Sulayıp abad da eder, çekilip çorak da bırakır. Yıkayıp arıtır da, önüne katıp götürür de. Hiç şüphen olmasın ki, sen hangi dilden anlıyorsan, su o dili mutlaka bilir.

“Su gibi aziz ol” derdi eskiler, suyu ikram edene. Varlık bilmecesini buradan başlayıp çözmek mümkündü. Varlık hikayesinin idrakine buradan başlayarak varmak da öyle... Su insanın özü, kaynağı, deruni vatanıdır çünkü.

“Su ki anlayasın diye tane tane konuşur” dedi meczup, “gökyüzünden düşen damlaların fısıltısına kulak ver.”

Sende Yorumla...
Kalan karakter sayısı : 500
İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR X
Akif Emre merhum yazmıştı: Ramazan'da Paradigmaya kafa tutan simitçi
Akif Emre merhum yazmıştı: Ramazan'da Paradigmaya kafa tutan simitçi
Türkiye’de Haccac Ali’nin ‘Seküler Aklın Haritası’ kitabı okundu, okunuyor…
Türkiye’de Haccac Ali’nin ‘Seküler Aklın Haritası’ kitabı okundu, okunuyor…
pendik escort kartal escort pendik escort sex hikaye