Elif Zaim Yazdı: Mutlu Kadın Mı, Çalışan Kadın Mı?

Elif Zaim Yazdı: Mutlu Kadın Mı, Çalışan Kadın Mı?

İş hayatına atılan kadınlar kendilerini fiziken zorlayan alanlar da dahil pek çok alanda dünyanın imarına ciddi katkılarda bulundular. Bununla birlikte kapitalist dünya rejiminin bir parçası olan tavizsiz çalışma hayatı kadınlarımıza ağır bir sorumluluk ve stres yükü de getirdi.

Elif Zaim Yazdı: Mutlu Kadın Mı, Çalışan Kadın Mı?
Elif Zaim Yazdı: Mutlu Kadın Mı, Çalışan Kadın Mı? Zehra

Değişen dünya şartları, ekonomik zorluklar, eğitim ve sağlık alanındaki ihtiyaçlar, hayat standartının yükseltilmesi isteği gibi nedenlerle kadınlar iş hayatına atılarak erkeklerin omuzlarındaki yükü hafifletmek istediler. Böylece kadınlar pek de farkında olmadan  artı bir fedakârlığı daha göğüslemiş oldular.

İş hayatına atılan kadınlar kendilerini fiziken zorlayan alanlar da dahil pek çok alanda  dünyanın imarına ciddi katkılarda bulundular. Bununla birlikte kapitalist dünya rejiminin bir parçası olan tavizsiz çalışma hayatı kadınlarımıza ağır bir sorumluluk ve stres yükü de getirdi. Düzen kapitalist olunca “sözde kadın-erkek eşitliği” üzerinde en çok durulan ve iş hayatına en çok uygulanan söylem oldu.

Önceleri kadınlar sadece eğitim ve sağlık alanında iş hayatına başlamışlarsa da düzenin içerisinde sözde eşitlikten dolayı kadınlar her türlü iş sahasında çalışma hayatına katıldılar. Kadınların erkeklere oranla  fiziki güç ve dayanıklılığının sınırlı olması ,ruhen daha hassas olmaları acımasız iş hayatında karşılaştıkları sıkıntılarla mücadele etmelerini zorlaştırdı, çocuklarına ayırmaları gereken  zamanı ellerinden aldı . Her ne kadar ekonomik özgürlüklerini alsalar da aile bağları zayıfladı. Boşanmalar çoğaldı, intiharlar ve cinayetler normal hayatın bir parçası olmaya başladı.

Bunun sebebi elbette sadece kadınların kendilerini zorlayan çalışma alanlarına atılması değildir, erkeklerin iş alanlarının daralması , aile geçindirecek bir iş bulamayışları, kadını aşağılayan ya da  küçümseyen kültürel altyapı, kadın hakları savunucularının ötekileştiren bir “rekabet dili” kullanmaları ve bu dilin yansıması olan uygulamaları, sebepler arasında sayabiliriz. Oysa biz kadın ve erkekler olarak birbirimizin rakibi değil ,iş arkadaşı, hayat arkadaşı, okul arkadaşı hatta kardeşleri ve akrabalarıyız.

Dolayısıyla çalışma hayatında ve hayatın tüm alanlarında devreye giren “rekabet dili”, kadının önce bir anne olduğunun unutulup tavizsiz bir iş döngüsüne  sokulmak istenmesi ve bunun özendirilmesi , hayatımızı sadece zorlaştıracak; “ anne hakkı” elinden alınan çocuklar geleceğin sevgisiz , şiddet eğilimi yüksek bireyleri olacaktır.Zira yapılan son araştırmalar bunu işaret etmektedir . Kadını kayıtsız şartsız dışarıda çalışmaya özendirmekten vazgeçmek, hayat misyonuna uygun çalışma şartları oluşturmak, acımasız ve tavizsiz iş sahalarında  kadının ezilmesine izin vermemek bir kadın olarak bize yapılabilecek en büyük iyiliktir.

Rekabetin ve ötekileştirmenin değil ,karşılıklı anlayış ve saygının üst değer yapılabildiği bir anlayış ise hem erkeklere hem de kadınlara çalışma hayatında huzuru ve başarıyı getirecektir. Huzursuz kazanılan başarının bir anlamı olmadığı gibi mutlu olmayan bir kadının kariyerde kendini teselli etmesi de ciddi bir yanılsamadır. Çalışan kadından çok mutlu kadınların çoğalması dileklerimle …

*Egitimci-Çocuk Hakları Platformu

Sende Yorumla...
Kalan karakter sayısı : 500
İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR X
Akif Emre merhum yazmıştı: Ramazan'da Paradigmaya kafa tutan simitçi
Akif Emre merhum yazmıştı: Ramazan'da Paradigmaya kafa tutan simitçi
Türkiye’de Haccac Ali’nin ‘Seküler Aklın Haritası’ kitabı okundu, okunuyor…
Türkiye’de Haccac Ali’nin ‘Seküler Aklın Haritası’ kitabı okundu, okunuyor…
pendik escort kartal escort pendik escort sex hikaye