Serdar Duman’dan yerel seçim değerlendirdi: Mahalli Seçimler ve Muhafazakarlığın Kan Kaybı

Serdar Duman’dan yerel seçim değerlendirdi: Mahalli Seçimler ve Muhafazakarlığın Kan Kaybı

İslami Analiz yazarlarından Serdar Duman, yerel seçimleri değerlendirdiği yazısında Türkiye toplumunun sosyolojik değişimine dair önemli uyarılarda bulundu.

Serdar Duman’dan yerel seçim değerlendirdi: Mahalli Seçimler ve Muhafazakarlığın Kan Kaybı
Serdar Duman’dan yerel seçim değerlendirdi: Mahalli Seçimler ve Muhafazakarlığın Kan Kaybı Zehra

İslami Analiz yazarlarından Serdar Duman, İslami Analiz'de yayımlanan yazısında yerel seçimleri değerlendirdiği yazısında Türkiye toplumunun sosyolojik değişimine dair önemli uyarılarda bulundu.

İşte o yazı:

Mahalli seçimlerin sonuçları çeşitli zeminlerde hararetle tartışılıyor. Özellikle de Ak Parti’nin oy kaybı ve büyükşehir belediyelerinin en önemlilerini kaybetmesi gündemi oluşturuyor.

İki temel etkenin bu seçimlerin sonuçlarını belirlediğine inanıyorum:

Birinci etken HDP’nin doğu ve güneydoğu dışında Millet İttifakı’na destek vermesidir. HDP’nin desteği, önemli büyükşehirlerde Cumhur İttifakı ile Millet İttifakı’nın başa baş bir seçim yaşayacağının sinyallerini en başından itibaren verdi.

Cumhurbaşkanı Erdoğan ve İçişleri Bakanı Süleyman Soylu’nun HDP’ye yönelik ağır ithamları, terör yaftalamaları; HDP tabanının keskinleşmesine ve onca olumsuz mirasa rağmen CHP’yi koşulsuz desteklemesine yol açtı.

Doğu ve Güneydoğu bölgelerinde HDP oylarındaki düşüşün nedenini gücün el değiştirmesine bağlıyorum. Önceki seçimlerde örgütün gücü seçmenin tercihini tehdit ya da ikna yoluyla ciddi manada belirlerken, bu kez devletin gücü aynı saiklerle seçmenin eğilimini etkiledi.

Sonuçları belirleyen ikinci etken ise muhafazakar ideolojinin başta gençlerde olmak üzere kan kaybetmesidir.

Ak Parti’nin kuruluşunda ortaya konan muhafazar-demokrat ideolojinin üç ayağı vardı: 1- Siyasi liberalizm 2- Ekonomik Liberalizm 3- Kültürel İslam.

Ak Parti bu ideolojisi ile dindar kesimleri inanç özgürlüğünün teminat altına alındığı, ancak İslam’ın toplumsal tezlerinin gündemden düşürüldüğü bir yaklaşıma ikna etti.

İktidarının ilk döneminde Kürt sorununa Türkçü reflekslerle bakmayan, daha özgürlükçü ve çözüm arayan bir görüntü arz etti.

17-25 Aralık 2013 yargı darbesi teşebbüsünü müteakip iktidar partisi adım adım cumhuriyetin kuruluş ideolojisiyle barışık bir çizgiye doğru evrildi.

‘Her türlü milliyetçilik ayaklarımın altındadır’ diyen Cumhurbaşkanı Erdoğan 2015 sonrası bu söylemini ayaklar altına alarak milliyetçiliğe yelken açtı. Bir yanda yerli ve milli söylemi, diğer yanda Kürdistan ifadesi kullanan vekilin hain ilan edilmesi, bir diğer yanda Anıtkabir’i ziyaret eden binlerce başörtülü kadın gibi gelişmeler Ak Parti’nin MHP ile aynileşmesine yol açtı. Son üç yıldır devam eden Ak Parti-MHP ittifakı da bu aynileşmeyi perçinledi.

Söz konusu değişim kendisini en çok gençlerde hissettirdi. Daha önceleri kendilerini Dindar ya da Muhafazakar olarak tanımlayan muhafazakar ailelerin çocukları bu süreçle birlikte önemli ölçüde milliyetçi ve/veya Atatürkçü bir kimliğe transfer oldular.

Son mahalli seçimlerde Ak Parti ve MHP’nin ayrı ayrı seçimlere girdiği, muhafazakarların kalesi olarak bilinen 18 ilin 10’unda MHP ipi göğüsledi. Ak Parti’nin kazandığı 8 ilin 5’inde ise MHP ve İYİ Parti’nin oylarının toplamı Ak Parti’den daha fazla…

Devlet Bahçeli MHP Kampı sırasında MHP’nin son seçimdeki oy oranının %18.81 olduğunu iddia etti. Buna göre Ak Parti’nin son seçimlerdeki oy oranı %35’in altında…

Diğer bir deyişle; Ak Parti’li ailelerin çocukları yeni kimlikleriyle AK Parti’den çok MHP’yi tercih ediyorlar.

Muhafazakar ideolojinin bir diğer açmazı da din ile kurduğu ilişki biçimidir.

Semboller ve ritüeller ile yürütülen bir din anlayışı, yani kültürel İslam, artık genç kitleleri tatmin edemiyor.

Akla, kalbe ve hayata hükmetmeyen bir din anlayışı, bireyi, toplumu ve düzeni dönüştürmek gibi hedefi olmayan bir iman algısı gençliğe hiçbir yön veremiyor.

Allah yerine heva/hevese teslim olmuş, ahlakın temel umdelerinden nasibini almamış bir kitle gençlere ne kadar örnek olabilir?

Bir tarafta başörtüsü çıkaran, uyuşturucu kullanan, deistliğini ilan eden muhafazakar aile çocukları… Hayata sadece ‘fayda’ üzerinden bakan, tüm yaşamını haz ve çıkar üzerine kurgulayan bir gençlik… Ve bu çocuklardan oy bekleyen muhafazakar ideologlar…

Diğer taraftan da değerlerin içinin boşaltılmasından ya da yok sayılmasından şikayet eden, radikal tavırları nedeniyle aileleriyle ters düşen muhafazakar aile çocukları… Rüşvet, yolsuzluk, adam kayırma, emeğin ve kaynakların sömürülmesi, ekinin ve neslin ifsadı gibi olumsuzluklara direnen, baş kaldıran bu gençliğin siyasi tercihinin muhafazakarlık olması elbette mümkün değildir.

Sekülerlik ile İslam arasında bir ara form olarak Müslümanlara sunulan muhafazakarlık tam olarak çatırdıyor.

Özellikle de gençler zihin ve kalp ile yaşam arasındaki makasın açılmasını bir tür ikiyüzlülük olarak addediyor. Seküler bir hayat tarzım var ise, seküler bir zihin/kalp dünyam olmalı diyor.  Ya da İslami bir zihin/kalp işleyişinin İslami bir yaşama tekabül etmesi gerektiğine inanıyor.

İbre, sekülerleşmeden yana gözüküyor. Gençliğin sosyolojisi irdelendiğinde, bu hükmün doğruluğu ayan beyan ortadadır.

Ülkemizde din adına konuşan kanaat önderlerinin muhafazakar ideolojiyi kutsama ve kurtarma gayretlerini  bir kenara bırakıp, hakikat ile yüzleşmeleri gerekiyor.

Sekülerleşmeye gözlerini kapatan ya da çözüm olarak muhafazakarlığı gören kanaat önderlerinin ahiret hesabı çetin olacaktır.

Sahih İslam’ı ihya etme, İslami değerleri hayata hakim kılma mücadelesi veren tüm öncülere selam olsun!

Sende Yorumla...
Kalan karakter sayısı : 500
İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR X
Atasoy Müftüoğlu Yazdı: Kuran’ı Kerim  muhafazakarların yoğun saldırılarına uğruyor.
Atasoy Müftüoğlu Yazdı: Kuran’ı Kerim muhafazakarların yoğun saldırılarına uğruyor.
Cevdet Işık yazdı: Silah Ve Zeytin Dalı, Ortadoğu’da Şiddetin Kökenleri
Cevdet Işık yazdı: Silah Ve Zeytin Dalı, Ortadoğu’da Şiddetin Kökenleri
pendik escort kartal escort pendik escort sex hikaye kurtkoy escort