Dünya Liderlerinin Yeni Zelanda Başbakanı Jacinda Ardern’den Öğrenmesi Gereken 5 Şey

Yeni Zelanda Başbakanı Jacinda Ardern, ülkesinde iki camiye düzenlenen ve 50 kişinin hayatını kaybettiği terör saldırısının ardından sergilediği kararlı ve güçlü tavırla takdir topladı.

Dünya Liderlerinin Yeni Zelanda Başbakanı Jacinda Ardern’den Öğrenmesi Gereken 5 Şey
Dünya Liderlerinin Yeni Zelanda Başbakanı Jacinda Ardern’den Öğrenmesi Gereken 5 Şey Zehra

Yeni Zelanda Başbakanı Jacinda Ardern, ülkesinde iki camiye düzenlenen ve 50 kişinin hayatını kaybettiği terör saldırısının ardından sergilediği kararlı ve güçlü tavırla takdir topladı.

Jacinda Ardern’in, Yeni Zelanda tarihinde yaşanan en büyük terör saldırısına karşı göstermiş olduğu reaksiyon her kesimin takdirini topladı. Yarı otomatik silahları yasaklama taahhüdünden Müslüman topluluğunun ülkenin değer verilen üyeleri olduğunu ifade etmesine, saldırganın ismini ağzına almak yerine tüm enerjisini ve dikkatini kurbanlar ve aileleri için harcamasına kadar attığı her adım bir terör saldırısının ardından liderlerin nasıl davranması gerektiğini tüm dünyaya gösterdi. İşte dünya liderlerinin Jacinda Ardern’den öğrenmesi gereken 5 şey:

1. Nereden gelmiş olursa olsun terörizmi hiç vakit kaybetmeden kınadı ve lanetledi.

 

Terör saldırısının ardından Yeni Zelanda Başbakanı Ardern’in bu hain ve trajik saldırıyı lanetlemek için beklemedi, daha 24 saat dolmadan konuştu ve terör eylemi olarak andığı bu saldırıyı lanetledi. Ardern şunları dedi:

O bir terörist. O bir suçlu. O bir radikal. Ancak ben konuşurken onun ismini anmayacağım.

 

2. Kim olduklarına bakmadan terör eyleminin hedefi olan topluluk ile bir araya geldi, onlara zaman ayırdı.

Saldırının ardından Ardern’in Müslüman topluluğu kucaklaması tüm dünyadan büyük takdir topladı. Saldırıda hayatını kaybeden 50 kişinin tüm defin masraflarının hükümet tarafından karşılanacağını açıkladı. Kurbanların aileleriyle zaman geçirdi ve saygısını göstermek için aralarında bulunduğu süre içerisinde başını bir eşarp ile örttü. Parlamento konuşmasına Müslümanları selamlamak adına “esselamu aleyküm” diyerek başladı

Essalamu aleyküm, Barış sizinle olsun, Barış hepimizle olsun.

 

3. Her konuşmasında kurbanları vurguladı, saldırganı değil.

Jacinda Ardern saldırganın ismini ağzına almayı ilk andan itibaren reddetti ve diğer insanlardan da bunu yapmalarını istedi. TV’den yayınlanan konuşmasında

Benim ağzımdan Christchurch saldırganının ismini asla duyamayacaksınız. O bir terörist. O bir suçlu… Diğer insanlardan da rica ediyorum: Hayatlarını kaybeden insanların isimlerini anın, onların hayatlarını alan kişinin değil

4. Silahlanma ile ilgili olarak kararlı bir tutum sergiledi ve yasal düzenleme için ilk adımları attı.

Başbakan Ardern silah kontrol yasasının değiştirileceğini açıkladı ve kişilerin yarı otomatik tüfek sahibi olmasının yasaklanacağının sözünü verdi. Ardından Yeni Zelanda hükümetinin üst düzey yetkilileri de terör saldırısının ardından silah kontrolüne dair önlemlerin artırılacağı sözünü verdiler. İnsanlar bu kararlı tutumu ve hemen harekete geçilmesini büyük bir sevinç ve takdir ile karşıladılar

5. İnternetteki saldırgan ve tehlikeli içeriklerin tamamının kaldırılması için sosyal medyayı adres gösterdi.

Sosyal medyanın artık öne çıkması ve nötr bir platform olabileceğini hepimize göstermesi gerekiyor dedi. Binlerce insanın saldırgan tarafından sosyal medyaya yüklenen görüntüleri izlemesinin ve polisin ve yetkililerin tüm çağrılarına rağmen yaymaya devam etmesinin ardından şöyle konuştu Ardern

Bunlar yayıncı kuruluşlar, postacı değiller. Sadece kar edelim ama hiçbir sorumluluk almayalım gibi bir düşünce olamaz.

 

Son olarak Başbakan Jacinda Ardern; bu Cuma günü, Müslümanlarla dayanışma adına, 2 dakikalık saygı duruşunun ardından TV ve radyodan ‘Ezanın’ canlı yayınlanacağını duyurdu

Jacinda Ardern’in saldırı sonrası sergilediği tavır ve duruş sosyal medyada da büyük takdir topladı.

biacaip.com / Cengiz Kumrular

Sende Yorumla...
Kalan karakter sayısı : 500
İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR X
Atasoy Müftüoğlu Yazdı: Konfor/çıkar/iktidar alanına kapanmak, entelektüel özgürlükten vazgeçmek demektir.
Atasoy Müftüoğlu Yazdı: Konfor/çıkar/iktidar alanına kapanmak, entelektüel özgürlükten vazgeçmek demektir.
Cihan Aktaş yazdı: Toplumsal cinsiyet ve aile
Cihan Aktaş yazdı: Toplumsal cinsiyet ve aile