Özgün İrade Dergisi´nin, 179. Sayısı, Zulme Karşı Bir Duruş: Erdemliler ittifakı başlığıyla yayımlandı.

Özgün İrade Dergisi´nin, 179. Sayısı, Zulme Karşı Bir Duruş: Erdemliler ittifakı başlığıyla yayımlandı.

2003 yılından buyana aylık periyotla İslamcı kulvarda yayımlanan Özgün İrade Dergisi´nin 179. Sayısı ‘Erdemliler ittifakı´nı konu olarak işleyen“Zulme Karşı Bir Duruş: Erdemliler ittifakı başlığıyla yayımlandı.

Özgün İrade Dergisi´nin, 179. Sayısı, Zulme Karşı Bir Duruş: Erdemliler ittifakı başlığıyla yayımlandı.
Özgün İrade Dergisi´nin, 179. Sayısı, Zulme Karşı Bir Duruş: Erdemliler ittifakı başlığıyla yayımlandı. Zehra

Derginin ´Editörden´ yazısı:

İttifakların En Güzeli: ‘Erdemliler İttifakı´

 

Yeryüzünde zulüm o kadar yaygın ki, bunu iliklerimize kadar hissedebiliyoruz. İkili ilişkilerden tutun da ailede, toplumda, devlet-toplum ilişkilerinde zulmün oluşturduğu mazlumlardan geçilmiyor. Zalimler az ama güçlü, mazlumlar çok ama güçsüzler. Bu her yerde böyle. 325 milyon nüfuslu ABD, 150 milyonluk Rusya, 1 miyar küsurluk Çin, nüfusu 8 milyarı bulan dünyanın başına belalar…

Mazlumlar sömürülerek zayıflatılmış. İnsanlığın zengin bütün renklerini sömürü ve çatışma malzemesi olarak kullanmışlar… Doğal renklerimizle bölmüşler, siyah beyaz diye; konuştuğumuz dili çatışma noktalarına taşımışlar, Kürt Türk diye; devletlerarası yapay sınırlar çizmişler, toplumlar derin uçurumlar oluşturmuşlar… Hatta din veya dinler üzerinden bölmüşler bizi sömürü düzenlerinin devamı için… 

‘Bir tarağın dişi gibi eşit olması gereken insanlar´ ı birbirlerinin kurdu yaptılar bunlar. Emperyalist içgüdü beşeriyetin kimyasını bozdu. Tespitler çok, sorular çok…

Mazlum insanlar, mazlum milletler daha ne kadar seyirci kalacak bu olan bitene?.. Oysa 14 yüzyıl önce malı gasp edilen tekil bir olaydan hareketle doğru, yardımsever, yiğit, bilge ve alçakgönüllü ‘erdem´ sahibi kişilerin, içlerinde Hz. Peygamberinde bulunduğu bir grup el ele omuz omuza vererek mazlumun hakkını gasıplardan almışlardı. Tarihin parlak bir tablosudur bu.

Bu fıtratı temiz fazilet sahibi insanlar bu kutsal davaya öylesine inanmışlardı ki, kararlılıklarını ´´Deniz bir kıl parçasını ıslatacak kadar suya sahip oldukça, Sebir ve Hira dağları yerlerinde kaldığı müddetçe mazlumlarla birlikte bulunacaklarına ant içmişlerdi…´´

 Bugün siyasi, ekonomik, askeri ve idari kurumsal yapılarla racon kesen bu güç merkezlerine karşı örgütsel veya kurumsal olarak mazlumların, susturulmuş, aldatılmışların silkinişleri ne zaman gerçekleşecek, diye sormadan geçemiyor insan? 

Mazlumlar ne zaman yapay duvarları yıkıp, ayaklarındaki prangaları söküp yığınlarca insanların hakkı için bir ‘erdemliler ittifakı´nı oluşturacaklar?

Bugün, emperyalizmin mazlum milletler ve devletlere karşı takındığı tutum, bir Erdemliler İttifakının entelektüel ve ahlaki zeminini oluşturmanın ne denli önemli ve acil olduğunu göstermektedir bize.

Günümüz dünyası giderek daha fazla küresel egemen güçlerin, teknolojik ve finansal baskıların etkisi altına girmektedir. Bu baskılar doğal olarak bireysel ve ulusal savunmalar tarafından karşılanamamakta ve bu etkilerin artışı ise gelir dağılımı adaletsizlikleri kadar, kültürleri de baskı altına alan bir küresel adaletsizliklere yol açmaktadır. Bu adaletsizliklere karşı mücadelelerin bireysel ve yerel aktörler tarafından verilemeyeceği ise oldukça açık.

Bu nedenle, etkisini giderek artıran küresel zulme karşı yerel savunma güçlerinin daha geniş ve etkin ittifaklar oluşturması gerekmektedir. Geleneksel direniş yöntemleri yanında, bunları da dikkate alan ama daha geniş ağların oluşturduğu bir mücadele ile insanlığı tehdit eden zorbalıklara karşı etkin pratikler geliştirilmelidir. 

Düşünsel, iktisadi, kültürel ve dinî bileşenlerin hangi asgari müştereklerde bir araya gelecekleri, nasıl bir toplumsal tahayyülden yola çıkacakları ve yürütecekleri mücadele pratiklerine dair ilkeler, Resulullah´ın hılful fudul ve Medine Sözleşmesi tecrübelerinden çıkarılabileceği gibi, günümüzde de farklı mücadele pratiklerinden bahsedilebilir. Sözgelimi Gandi´nin, Aliya´nın, Zapatistaların ve özgürleşme teolojistlerinin pratiklerinden de yararlanılabilir. Temel ve asgari erdeme dair ilkeler üzerinde hakkı ve adaleti talep eden mücadele ittifakları ve sözleşmeleri gerçekleştirilebilir. Küresel egemenliğe karşı zulme ve adaletsizliklere itirazın ve isyanın farklı bileşkeleri vücuda getirilebilir. Her an yeni bir kılıkla karşımıza çıkan kapitalizme karşı düşüncelerimiz kadar mücadele pratiklerimiz de yenilenebilir. Küresel egemenliğin ağlarına karşı mücadeleler için de farklı mücadele ağları oluşturulabilir.

‘İnsanların üzerinde ittifak edecekleri hususların, ayrı düşün ve tutumlardan daha fazla olduğu gerçeği dikkate alınırsa, örgütlü ve sistematik adımlarla bir hareket tarzı nasıl geliştirilebilir? sorusu dergimizin bu ayki konusunu teşkil etti.  (Tarihsel örneklerden hareketle) bunun teorik ve pratik alt yapısı nelerdir, nasıl güncellenebilir, ne şekilde pratize edilebilir gibi hususları ‘´erdemliler ittifakı´´ başlığında yanıtlarını bulmaya çalıştık.

Çok çeşitli alanlarda yapay bölünmelerle karşı karşıya kalan beşeriyetin kurulan tuzaklara bu tür ittifaklarla karşı koyabileceği tartışılmaz bir gerçekliktir.

İlkesiz siyasi amaçlarla yapılan ittifaklardan bahsetmiyoruz; derdimiz sadece ve sadece ‘insani´ amaçlar için gerekliliği zorunlu olan ‘erdemliler ittifakı´nın tarihin bir köşesinde kalmadığını konuşmak, tartışmak, dahası bu yönde adımlar atmak…

Büyük balık küçük balığı yememeli artık,

Şimdi bu yığınlarca mazlumlar, kimsesizlerin, çaresizlerin, yoksulların, zayıfların, analarından hür doğanları köleleştirilmeye çalışanların yakasından tutacak, hesabını soracak adalet savaşçıları olamazlar mı?   

Haberduruş

Sende Yorumla...
Kalan karakter sayısı : 500
İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR X
Akif Emre merhum yazmıştı: Ramazan'da Paradigmaya kafa tutan simitçi
Akif Emre merhum yazmıştı: Ramazan'da Paradigmaya kafa tutan simitçi
Türkiye’de Haccac Ali’nin ‘Seküler Aklın Haritası’ kitabı okundu, okunuyor…
Türkiye’de Haccac Ali’nin ‘Seküler Aklın Haritası’ kitabı okundu, okunuyor…
pendik escort kartal escort pendik escort sex hikaye