Gülden Sönmez: Mavi Marmara anlaşmasının gizli maddeleri kabul edilemez, hükümet susmasın

Türkiye ile İsrail arasında 2016 yılında imzalanan Mavi Marmara anlaşmasının gizli maddeleri ortaya çıktı. Mavi Marmara davası avukatlarından Gülden Sönmez, Meclis'e sunulan anlaşmadan daha ağır şartlar ileri süren bu gizli maddelerle ilgili hükümeti kamuoyunu bilgilendirmeye davet etti

Gülden Sönmez: Mavi Marmara anlaşmasının gizli maddeleri kabul edilemez, hükümet susmasın
Gülden Sönmez: Mavi Marmara anlaşmasının gizli maddeleri kabul edilemez, hükümet susmasın Zehra

Türkiye ile İsrail arasında imzalanan Mavi Marmara anlaşmasının tam metni yayınlandı. Belgeye göre anlaşmada gizli maddeler olduğu ortaya çıktı.

Mavi Marmara davası avukatlarından aktivist Gülden Sönmez, Türkiye hükümetince yalanlanmamış gizli maddelerin içerik ve usül açısından kabul edilemez olduğunu söyledi.

Mavi Marmara gemisi yolcularından da olan avukat Gülden Sönmez'in twitter hesabından 20 madde olarak sıraladı açıklamaları şöyle:

Türkiye -İsrail arasında Mavi Marmara ile ilgili anlaşmanın Gizli Maddeleri konusuna dair çokça gelen sorulara ve yorumlara binaen bazı teknik bilgileri verme gereği hasıl olmuştur. Şöyle ki;

İsrail Hukuk Merkezi (ILC) adlı Tel Aviv merkezli bir sivil (!) toplum örgütü, Mavi Marmara dosyasının görüldüğü Uluslararası Ceza Mahkemesi'ne, 28 Haziran 2016'da İsrail ve Türkiye arasında imzalanan anlaşmanın tam metni olduğunu iddia ettiği bir belge gönderdi.

Metinde, daha önce ne İsrail ne de Türkiye tarafından kamuya açıklanan ek maddeler yer alıyor. ILC'nin resmi anlaşma metni olarak Uluslararası Ceza Mahkemesi'ne (UCM) sunduğu belgede, kamuoyuna açıklanan 6 maddenin yanı sıra, şu 5 madde var:

Gizli Madde 1: Türk hükümeti, filo olayına dair Türkiye'de süren tüm ulusal yasal işlemlerin hızlı şekilde sonlandırılması için çalışacak. Her şekilde, anlaşmanın yürürlüğe girmesiyle, filo olayına dair Türkiyede süren her yasal işlem,ulusal yetkili mahkemelerde sonlandırılacak

Gizli Madde 2 : İsrail ve Türkiye, anlaşmanın yürürlüğe girmesinin ardından her bir ülkenin, vatandaşları yaptığı olayla alakalı suç duyurularını incelemek ve uygun olduğunda dava açmak için özel yargı yetkilerine sahip olması konusunda anlaşmıştır.

Gizli Madde 3

Gizli Madde 4: İsrail, Türkiye ile Gazze şeridindeki nüfusun yararlanacağı projelerde işbirliği yapmaktan memnuniyet duyacaktır. Bu maksatla, aşağıdakiler üzerinde anlaşmışlardır:

Gizli Madde 5: İsrail ve Türkiye, 22.3.2013'de varılan uzlaşmanın, 28.6.2016'da imzalanan anlaşmanın ve bu ekte belirtilen düzenlemelerin,filo olayı ve sonrasında ortaya çıkan gelişmeler ve sonuçlarıyla alakalı süren tüm sorunları kapsadığı ve hepsini sonlandırdığı kabul edilir

iki gündür haberlere kaynaklık eden BBC Türkçe’nin haberine göre; bu metnin ve ek maddelerin doğruluğunu teyit amaçlı Türkiye ve İsrail Dışişleri Bakanlığı yetkilileri, sorulara yanıt vermemeyi ve yorum yapmamayı tercih etmiş.

BBC Türkçe'nin konuyla ilgili kaynak haberine göre BBC'nin ulaştığı, dönemin TBMM Dışişleri Komisyonu'ndaki AK Partili bir vekil, konuyla ilgili görüşme taleplerine haberin yazıldığı tarihe kadar dönüş yapmamış.

TBMM'ye getirilen anlaşmanın gerekçesi olarak, 22 Mart 2013'te yapılan telefon görüşmesinde Netanyahu ile Türkiye Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ın tazminat ve Gazze'ye insani yardım konularında vardığı mutabakat gösterildi. Buna göre gerekçe şöyleydi:

"Netanyahu, söz konusu görüşmede ayrıca sivil halkın kullanacağı malların Gazze'ye girişine ilişkin kısıtlamaların kaldırıldığını ve Filistin topraklarındaki insani koşulların iyileştirilmesi için birlikte çalışmaya hazır olduklarını beyan etmiştir."

Ama İsrail tarafının resmi web sitesinde haberler bu şekilde yer almadı. 22 Mart 2013 tarihinde arkaplanda ne konuşulduğunu biz bilmesek te şehit yakınları bilmese de ortada bir gerçek var ki her iki tarafın resmi yayınları birbiriyle çelişiyordu.

Nihai hedefini "terörle mücadele ve dünyanın her yerindeki Yahudilerin haklarını koruma" olarak belirten sözde İsrail NGOsu, 31.1.2019'da, Türkiye ile İsrail arasında imzalanan anlaşmanın tam metni olduğunu iddia ettiği belgeyi UCM'ye ileterek dava açılmamasını talep etti.

Sadece BBC değil, herkes ve bizler de İsrailin sunduğu bu metni ilk kez İsrail, UCM’ye sununca gördük. İçerik olarak ise gerçekten TBMM ‘den geçen anlaşmanın dışında Mavi Marmara için de Türkiye için de birçok açıdan çok çok daha ağır bir içerik taşıdığı aşikardır.

TBMM’den geçen anlaşma da hukuka ve Türkiye anayasasına aykırı bir anlaşma idi. Tarafımızca kabul edilmemiştir ve edilemez. Buna dair her türlü itirazımız ve yine bu anlaşmaya dayanarak düşürülen davalarımızla ilgili itiraz ve temyiz süreçlerimiz devam etmektedir.

İsrail tarafından sunulan, gerçek olup olmadığını bilmediğimiz, hala Türkiye Hükümetince yalanlanmamış olan Gizli Maddeler eğer gerçekse,ne usul açısından ne de içerik açısından kabul edilemez.Elbette bir uluslararası sözleşme ancak TBMM den geçerek kabul edilip onaylanabilir

Eğer bu bilgiler TBMM’den gizlenmişse, TBMM üyelerinin ve yetkili ilgili tüm mercilerin kamuoyuna bu durumu izah etmesi ve gereğini yapması gerekir. Hatırlatmak isterim ki bu sadece Mavi Marmara meselesi de sadece Filistin meselesi de değildir.

Unutulmasın ki aynı gece ve aynı gerekçeyle İskenderun’da İsrail silahları kullanılarak (mahkemece sabit) yapılan saldırıda 6 TSK askeri şehit olmuştur.Böyle bir anlaşmanın var olup olmadığı ve var ise içeriği ile ilgili gerekeni yapmak Türkiye için devlet meselesi olsa gerek

Her yönüyle halkın ve şehit ailelerinin açıkça bilgilendirilmesi en doğal haklarıdır. Gizli yada açık İsraille yapılan anlaşmalar feshedilmeli, Türkiye'de suçluların yargılanması, Gazze ablukasının kaldırılması imkanlarının önündeki engeller kaldırılmalıdır.

Vesselam

Sende Yorumla...
Kalan karakter sayısı : 500
İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR X
KONDA raporu: Son 10 yılda kendini ‘dindar muhafazakar’ olarak nitelendiren gençlerin oranı yarıya düştü..
KONDA raporu: Son 10 yılda kendini ‘dindar muhafazakar’ olarak nitelendiren gençlerin oranı yarıya düştü..
Atasoy Müftüoğlu Yazdı: Entelektüel Bir Direniş Gerçekleştirmek Zorundayız...
Atasoy Müftüoğlu Yazdı: Entelektüel Bir Direniş Gerçekleştirmek Zorundayız...