Yasemen Çoban: Hz.Fatıma çağımızda yaşasaydı nasıl yaşardı ve çağımızda ki Hz. Fatıma örnekleri...

Yasemen Çoban: Hz.Fatıma çağımızda yaşasaydı nasıl yaşardı ve çağımızda ki Hz. Fatıma örnekleri...

Selam olsun senin doğduğun güne, öldüğün güne ve diriltileceğin güne…Senden şefaat bekliyoruz…. Sen bizim kız kardeşimiz, ablamız, annemizsin… Bizi hayatınla müjdeledin… Yaşamınla onurlandırdın… Mesajınla yol göstericimiz oldun…

Yasemen Çoban: Hz.Fatıma çağımızda yaşasaydı nasıl yaşardı ve çağımızda ki Hz. Fatıma örnekleri...
Yasemen Çoban: Hz.Fatıma çağımızda yaşasaydı nasıl yaşardı ve çağımızda ki Hz. Fatıma örnekleri... Zehra

Hz.Fatıma (a.s) doğumunun öncelikle her yaştan kız kardeşlerime,  kendime, beyefendilere ve tüm insanlığa mübarek olmasını diliyorum…

Selam olsun senin doğduğun güne,  öldüğün güne ve diriltileceğin güne…Senden şefaat bekliyoruz…. Sen bizim kız kardeşimiz, ablamız, annemizsin… Bizi hayatınla müjdeledin… Yaşamınla onurlandırdın… Mesajınla yol göstericimiz oldun… Seni seviyor, senin takipçin olmaktan övünç duyuyoruz. Dünya kadınlarının mücadelesini ve Dünya kadınlar gününü asla hafife almıyoruz ama hiç bir kadın ve hiç bir kadınlar günü senin bize bahşettiğin hakları yeterince veremez, bizi senin kadar onurlandıramaz…

Hz.Fatıma herkese, her yaştan insana, kadına, erkeğe, gence,  yaşlıya, çocuğa öyle  güzellikler bıraktı ki 1400 yıldır anlatılıyor. Dünya durdukça da anlatılacak.. Bizler Fatıma’yla ilgili okumaktan,  dinlemekten, konuşmaktan, anlatmaktan hiç bıkmıyor,  usanmıyor ve  her defasında heyecanlanıyoruz… Hz.Fatıma’nın hayatı tıpkı kainatın efendisi babası, Hz.Muhammed Mustafa (s.a.a) gibi doğumundan vefat ettiği güne kadar kayıtlara geçmiş ve bizlere ulaşmış hamdolsun. 

Doğumu, vefatı,  çocukluğu,  genç kızlığı, evlenmesi, eş olması, anne olması, aldığı eğitim, yaptığı işler, hakkında inen ayetler, hakkında söylenmiş hadisler, siyasi duruşu tarihi kaynaklara bir iki farklı görüşle de olsa geçmiş,  kayıt altına alınmış. Bu İslam alemi için önemli ama biz kadınlar için çok daha değerli… Güçsüzler katagorisine alınıp, haklarının gasp edildiği, yüzyıllar sonra bile, şeytan mı, cin mi, cadı mı,  insan mı  tartışmalarının olduğu dönemlerden geçen kadınlar izzeti, şerefi, insan haklarını, kadın haklarını ve  adaleti  Hz.Fatıma’nın şahsında tekrar buldular… Bu manada Hz.Fatıma tüm insanlık için fevkalade bir örnektir ama kadınlar için vazgeçilmez bir modeldir.

Aslında çağlar üstü bir kadın olduğunun da bir göstergesi bu… İslami kavramla söyleyecek olursak Seyyidetül Nisa ulalemin’dir Hz.Fatıma… Hatta bir mucize denebilir Hz.Fatıma için... İnsan hakları konusunda, insanlık tarihinde zamanla  ilerleme olduğu  kabul edilir. Fakat bizler 21. yy’da bile Hz.Fatıma’nın ortaçağda  sahip olduğu özgürlüklere, haklara hala ulaşabilmiş değiliz.

Bunun en temel sebebi Hz. Fatıma’yı Fatıma yapan iki önemli erkeğin yanında olmasıdır. Biri Babası Hz. Muhammed  Mustafa (s.a.a) diğer eşi  Hz. Ali. Hz.Fatıma ile ilgili bize aktarılan  rivayetlerin çoğunun evli olduğu döneme ait olduğunu  görüyoruz ve aynı zamanda  kamusal alanda geçen,  kamunun şahit olduğu bir hayat.

Alimler, akademisyenler, yazarlar, sivil toplum kuruluşlarının bu konunun üstünde düşünmesi gerekir… Özellikle gençlerimiz çağın da getirdiği değişimle farklı ideolojilere, farklı düşüncelere hatta farklı inançlara  kayabiliyorlar. Oysa Hz.Fatıma’nın hayatı tüm bu güzellikleriyle bilinse, tanınsa sanırım çok daha iyi durumda olacağız.

 Hz.Fatıma’nın nasıl özgür biri olduğu, hitabetinin nasıl güçlü olduğu, kendi kararlarını nasıl özgürce verdiğini, sosyal hayatın içinde nasıl güçlü bir şeklide  yer aldığını, kendisindeki yüksek özgüveni, kendini ifade etme şeklini, bilgi ve kültürünü  vb. sadece Allah karşısında boyun eğdiğini gençler bilse, zihinlerinde büyük oranda ideolojiler,  inançlar, düşünceler sorgulanır…

 Tüm bunların yanında sanırım en üzücü olan kadın konusunda ki uygulamalar dolayısıyle Müslümanların sürekli eleştirildiği  ve aşılamayan badirelerin önlerine konulduğu gerçeği. Hz.Fatıma gibi bir kadın var önümüzde ve biz bu ağır eleştirileri alıyoruz..  Ne acı bir ironidir bu! Kendi değerimizin farkında olmadığımız için işimiz çok zor gerçekten. Çağın sorunlarına uygun projeler, yeni çözümler üretmeliyiz… Daha doğrusu bunu sorun olarak görmeliyiz…Neslimiz için geleceğimiz için…

Hz.Fatıma “iyi”lik timsali bir kadındı. Diğergam, elindekini avucundakini çevresindekilere paylaşan, tek derdi iyilik yapmak olan, her an yardıma koşan, eşine çocuklarına, akrabalarına, tanıdığına tanımadığına iyilik yapan biriydi…

Çağını tanıyan, yaşadığı çağda olup biten olaylardan, üretilen düşüncelerden, kültürden gelenekten haberdardı.  Şimdi biz Hz.Fatıma’ya nasıl benzeriz ona bakmalıyız, onu düşünmeli hayata geçirmeliyiz..

Hz.Fatıma’nın kendisi,  evi, ailesi “iyilik üretme” merkezi  idi….

Hz.Fatıma’yı her yönüyle  model olan biri:

* Annesine babasına, eşine, çocukların ve çevresine zorluk çıkaran,  sorun değil, çözüm üreten, her şeyi kolaylaştıran  biri olurdu…

*Sorumluklarının bilincinde olur kimseden beklentisi olmazdı

*Sorumluluklarını önceler ama haklarını da savunmaya devam ederdi

*Kendisine ait görevleri hakkıyla yapar, biri geriden gelip arkasından toparlamazdı.                        

Hz.Fatıma’nın  evlat olarak, eş olarak, anne olarak, toplumsal sorumluluğunun bilincinde biri olarak, insan olarak üstlendiği işlerden, ürettiklerine veya geriye bıraktıklarına bakıldığında, sadece Müslümanlar değil tüm insanlığın hayran kaldığı, tebrik edeceği, takdir ve teşekkürle anacağı bir insan olduğunu görüyoruz. Öldükten sonra hayırla yad edilmek istiyorsak yaşarken teşekkür ve takdir edilecek işler/ ameller yapmalıyız.                                                                                                                                                               

*Çağında yaşanan olaylara bigane/sorumsuz davranmazdı. Sadece Müslümanların sorunlarıyla değil tüm insanlığın sorunlarıyla ilgilenirdi-                                                                                              

*Çağında ki gelişmeleri yakinen ve  ciddiyete  takip ederdi.

Örneğin; Medine devletine pek de yakın olmayan Bizans imparatorluğunda ki  cenazelerin tabuta konulduğunu ve tabutla mezarlığa taşındığını öğreniyor  bunun cenazeye daha saygılı bir davranış olduğunu ve vasiyetinde de tabuta konulmasını istiyor.

*Kendisini en iyi şeklide yetiştirirdi. Yeteneklerine göre eğitim alırdı. Ve aldığı eğitimi hayatında uygulama çabası içinde olurdu. Çalışacağı alanlarda en iyi olmayı öğrenir, yapacağı işin en iyisini yapardı.

*Eş olarak kocasının gücünün yetmediği kocasını üzüntüye sevk edecek isteklerde bulunmaz, eşinin psikolojisini düşünür, ailenin selametine dikkat ederdi. 

*Hz.Fatıma bugün yaşasaydı anne olarak evine huzur ve sükunet yaymaya çalışırdı. Stres oluşturmazdı. Ufak tefek sorunları büyütüp ailede huzursuzluğa sebebiyet vermezdi. Evi huzur mekanı yapmak için üzerine düşeni yapardı.

Biraz da çağımızda Hz.Fatıma örneklerinden bahsetmek istiyorum. Biz inanlar olarak  Hz. Fatıma’yı  bazen farkında olarak bazen de farkında olmayarak örnek alıyoruz ama bunu şuurlu yaparsak, Hz.Fatıma hakkında  daha çok bilgilenmeye  ve O’na daha çok benzemeye çalışırız.. 

Çünkü  bizlere aktarılan bilgilerde  sanki Hz.Fatıma bir melek idi O bir huri idi , biz onun gibi yaşayamayız düşüncesi var. Evet Hz.Fatıma muhlis bir kişi idi, amellerini sadece Allah rızası için yapardı ve dünyada cennetle müjdelenmiş kadındı. Bizden bu manada farklı idi. Ama sonuçta biz insanlara örnek olan, bizim gibi topraktan, sudan yaratılmış bir insandı. Dünyada yaşadı, bizim sıkıntılarımıza benzer, daha acısını, daha zorunu yaşadı… İnsan olarak ağladı, üzüldü, sevindi, heyecanlandı, evlendi, çocuk doğurdu vb. Ama çevresine, yaşadığı döneme, yeryüzüne “iyi insan” olmaya, “iyilik ve hayır” üretmeye, elinden dilinden “iyilikten” başka bir şey yayılmayan ve kendisini ve ailesini insanlığın kurtuluşuna adayan biri oldu.

Biz kadınlar ve erkekler genellikle bir araya geldiğimizde maalesef sorunlarımıza çözüm bulmaktan ziyade hayatımızdan şikayet ediyoruz. Yaptığımız hayırlı ve güzel işleri paylaşmaktan ziyade çoğu zaman  kendimizin vesveselerle ürettiği çok da önemli olmayan sorunları konuşuyor kendimizi ve çevremizdekileri meşgul ediyoruz. Gerçekten bu durum yıllarca sürüyor. Ya  gençliğimizde çektiğimiz acılardan, yaşadığımız mutsuzluklardan ya da gelecekte olmasını istediğimiz arzularımızdan söz edip mutsuzluklarımızı bir kat daha arttırıyoruz. 

Oysa aramızda iyilik yapan ve iyilik yayan o kadar çok Hz.Fatıma takipçileri var ki…

Örneğin:

* 60 yaşlarda Semaıl Şeren hanım kitap yazmış. Şemaıl hanım yılarca gördüğü, duyduğu bilgileri, kadın hikayelerini  kitaba dönüştürmüş. Yaşanan güzellikleri ya da acıları unutulmayıp, kulak arkası yapmayıp  genç nesillere örnek olması için yazarak, yaşadığı çağa tanıklık etmiş.   Semaıl hanımla ilgili size kısaca bilgi vermek isterim. Çünkü çok ilginç bir hayatı var… Semaıl hanım  9 yaşında okuma yazama öğrenebiliyor, yani okul ve eğitim hayatı yok..Ama kitap okumayı çok seviyor sürekli  kitap okuyor, çevresine kitap hediye ediyor hatta köye giderken çobana kadar kitap götürüyor fakat yazmasını hiç geliştirmiyor. Çok iyi bir okur ama yazamıyor.  Bunu kendisi için bir eksiklik olarak görmüyor.  Her şeye  rağmen kitabını yazdırmak, bastırmak için ciddi maddi manevi mücadele vererek “Mutfaksız Kadınlar” ismindeki kitabını çıkarıyor…

7 evladı var hepsini  de evlendirmiş… Sanırım 10’nun üzerinde de torunu var…

*Hattat Vildan Eryiğit hanım.  40 yaşında hat sanatına başlamış. Şimdilerde 50 yaşlarına yaklaşıyor yazdığı hat yazmaya devam ediyor. Son konuştuğumuzda 3 arkadaş bir atölye açmışlar. Kurs verip hat sanatını yaygınlaştırılmasına katkı sunacaklar. Bu arada 3 erkek evlat büyütmüş. İkisini evlendirmiş.                                                                                                                                                   * 67 yaşında  Zeynep Sevindik hanım. Belki burada tanıyanlar bile vardır. Çünkü eli bir çok insan dokunmuştur… İnci boncuklardan kolyeler, bilezikler  yaparak yetim okutuyor.

Kermeslere kolyeler küpeler yapıyor, hastalara, yaşlılara yardımcı oluyor. Maddi imkanı olmayan evlenecek gençlere yardım topluyor. İlim öğrenmek için derslere katılıyor.  Öğrendiklerini  sohbet olarak aktarıyor…  

*  Mine hanım takdiri ilahi eşiyle anlaşamadı boşandı. Üç çocuğu küçüktü, babalarından bir kuruş almadan kendisi kah çocuk baktı, kah aşçılık yaptı o çocukları ailesinin yardımlarıyla büyüttü okuttu. İkisini evlendirdi… Çevresindekilere yük olmadı, şikayet etmedi, kimseyi rahatsız etmedi, hayatını kendi çabalarıyla sürdürüyor. Halen aşçılık yapıyor.                                                                                                                                                          

* Mürüvvet ve Gülay hanım Otistik çocuklarıyla ilgileniyor, eğitim aldırıyor onları hayatta yalnız kaldıklarında kendi becerilerini kazanması için canla başla çalışıyorlar.Adeta hayatlarını çocuklarına adamışlar..

*Gülhan hanım iki görme engelli çocuğunu bin bir zorlukla okutmaya çalışıyor.

 *Tuba hanım 40 yaşından sonra şifa masajı kurslarına gitti. İnsanlara bedensel olarak masaj yaparken manevi terapi de yapıyor, aynı zamanda ailesine ekonomik katkı da bulunuyor. Yine aynı arkadaşım sokakta kağıt toplayanlara yemek pişiriyor. Yaşadıkları yere götürüp onlara ikram ediyor.

*Zehra hanım evde çöpleri ayrıştırıyor. Kağıtları, plastikleri ayırarak kağıt toplayanlara ve  ülke ekonomisine katkı olsun diye dikkat  ediyorum diyor. Elindekiyle yetinmeyi şiar edinmiş  sade yaşamaya dikkat eden ve en asgari tüketimi yapan bir hanım aynı zamanda.

*Betül hanım  evde çocuk bakıp hem ailesine maddi katkı sunarken çocuğa belki en yakınından daha çok sevgi, merhamet göstererek topluma iyilik bırakmayı umut ediyor.

* Yasemin hanım 30 yıldır Kura’n üzerine çalışmalar yapıyor. Tefsir dersi veriyor. Binlerce insana faydası olmuştur… Maddi hiçbir karşılık almadan .

*Bir çok arkadaşım öğrencilere  burs vererek onlara öğrencilik yıllarının zorluklarına bir nebze de olsa  yardımcı ediyor.

*Sakine hanım rahmetli eşiyle beraber  yıllarca çalıştılar,  torunlarına baktı, akrabalar arası ilişkiyi sürdürmek için büyük mücadele veriyor, yaşlı annesin bakımını üstleniyor, çevresinden yardıma çağırıldığı zaman hemen yardıma koşuyor. Bu bazen yemek yapmak bazen cenaze yıkmak oluyor. Benim de rahmetli  annemin cenazesini yıkamıştı..Allah razı olsun diyorum huzurunuzda…

* Nesrin hanım  evinde torununa bakıyor. Akşamları yemek hazırlayıp kızının ve damadının hayatını kolaylaştırıyor…

*Evinde elişi yapan, tarhana, reçel yaparak ailesine maddi katkıda bulunan, çocuklarına hayatta helal rızık mücadelesinde örnek olan onlarca kadın/anne tanıyorum…

* Hatice hanım küçük bir ilçede yaşıyor ama aklı, gönlü, fikri sınır tanımıyor, olanları takip etmekte. Ülkesinde ve dünyanın başka ülkelerinde olup bitenlerden haberdar. Doğruyu, iyiyi, güzeli bulmak için araştırmada, okumakta eleştirmekte... Ezbere konuşmamakta…Oturup konuştuğunuzda dağarcığının dolu olduğu hemen fark ediliyor...

*Dışarıda çalışıp eve gelince de ev işlerini ve sorumluluklarını yüksek özveriyle kotaran onlarca arkadaşımın Hz.Fatıma’nın eli üzerine olması diliyorum…

*Hz.Fatıma deyince yüreği titreyen, konferanslar veren, gençlerin ayağına gidip hizmet eden, gençlere, kadınlara farkındalık kazansın, kendilerine, topluma  faydalı olsunlar diye çırpınan can dostlarım var…Şeyma hanım Gülcan hanım gibi.

*Hz.Fatıma sevgisinden yola çıkarak kitap yazan Gülenay Pınarbaşı’nı  anmadan geçmeyeyim.

*Hayatıyla Hz.Fatıma’yı bize hatırlatan Yazar Ayla Ağabegüm hocamızı saygıyla anıyorum…

*Çevremde derneklerde vakıflarda gönüllü, maddi beklenti içinde olmayan yüzlerce arkadaşım topluma iyilik, güzellik yayılsın diye bir kuruş karşılık beklemeden canı gönülden çalışıyorlar.

Hz.Fatıma gibi  iyilik üreten/yayan bir kaç beyefendiden de örnek vereyim.

*Ömer bey bir şirketin muhasebe müdürü. Boş vakitlerinde  çok güzel çiçek saksıları yapıyor. Eşe dosta hediye veriyor. Hediyeleriyle çevresine iyilik mutluluk yayıyor.

*Ahmet bey kayınvalidesi vefat edince iki baldızını yanına aldı büyüttü, okuttu evlendirdi. Onlara babalık etti. Topluma iki değer kazandırdı.

*Abdullah bey kayınvalidesine ve kayınbabasına yaşlılığında büyük hizmetler etti. Hatta hastalıklarında sırtında taşıdı.

*Muhammed bey 4 yıl yüksek ihtisas yapan, sabahın erken saatlerinde evden çıkıp akşam dönen eşine, her konuda yardımcı olmuş. Hatta yemek, temizlik, çocuk bakımının tamamına yakını üstlenmiş.

Ve genel olarak beyefendi kardeşlerimiz evlerine, ailelerine helal kazanç götürmek için gün boyu bin bir mücadele içindeler. Hepsi bizim için saygı duyulacak değerlerlilerimiz. Allah sayılarını artırsın.

Burada anlatamadığım dünyanın bir çok ülkesinde yetenekleri ölçüsünde Hz.Fatıma’yı kendisine mihenk taşı,  topluma, insanlığa “iyilik” bırakma çabasını  ilke edinen milyonlarca kadın, erkek var hamdolsun…Umutsuz değiliz…

Özetle, Hz.Fatıma da bizim gibi hayatın zorluklarını yaşayan ama zorluklara takılıp hayatını bedbaht eden ve çevresine sorun yayan biri değildi. Fatma başka bir alemde yaşamadı. O’da bizim gibi yeryüzünde yaşadı… Fatıma bize uzak değil… Hz.Fatıma’yı kendimize yakınlaştıralım, kendimizi  Fatıma’ya yakınlaştıralım feyiz alalım,ilham alalım hayatımızı kolaylaştıralım…

Sonuçta Allah hepimize bir ömür biçmiş. Bu ömrü Hz. Fatıma gibi hayırlı, faydalı, iyi davranışlar/ameller olarak kendimize, ailemize, topluma, insanlığa bir iyilik bırakarak bitirmek var.  Ya da hayatı, kendimize çevremize zehir edip, stres, mutsuzluk, huzursuzluk yayarak sonlandırmak var.   Kura’n-ı Kerim hem Hz.Fatıma’ya hem bize takvalı/iyi insan olmamızı önermiş/tavsiye etmiş hatta emir etmiş… Hz.Fatıma bu emre canı gönülden uymuş. O kadar Allah’a itaat etmiş ki dünyada ihlasa erdirilmiş, muhlis olmuş  cennetle müjdelenmiş ( İnsan suresi 7-12) …

Hz.Fatıma ve ailesi yeryüzüne iyilik ve güzellikten başka bir şey bırakmadılar. Bizler de kadın erkek fark etmez Fatıma’yı örnek alalım. Hayattaki mücadelemiz “iyi” insan olup “iyilik” bırakmak olsun. Hz.Fatıma’nın izini sürmeye, devam diyorum.

Not: Bu yazı Avcılar Barış Manço Kültür Merkezi’nde Hz.Fatıma’nın doğum günü programında yapılan konuşmadan hazırlanmıştır.

Sende Yorumla...
Kalan karakter sayısı : 500
İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR X
Akif Emre merhum yazmıştı: Ramazan'da Paradigmaya kafa tutan simitçi
Akif Emre merhum yazmıştı: Ramazan'da Paradigmaya kafa tutan simitçi
Türkiye’de Haccac Ali’nin ‘Seküler Aklın Haritası’ kitabı okundu, okunuyor…
Türkiye’de Haccac Ali’nin ‘Seküler Aklın Haritası’ kitabı okundu, okunuyor…
pendik escort kartal escort pendik escort sex hikaye