Ummu Kevser Yazdı: Hepimiz ‘Meryem’iz

Kudüslü Meryem’i Siyonist işgalcinin küstahlığına karşı yalnız bırakma. Direnişini destekle, maneviyatını yükselt, ona destek olanları destekle, acılarını hafiflet, onun toprağıyla kutsal mekânlarındaki hakkını destekle…

Ummu Kevser  Yazdı: Hepimiz ‘Meryem’iz
Ummu Kevser  Yazdı: Hepimiz ‘Meryem’iz Zehra

Allah’u Teala Hz. Meryem’in dili üzerine şöyle buyurmaktadır:

“Keşke bu durum başıma gelmeden önce ölseydim de unutulup gitseydim!”

Bunlar acı dolu ifadeler. Bu ifadeler, Hz. Meryem’in o gün çektiği sıkıntı ve zorlukların boyutunu yansıtıyor. Yaşadığı sıkıntıların boyutunu; karşılaşacağı acıların, zorlukların ve sınavın hacmini gösteriyor. Hz. Meryem’in söylediği bu ağır ifadeler, içini dolduran ve kemiren korku ve endişeleri yansıtıyordu. Kendisini bekleyen ve çocukların saçlarını bile ağartacak türden ürkütücü gelişmeleri ve bu gelişmeler karşısında Allan’ın gücünden başka gücü ve kuvveti olmayan ve tek başına olan bu şahsiyetin karşılaşacağı “ah”ları dile getiriyordu.

Onun ne yardımcısı ne dayağı ne de karşılaşacağı sıkıntıları hafifletecek bir yakını vardı. Bu sözler, sahip olduğu derin bir hüznün ifadesiydi.

O iffetli ve tahireydi. Salih bir evin çocuğuydu. Bu ev güzelliği, temizliği ve şerefiyle tanınıyordu. O vaktini ve çabasını, ibadet ve itaat için nezretmiş onurlu bir kadındı.

Bugün de onun gibi olan Kudüslü kadınlar (Meryemler) azgın işgalin altında her türlü zulme maruz kalmaktadırlar. Dünkü Meryem alay konusu olmuşsa, saldırıya uğramışsa, haksız yere suçlanmışsa ve buna rağmen batıla karşı sabredip direniş göstermişse, bugünkü Kudüslü Meryem de iki acıyı birlikte yaşıyor.

Sabır ve direnişi Hz. Meryem’in pak ve temiz siretinden alıyor. Bugünkü Meryem kutsal mekânlara olan sevgi ve alakasını sosyal medyada paylaşınca işgalci onu tutukluyor, işkence ediyor, haksız ve yersiz suçlamalarda bulunarak insanları işgale karşı tahrik ettiğini iddia ediyor. Bir adım daha ileri gidip Mescidi Aksa’yı savunmaya kalkışırsa bu kez saldırıya uğruyor, azarlanıyor, onuru çiğnenmek isteniyor ve ağır baskı görüyor.

Kudüslü Meryem’i Siyonist işgalcinin küstahlığına karşı yalnız bırakma. Direnişini destekle, maneviyatını yükselt, ona destek olanları destekle, acılarını hafiflet, onun toprağıyla kutsal mekânlarındaki hakkını destekle…

O, kahraman Kudüs kadınıdır… Bu kadın, işgalciye karşı savaşta herkesin ortak olduğunun bilincindedir. Bu konuda kadın da erkek kadar sorumludur; ikisi bu sorumlulukta eşittir. O, işgalcinin zulüm ve kibrine karşı cesaretle karşı koyan kişidir. Bütün dünyaya mesajını ulaştırmakta; işgalcinin kendisine ve kutsal mekânlarına karşı yaptığı zulümleri, saldırı ve cinayetlerini deşifre etmektedir.

Ey Müslüman! Senin akidenin bir parçası olanı (Aksa’yı) savunan kişidir. Bununla üzerindeki zillet ve aşağılanmayı kaldırmak istiyor ki sen yardım edesin. İşte bugün (Aksa) en alçakça ve aşağılık saldırılara maruz kalmaktadır. Bu saldırılar onun tahirliğini, iffetini ve kutsiyetini hedef almaktadır. Siyonist yerleşimciler avlusunu ihlal etmekte, kirletmekte, değerini düşürmekte, konumunu zayıflatmaktadırlar.

İşgalci Kudüs’ün Meryemlerinin burada bulunmalarını engelliyor. Hâlbuki birkaç adım ötededir burası. Haklarını korumakta ısrar ederse bu kez işgalci onu kalbinin aydınlığı olan bu mekândan haksız yere uzaklaştırmakta, onu burada namaz kılmaktan mahrum etmektedir.

Ey Müslüman, Kudüslü Meryem’i Siyonist işgalcinin zulüm ve barbarlığıyla baş başa bırakma; onun tek başına kalmasına müsaade etme. Davasını herkese anlat ve hakkı olan bu konularda ona yardım et.

Sıkıntıların tam ortasında ve en zor şartlarda Hz. Meryem’e yardım, destek ve sebat çocuğunun sözlerinden geldi. Bu kelimeler sıkıntı ve endişelerini dağıttı. Kalbini rahatlattı, bütün kalbini sükûnet ve huzur kapladı. Ne kadar alay da etseler veya onu suçlasalar da artık onun umurunda değildi.

Çocuğunun haykırdığı gerçekler gücüne güç kattı, yarasını sarsı ve ağrılarını teskin etti.

Kudüs’ün Meryem’i bugün gücünü Allah Teala’dan, sonra da davasının adil oluşundan ve senin verdiğin destekten alıyor. Onların iftiralarına kulak verme. Onun gösterdiği sabrı ve direnişi işgalcinin kırık plakta çaldığı düşünceleri ve iddiaları yok ediyor. Çabasını ve vaktini Hz. Muhammed (s.a.s)’in İsra yolculuğunu yaptığı, Müslümanların ilk kıblesi ve iki kutsal camiden ikincisi olan Kudüs ve Mescidi Aksa’ya adamıştır. Ona yapacağın yardım ve vereceğin destek, omuzlarına ağır gelen yükü hafifletecektir. Onun mücadelesine destek ol. Böylece onun mükâfatına ve ribat ödülüne ortak olursun.

Mübarek Mescidi Aksa’ya olan sevgide samimi davranan odur. Emaneti koruyan, bu konuda taviz vermeyen odur.  Ciğerparelerine Aksa sevgisini aşılayan odur. Çocukları, aşılanan bu sevgi nedeniyledir ki Aksa için sokaklara dökülen kahramanlar oldular; zulüm, baskı ve saldırılara sabır ve sebatla karşı koyuyorlar.

Kudüs’ün çağdaş Meryem’i ribat toprağında izzet ve onurun simgesidir.

Bugünkü Meryemler sabır ve direniş konusunda en güzel tabloları göstermektedirler. İşgali reddetme ve yalçın dağlar gibi dimdik ayakta durma konusunda en güzel dersleri vermektedirler. Sembol olmada, değer ve konumda o tektir. Çektikleri sıkıntılar, gördükleri ağır muameleler, yaşadıkları olaylar farklı da olsa hepsi ayrı bir değerdir.

Senin kutsal mekânlarındaki hakkını koruyan odur… Bazıları gibi basit işler onları işin özünden uzaklaştırmamış…

Öyleyse onlara yardım konusunda cimrilik etme…

İşgalcinin kolay yiyeceği bir av olmasına müsaade etme…

Filistin Enformasyon Merkezi

Sende Yorumla...
Kalan karakter sayısı : 500
İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR X
Ramazan Deveci Bilinç-Der’de Vahyin Işığında Namaz ve Müslüman’ı Anlatıyor…
Ramazan Deveci Bilinç-Der’de Vahyin Işığında Namaz ve Müslüman’ı Anlatıyor…
KONDA raporu: Son 10 yılda kendini ‘dindar muhafazakar’ olarak nitelendiren gençlerin oranı yarıya düştü..
KONDA raporu: Son 10 yılda kendini ‘dindar muhafazakar’ olarak nitelendiren gençlerin oranı yarıya düştü..