M. Yavuz Ay Yazdı: İyiler ve İyilikler Üzerine

M. Yavuz Ay Yazdı: İyiler ve İyilikler Üzerine

İnsanlık nereye giderse gitsin, kötülükler nereyi sararsa sarsın; iyiler ve iyilikler ayakta tutuyor dünyayı.

M. Yavuz Ay Yazdı: İyiler ve İyilikler Üzerine
M. Yavuz Ay Yazdı: İyiler ve İyilikler Üzerine Zehra

Muhteşem ölçülerle inşa edilen bir hayat bahşedildi bize. Buna karşın insanın hakkını vermediği, şükretmediği, bencilleştiği, durmaksızın istediği bir konaklama tesisine dönüştü dünya : Çoğunlukla uğultulu, köpüren, karmaşık, güç oyunlarının acımasızlığında höyküren bir mekâna, bir sahneye, hülasa kirli  insan izlerine…

İnsanlık nereye giderse gitsin, kötülükler nereyi sararsa sarsın; iyiler ve iyilikler ayakta tutuyor dünyayı.

Genellikle kifayetsiz muhterisler dünyayı yönetiyor, göz önünde arz-ı endam ediyor olabilirler.

Yine de görünmez, reklâma şöhrete pirim vermez, faal iyiler çatırdayan dünyanın yaralarına merhem olurlar.

Sayıları azdır lâkin etki ve ilgi alanları geniştir.

İddialı laflar etmezler. Büyüklük taslamazlar. Kolay hükümler verip kimseyi yargılamazlar.

Sıkıntılarından söz etmezler, “Yaratan’ı yaratılmışa şikâyet etmekten” korkarlar.

İnsanlardan beklentileri yoktur. Belâlara sabırlı, nimete her daim şükür içerisindedirler.

Genellikle zengin değildirler. Bedenleri ve ruhlarını, tabiatı, her türlü nimeti emanet kabul ederler.

Kaba ve katı tavırları yoktur. İnceliği önemserler. Kimseyi kırmamaya özen gösterirler. Kırılmayı tercih ederler.

Modern insanların anlayamayacağı kadar fedakârdırlar. İnsanlara faydalı olmak en büyük tutkularıdır. Doğumda, ölümde, acıda, sıkıntıda, çaresizlikte hep yanı başımızdadırlar. Gözyaşı dökene gözyaşı, gülene tebessüm, umudunu yitirmişe/düşmüşe can simidirler.

Rablerinin hoşnutluğunu kazanmayı arzu ederler.

İnsanların gönlüne girmeye gayret ederler. Açı doyurmaya, çıplağı giydirmeye, kırık kalpleri onarmaya çalışırlar.

Dünya ve rızık kaygıları yoktur. Mülkün sahibine inanır ve güvenirler. Hiçbir dünya nimetine gözlerini dikmezler.

İnsanlara tepeden bakmazlar. İyilikleri  ifşâ etmezler. “Gözyaşına kamera tutmazlar.”

Kalplerini hastalıklardan uzak tutmak için çırpınırlar. Temizlenememişlerse kimseye temizlenme imasında bulunmazlar.

Maddî, manevî ihtiyaç sahiplerinden haberdar edildiklerinde, bunu Allah’ın emri ve lütfu olarak kabullenirler.

Bilinmek ve pohpohlanmak gibi dertleri yoktur. Kendilerini başkalarından üstün görmezler.

Kibir, hased, bencillik taşımazlar. Kimseyle tartışmaya girmezler.

Cahillerin, büyüklük taslayanların meclislerinde bulunmazlar.

Haramzadelerin sofralarına oturmazlar.

Gıybet, dedikodu, laf getirip götürmeden uzak dururlar.

Gözlerinde ihtiras, kalplerinde mal mülk sevdası yoktur.

Çoğu insan onları tanımaz, değer vermez. Çevresinde bu tür insan olanlar,  ‘kullanılmaya müsait, baş sıkışınca başvurulacak merhamet otağı’ gözüyle bakarlar, o iyilere. Ne ki onlar, bu tür değerlendirmelere önem vermezler.

Kendileri için bir şey talep edemezler ama başkaları için gerekli kapıları çalarlar.

Zenginlere, makam sahiplerine temenna etmezler. Verdiklerini lütuf olarak görmezler. Allah’ın razı olacağı bir işi yapmanın manevî neşesini yaşarlar. Fakirleri, kendileri için hayır kapısı görürler.

İyilikleri başa kakmazlar, şöhrete dönüştürmezler. İyilik yapamıyorlarsa en azından aracı olmaya gayret ederler.

Mazlumları Allah için sever, zalimlerden Allah için yüz çevirirler.

Kötü sözlerden, şüpheli şeylerden uzak dururlar. İnsanlara kaldıramayacakları tekliflerde bulunmazlar. Adil şahitliği kıymetli bulurlar. İnsanların arasını düzeltmek için çırpınırlar.

Kötülüklere kötülükle karşılık vermezler. Affetmeye çalışırlar.

Yanlışları, günahları, zaafları ifşa etmezler.

Başlarına gelen musibetleri saklamaya çalışırlar, merhamet sahibi Allah’ı sorumlu tutacak laflar edilmesinden içleri titrer.

Dünyada garip yolcu gibidirler.

Sevgiyi, merhameti, hüznü, vefayı, sorumluluk duygusunu her daim kalplerinde taşımaya gönüllüdürler.

İyiler hayattaysa güneş doğar, insanlığa yeni bir gün armağan edilir.

İyiler hayatın içindeyse kalpler birbirine yaklaşır.

Uçurumlar kapanır. İnsanlar birbirinin kurdu olmaktan az da olsa uzaklaşır.

Mazlumların, yoksulların, gariplerin ümitleri filiz verir. Kavgalara ara verilir. Kibir abideleri, şımarmış ve katılaşmış kalpler, insan olduklarını hatırlar.

Merhamet öne çıkar, yetim başları okşanır, paylaşma duyguları coşar.

Tüm insanlığın acıları, acımız olur. Bakışımız, sözlerimiz, elimiz, ayağımız, kalplerimiz, mazlumlara ilâç olur.

İyiler göçerse dünyadan, kıyamet saati gelmiş demektir.

hertaraf.com

Sende Yorumla...
Kalan karakter sayısı : 500
İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR X
Akif Emre merhum yazmıştı: Ramazan'da Paradigmaya kafa tutan simitçi
Akif Emre merhum yazmıştı: Ramazan'da Paradigmaya kafa tutan simitçi
Türkiye’de Haccac Ali’nin ‘Seküler Aklın Haritası’ kitabı okundu, okunuyor…
Türkiye’de Haccac Ali’nin ‘Seküler Aklın Haritası’ kitabı okundu, okunuyor…
pendik escort kartal escort pendik escort sex hikaye