Kudüs-Der'den Mısır İdamlarına ve Ankara Emniyetindeki Taciz Olayına Kınama: insanlık onuru tacizlere kurban olmasın

Ankara’da düzenlenen bir protesto gösterisi sırasında, bir bayan göstericinin emniyet aracına bindirilirken bir güvenlik mensubunun bu bayan göstericiye karşı taciz boyutunda bir harekette bulunması, doğal olarak bütün Türkiye’de infialle karşılanmıştır.

Kudüs-Der'den Mısır İdamlarına ve Ankara Emniyetindeki Taciz Olayına Kınama: insanlık onuru tacizlere kurban olmasın
Kudüs-Der'den Mısır İdamlarına ve Ankara Emniyetindeki Taciz Olayına Kınama: insanlık onuru tacizlere kurban olmasın Zehra

Kudüs- Der, Kudüs İslami Dayanışma ve Yardımlaşma Derneği Mısır'da çağdaş Firavun Sisi cuntasının 9 Müslüman kardeşler mensubu genci idam etmesini ve Ankara’da düzenlenen bir protesto gösterisi sırasında, bir bayan göstericinin emniyet aracına bindirilirken bir güvenlik mensubunun bu bayan göstericiye karşı taciz boyutunda bir harekette bulunmasını internet sitesinde yayınladığı bir açıklama ile kınadı.

İşte o açıklamalar: 

İNSANLIK ONURU TACİZLERE KURBAN OLMASIN

Ankara’da düzenlenen bir protesto gösterisi sırasında, bir bayan göstericinin emniyet aracına bindirilirken bir güvenlik mensubunun bu bayan göstericiye karşı taciz boyutunda bir harekette bulunması, doğal olarak bütün Türkiye’de infialle karşılanmıştır.
 
Meşruiyet sınırları içinde düzenlenen bir gösteriye müdahale edilmesi yasallık noktasında kabul edilemeyeceği gibi, böyle bir gösteriye katılan kişilere, özelde de bayanlara karşı ahlak ve edep sınırlarını aşan müdahale biçimleri milletimizin temel değerlerine karşı da bir saldırı anlamına gelmektedir.
 
Bir sabah namazında bir haricinin zehirli kılıç darbesiyle vurularak ağır yaralanan İslam halifesi Hz. Ali, kendisini bu hale getiren Abdurrahman ibn-i Mülcem adlı katiline bile içtiği sütün yarısını vermiş, işlediği bu suça karşılık ona karşı insanlık dışı en küçük bir zulümde bulunulmamasını emredip “bir kuduz köpek dahi olsa hiçbir varlığa ve hiçbir kimseye işkence etmeyin” buyurmuştur.
 
Bizim hukuk yargı ve adalet sisteminde alacağımız ölçü budur. 
 
Söz konusu gösterici bayana müdahale bir biçimi bu temel değerleri çiğneyip vicdanları kanattığı gibi, birtakım resmi makamların ve kişilerin böylesi bir müdahaleyi meşrulaştırıcı beyanları da daha derin acılara yol açmıştır.
 
Dolayısıyla bu müdahale biçiminin toplumda taciz olarak tanımlanması, bu hareketin yasal ve ahlaki açıdan kabul edilemez bir noktada olduğunu göstermektedir. İnsanlık onurunun tacizlere kurban olabileceği kanaat ve yargısının oluşması toplumsal huzur ve barış açısından da tehlikeli bir durumdur.
 
Bu cihetle ilgili sorumlular hakkında gereken yasal takibatın yapılmasını, ilgili kurumlardan da böylesi hadiselerin tekrarlanmayacağı güvencesinin verilmesini, onur kırıcı bir davranışla karşılaşan bu bayanın şahsında bütün toplumdan özür dilenmesini bekliyoruz.
 
İLAHİ ADALETİN TOKATI MISIR CUNTA REJİMİNİN SURATINA İNECEKTİR
 
Mısır’da halkın özgür iradesiyle seçilmiş Dr. Muhammed Mursi yönetimini kanlı bir darbe ile devirerek gayri meşru bir yönetim oluşturan darbeci Sisi düzeni, Mısır’da 9 Müslümanı daha idam etti.
 
Amerika, Siyonist İsrail ve Suud rejimlerinin himayesi altında Mısır halkının iradesini silah zoruyla kırmaya kalkan Sisi rejimi, uyduruk gerekçelerle tutukladıkları Müslümanları idam etme yoluna gidiyor. Kanlı Sisi rejimi son olarak, Mısır Cumhuriyet Savcısına yönelik gerçekleştirilen suikastın sorumluları oldukları gerekçesiyle tutuklayıp idam cezasına çarptırdığı 9 müslümanın Pazartesi günü idam edildiğini duyurdu.
 
Mısır darbe yargısı tarafından yapılan açıklamada, 2015 yılında Mısır Başsavcısı Hişam Bereket’in öldürülmesi davasından yargılanan Müslümanlardan 9 kişinin idam edildiğini, diğer sanıklardan 21 müslümana müebbet hapis cezası, 8 müslümana 15 yıl, 10 müslümana da 10’ar yıl hapis cezaları verildiğini duyurdu. 
 
Böylelikle Mısır’ın yeni Firavunu darbeci Sisi rejimi, bir yandan binlerce Müslümanı haksız yere zindanlarda tutarken, diğer yandan da Müslüman kanı içmeye devam ediyor.
 
Bizler Kudüsder olarak, Mısır’daki bu firavun düzeninin zulüm ve cinayetlerini telin ederken, onurlu bir duruş sergileyen, haklı ve meşru mücadelesinden bir an olsun geri adım atmayan İhvan-ı Müslimin mensubu kardeşlerimizle dayanışma içinde olduğumuzu bir kez daha ilan ediyoruz. İnanıyoruz ki, geçmişte Nemrud, Firavun ve Ebu Leheb düzenlerinin akibeti ne olduysa, bugünkü darbeci tağut Sisi rejiminin de akibeti aynı olacak, ilahi adaletin çelik yumruğu bu katil zorbaların başını ezecektir.
Sende Yorumla...
Kalan karakter sayısı : 500
İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR X
Şehadetinin 27. Yılında Bosna Şehidimiz Selami Yurdan Kudüs-Der’de anlıyor…
Şehadetinin 27. Yılında Bosna Şehidimiz Selami Yurdan Kudüs-Der’de anlıyor…
Serdar Duman, Türkiye ve ABD arasındaki ‘güvenli bölge’ uzlaşısını yazdı:
Serdar Duman, Türkiye ve ABD arasındaki ‘güvenli bölge’ uzlaşısını yazdı: