İslami Cihad yetkilisi: İran, devrimden sonra Filistin direnişinin en büyük destekçisi oldu..

Filistin İslami Cihad Hareketi’nin üst düzey isimlerinden olan Hıdır Habib İslam Devrimi’nin gerçekleşmesiyle birlikte İran’ın ümmetin sorunlarından bilhassa da Filistin davasından yana bir pozisyon aldığını ifade etti.

İslami Cihad yetkilisi: İran, devrimden sonra Filistin direnişinin en büyük destekçisi oldu..
İslami Cihad yetkilisi: İran, devrimden sonra Filistin direnişinin en büyük destekçisi oldu.. Zehra

Filistin İslami Cihad Hareketi’nin üst düzey isimlerinden olan Hıdır Habib İslam Devrimi’nin gerçekleşmesiyle birlikte İran’ın ümmetin sorunlarından bilhassa da Filistin davasından yana bir pozisyon aldığını ifade etti.

“El-Ahd” Haber Sitesi’ne röportaj veren İslami Cihad Yetkilisi, İmam Humeyni’nin “İsrail’in bir kanser tümörü olduğu ve bölgenin ve özellikle de İslam ve Arap dünyasının huzura kavuşması için bu tümörden kurtulmaktan başka bir çare olmadığı yönündeki söyleminin İslam Devriminin kuruluş sürecinde temel söylemlerinden biri olduğunu ve halihazırda bu söylem üzerinden hareket edildiğini ifade etti.

“İran devrimden sonra Siyonist düşmana karşı Filistin direnişinin en büyük destekçisi oldu” diyen Habib, “İran, Siyonist oluşumun bölge açısından büyük bir tehlike olduğunu, bu tömürün ümmetin bedeninden sökülüp atılması için var gücüyle çalışmak gerektiğini idrak etti” ifadelerini kullandı.

İran’ın Filistin davasından taraf olan tavrını koruduğunu, İslami kimliğe sahip olsun ya da olmasın her türlü direniş grubuna destek olmayı sürdürdüğünü belirten Hıdır Habib, devrimin daha ilk anından itibaren İmam Humeyni’nin Filistin davasının yanında olduklarını ilan ettiğini, bunun bir ifadesi olarak da derhal büyükelçilikteki İsrail bayrağının indirildiğini, yerine Filistin bayrağını asıldığını belirtti.

İran’ın Filistin davasına verdiği bu desteğin şartlı ya da Filistinli grupları kontrol etmeyi hedefleyen bir destek olduğu yönünde bir hisse bir an olsun kapılmadıklarını belirten Hıdır Habib, Yüzyılın Anlaşması ile ilgili olarak ise şu ifadeleri kullandı: “İslami Cihad Hareketi olarak İran’ın yanında yer alıyor ve anlaşmayı boykot ediyoruz. Bu anlaşmanın hedefi İran, İslam ümmeti ve Arap dünyasıdır. Biz bu anlaşmanın başarısızlığa uğraması için çalışıyoruz. Filistin halkının Siyonist düşman karşısındaki kararlılığı ve direnişi, Lübnan direnişi ve Amerika ve İsrail karşısında ortaya konulan tüm direnişler sayesinde bu anlaşma başarısızlığa uğrayacaktır.”

Filistin Halk Kurtuluş Cephesi üyesi: İslam devrimi İran’ın tavrını tamamıyla değiştirdi

Filistin Halk Kurtuluş Cephesi Siyasi Büro Üyesi Kayed El-Gul “İslam Devrimi, İran’ın tavrının değişimiyle birlikte bölgede büyük bir dönüşüme sebep oldu. Şah yönetimi Filistin halkına ve ümmetin halklarına düşman, Siyonist düşmanla ise müttefik idi. İslam Cumhuriyeti ise tam aksi bir tavır ortaya koyarak Filistin halkının destekçisi oldu. Direniş gruplarına destek verdi” ifadelerini kullandı.

El-Ahd Haber Kanalına özel röportaj veren El-Gul, İslam Cumhuriyetinin 40. Kuruluş yıldönümü dolayısıyla tebriklerini ilettikten sonra şunları söyledi: “İran Devriminin yapı taşlarından biri Siyonist düşmanı tanımamak ve düşman statüsünde tanımlamaktır. Bu ilke gereğince hareket eden İran Filistin halkına yalnızca siyasi olarak değil maddi anlamda da büyük katkı sağladı. İşgalci güçlere karşı silahlı mücadele veren direniş gruplarını destekledi ve onları güçlendirdi. Biz İran’ın üzerimizde baskı kurma çabası içerisinde olduğunu bir an olsun hissetmedik. İran Filistin halkının ve direniş gruplarının destekçisi olarak bu desteği verdiğini çok kere ifade etti.”

Direniş ekseninin kendi içerisinde ortak siyasi bir tavra sahip olmasının Filistin davasını tasfiye etmeyi ve Siyonist oluşumla normalleşme çabalarını meşrulaştırmayı amaçlayan Yüzyılın Anlaşması tehlikesine karşı gerekli olduğunu, bu yüzden direniş ekseni içerisinde ortak bir siyasi tavrın ve koordinasyonun var olduğunu ifade eden El-Gul, henüz anlaşmaya karşı nasıl bir mücadele yöntemi izleneceği hususunda ortak bir planın oluşmadığını belirtti.

Bu hususta herkesin öncelikle kendi ülkesinin ardından da ümmetin ve Filistin davasının çıkarlarını düşünerek Yüzyılın Anlaşması tehlikesine karşı çabalarını birleştirmesi gerektiğini vurgulayan Gul, gerek direniş ekseni gerekse bölgede ve uluslararası sahnedeki diğer güçlerle beraber bu anlaşmaya karşı bir oluşumun kurulmasının gerekliliğine vurgu yaptı.

  İslamianaliz

Sende Yorumla...
Kalan karakter sayısı : 500
İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR X
İslam devrimin 40. Yıldönümü İstanbul’da Bir Sempozyum İle Anıldı..
İslam devrimin 40. Yıldönümü İstanbul’da Bir Sempozyum İle Anıldı..
Fatma Gültekin Yazdı: Abbas Musavi Ve Bir Şehid Aile
Fatma Gültekin Yazdı: Abbas Musavi Ve Bir Şehid Aile