Mısır’da 25 Ocak Devriminin 8. Yılı, Devrimden Sonra Yargılanan Sanıklar Darbeyle Birlikte Tanık Oldu..

Mısır’da Hüsnü Mübarek’in devrildiği 25 Ocak Devrimi’nin üzerinden 8 yıl geçti.

Mısır’da 25 Ocak Devriminin 8. Yılı, Devrimden Sonra Yargılanan Sanıklar Darbeyle Birlikte Tanık Oldu..
Mısır’da 25 Ocak Devriminin 8. Yılı, Devrimden Sonra Yargılanan Sanıklar Darbeyle Birlikte Tanık Oldu.. Zehra

 Mısır’da Hüsnü Mübarek’in devrildiği 25 Ocak Devrimi’nin üzerinden 8 yıl geçti.

Devrik Cumhurbaşkanı Mübarek ve onun döneminde görev yapmış bakan, bürokrat, milletvekili ve onlarca üst düzey yetkili; eylemcileri kasten öldürmek, adam öldürmeye teşvik, rüşvet ve yolsuzluk gibi suçlamalarla gözaltına alındı ve yargılandı. Ancak, aradan geçen 8 yıllık sürede Mübarek dönemi figürlerinin tamamına yakını ya beraat etti ya da salıverilmek için gün sayıyor.

Yaklaşık bir ay önce görülen "Hapishaneler baskını" davasında olduğu gibi devrik lider Mübarek ve yol arkadaşları mahkemelerde artık sanık değil, tanık sandalyesinde oturuyor.

2011 yılında ilk kez yargıç karşısına çıktığında 83 yaşındayken mahkeme salonuna sedyeyle getirilen Mübarek, 8 yıl aradan sonra tanık olarak çağrıldığı mahkemeye 91 yaşında elinde bastonla yürüyerek geldi.

Mübarek’in tanık sandalyesinde oturduğu 26 Aralık 2018 tarihi, Mübarek ve Mısır'ın demokratik yollarla seçilmiş ilk Cumhurbaşkanı Muhammed Mursi’nin yüzleştiği gün olarak kayıtlara geçti.

Devrik Cumhurbaşkanı Mübarek sanık sandalyesinde, Mısır’ın demokratik yollarla seçilmiş ilk Cumhurbaşkanı Mursi ve diğer 27 kişi ise demirlerle kuvvetlendirilmiş cam kafesin içindeydi.

Mursi diğer sanıkların aksine ayakta duruyordu. Onun bu durumu ülke kamuoyunda heyecan şeklinde yorumlandı. Kameralar Mursi’yi, bir köşede pür dikkat salonda olanları takip ederken görüntüledi.

Duruşma esnasında cam kafesin içinde bulunan şehit Esma’nın babası Muhammed el-Biltaci de Mübarek’e soru sormak için yargıçtan izin aldı.

Biltaci’nin Mübarek’e sorularının tamamı 25 Ocak Devrimi olayları esnasında Mısır’ın doğu sınırından girerek eylemcilere ateş ettiği ve ülkede kaos çıkardığı iddia edilen 800 kişi hakkındaydı. Ancak devrik Cumhurbaşkanı soruları, kaçamak cevaplar vererek geçiştirdi. Biltaci ise konuşmasının sonunda Mübarek'in yalan söylediğini ve ilahi adaletten kaçamayacağını belirtti.

Devrim esnasında İçişleri Bakanlığı yapan ve devrimden sonra yargılanan Habib el-Adli de artık sanık değil tanık kürsüsünde oturuyor. Mursi ve diğer 27 kişinin yargılandığı "Hapishaneler baskını" davasına o da tanık olarak katıldı.

Adli, duruşması sırasında 25 Ocak’ın devrim olmadığını, Mısır’a yabancılar tarafından kurulmuş bir “komplo” olduğunu söyledi. Mübarek döneminde 13 yıl İçişleri Bakanlığı yapan Adli, "öfke cuması" olarak bilinen ve eylemlerin başlamasından iki gün sonra 28 Ocak 2011'de düzenlenen halk ayaklanmasında, yüzlerce gencin öldürülmesinden ve binlercesinin de yaralanmasından sorumlu tutulmuştu.

Mübarek’in oğulları Ala ve Cemal Mübarek hakkında da devrimden sonra “Eylemcileri öldürmek” ve “Cumhurbaşkanlığı sarayları” davaları açıldı. 3 yıl cezaevinde yatan ve 2015 yılında serbest kalan Ala ve Cemal kardeşler, “Borsada yolsuzluk” ve “Borsa kurallarını ihlal ve haksız kazanç” davalarında ise tutuksuz yargılanıyor.

İhvan’ul Müslimin üyelerinin yanı sıra devrimin fitilini ateşleyen diğer liberal, devrimci, solcu ve sosyalist grup ve teşkilatların önde gelen isimleri ya hapishanelerde ya da ülke dışında yaşıyor.

Yaklaşık 5 yıldır gözaltında tutulan devrimin simge isimlerinden liberal aktivist Ahmed Duma hakkında geçen 10 Ocak’ta 15 yıl hapis cezası verildi. Diğer devrimci liberal Ala Abdulfettah hakkındaki 5 yıllık hapis cezası da 2017'de Yargıtay tarafından onandı.

Muhammed el-Baradey tarafından kurulan Dustur Partisi yöneticilerinden Şadi el-Gazali Harb, Mayıs 2018'de, “devlet güvenliğini tehdit eden yalan haber yaymak” ve “yasa dışı örgüt üyeliği” suçlamasıyla gözaltına alındı.

Devrimin 8’inci yılında Mübarek ve ekibinin beraat ederek özgürlüğüne kavuştuğu, devrimi gerçekleştiren gençlerin ise henüz yargı ve hapis sürecinde olması dikkati çekiyor.

Mısır’da son 8 yılda yaşananların, Nobel ödülü sahibi Mısırlı ünlü edebiyatçı Necib Mahfuz’un romanından uyarlanan “Karnak” adlı filmi akıllara getirdiği belirtiliyor.

Öte yandan, devrimin 8. Yıldönümünde ortak bir açıklama yapan Mısır’ın önde gelen siyasetçi, yazar, gazeteci ve aktivistleri, Mısır’ı kurtarmak için harekete geçilmesini gerektiğini söyleyerek, ülkenin içerisinde bulunduğu krizden çıkmasının tek yolunun devrim olduğu kaydedildi.

Aralarında Mısır’ın eski cumhurbaşkanı adayı ve Devrimin Yarını Partisi lideri Eymen Nur’un da olduğu Mısırlı önde gelen isimlerin açıklamasında, “Mısır devrimine ve halkımıza bağlıyız ve Büyük Ocak Devriminin 8. yıldönümünü karşılarken devrimin başarıya ulaşacağına inanıyoruz. Ve Mısır’ın her karış toprağına özgürlüğün geleceğini biliyoruz” denildi.

Tesnim

Sende Yorumla...
Kalan karakter sayısı : 500
İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR X
Mustafa İslamoğlu: İslamcılık benim için ömrümün en büyük hayal kırıklığıdır ve kendimi de sorumlu hissediyorum.
Mustafa İslamoğlu: İslamcılık benim için ömrümün en büyük hayal kırıklığıdır ve kendimi de sorumlu hissediyorum.
Mücahit Gültekin: Asıl tehlike geleneksel yapılardan değil, liberal kapitalist değerlerden geliyor
Mücahit Gültekin: Asıl tehlike geleneksel yapılardan değil, liberal kapitalist değerlerden geliyor