Yasin Asma Yazdı: 2023'e Girerken Güneydoğu'da Devletin ve Hukukun Yokluğu.

"Bir baba oğlunun suçuyla suçlanamayacağı gibi bir oğulda babasının suçuyla suçlanamaz."

Yasin Asma Yazdı: 2023'e Girerken Güneydoğu'da Devletin ve Hukukun Yokluğu.
Yasin Asma Yazdı: 2023'e Girerken Güneydoğu'da Devletin ve Hukukun Yokluğu.  Zehra

 

Yaşanan bir cinayet Üzerine….

Şarap üretmek için bir araya gelip fetva üreten büyüklerimiz,  düşmanlıkları ve husumetleri bitirmek için neden bir araya gelip çözüm üretemiyor? (Güneydoğu bölgemizde şarap fabrikasına vermek üzere yetiştirilen "kerkuşi üzümü") 

Maruf Olmayan Güney Doğu Geleneklerimiz.!  

Gelenek görenek ve adetlerimizin unutulmaması gereken, yaşatılması Gereken yönleri olduğu gibi derhal unutulması Gereken ivedilikle terk edilmesi Gereken maruf olmayan geleneklerimiz var. 

Güneydoğu halkı Genel Manada şehirleştikçe geleneklerden uzaklaşıp günü kurtarma derdi yüzünden gerek maruf olan, gerekse maruf olmayan adetleri ve dahi konuştuğu dili yavaş yavaş terk edip asimile olma tehlikesi ile karşı karşıya kalıyor. 

Burada şehirleşmenin beraberinde getirdiği müspet ve menfi yönlerinin olduğunu söylemek mümkünse de müspet yönlerini yok eden bir durum daha var. 

Şehirleşirken bir anlamda kümeleşme diyebileceğimiz köylülerimizin bir araya gelişleri, belli bir bölgeye yerleşmeleri, maruf olmayan geleneklerimizin buralara da taşınıp düşmanlık ve husumetlerin metropollere taşınmasına zemin hazırlıyor. 

Geçtiğimiz Günlerde Güneydoğu bölgemizde Bir köyde yaşanan Basit Bir konunun cinayet ile sonuçlanması bu yazıyı kaleme alıp gündemleştirme isteğime neden oldu. Bu yazımın çözüm üretmeye bir nokta katkısı olsa bahtiyar olacağım. 

Güneydoğu bölgemizin kötü geleneklerinden biri de teammüden veya istemeyerek gerçekleşen cinayetler ve ölümlere getirilen geleneksel cezalandırma yöntemidir. 

Ölüm ile sonuçlanan durumlarda maktul yakınlarının elbette çok normal davranışlar sergilemesini kimse beklememeli çünkü ortada ölüm var. 

Bu anlamda katil veya katillerin evlerinin taşlanması, yakılması, köyden kovulması yada birebir haddi aşmadan Kuran’i sınırlar içinde kalarak kısas hakkı caydırıcı olması açısından makul oranda diyet, kan parası vb 

Sınırı Belli, sindirilebilir, tolere edilebilir bölgenin anlam verebileceği cezalar bölgenin kendi özel şartları içerisinde devletinde görmezliği, kayıtsızlığı neticesinde normal görülebilir. 

Tüm bunlar bir hukuk devletinde suç sayılsa da devletin kolluk güçleri görmezden geldiği için öteden beri uygulana gelmektedir. Bu geleneksel cezalandırma yöntemi içerisinde vicdanları yaralayan bır husus var ki bu yazıyı yazmama asıl sebebi teşkil ediyor.

Şöyle ki: Maktul yakınlarının katil ve ailesi dışında tüm sülaleyi köyden çıkarmasıdır. Bunun kabul edilebilir makul tolere edilir hiçbir tarafı yoktur. 

Oysa güneydoğu halkı dindarlığı ile bilindiği halde peygamber efendimiz aleyhisselamın veda hutbesinde buyurduğu 

"Bir baba oğlunun suçuyla suçlanamayacağı gibi bir oğulda babasının suçuyla suçlanamaz." buyruğuna nasıl olurda bilerek muhalefet eder? 

Ayrıca çağdaş hukuk'ta suçun şahsiliği esastır. Gerçeğini nasıl bilmez bu insanlarımız. 

Güneydoğunun medeni, çağdaş hukuk'un uygulanması anlamında  bu kadar ihmal edilmesi de kabul edilebilir değildir elbette.

Acaba  a-li devletimizin! zam yapmaktan, krizlerden, yaşam koşullarını zorlaştırmaktan başka uğraşacak işleri yok mu? 

Devletin güneydoğu milletvekilleri ne iş yaparlar acaba.? Mülki amirler ne iş yapar acaba.? Ben bu konuyu aileleri ve kamuoyu vicdanını fazlasıyla rahatsız ettiği için Mardin valisine ileterek müdahil olmalarını istirham edeceğim. bu asıl cezaya muhatap katil ve ailesi dışında diğer ailelerin ne suçu var? 

Bir Ailede bile aynı düşünce de insanların olması mümkün değilken tüm sülaleyi bu ölümleri kabul edip suçlu muamelesi görmesinin anlaşılabilir bir tarafı kesinlikle olamaz. 

Devlet bölgedeki Tüm gücüyle Bunun önüne geçip, kaçmaya zorlanan Diğer aileleri devletin imkanları ile tekrar getirtip koruma görevini yapmalıdır. 

"İNSANI YAŞAT Kİ DEVLET YAŞASIN"

Saygılarımla. 

Sende Yorumla...
Kalan karakter sayısı : 500
İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR X
İslam devrimin 40. Yıldönümü İstanbul’da Bir Sempozyum İle Anıldı..
İslam devrimin 40. Yıldönümü İstanbul’da Bir Sempozyum İle Anıldı..
Fatma Gültekin Yazdı: Abbas Musavi Ve Bir Şehid Aile
Fatma Gültekin Yazdı: Abbas Musavi Ve Bir Şehid Aile