Serdar Duman'dan Suriye'de Krize Çözüm Önerisi...

Serdar Duman'dan Suriye'de Krize Çözüm Önerisi...

Suriye’nin toprak bütünlüğünden ve üniter yapısından yana olan Türkiye için doğru tez; Fırat’ın doğusuna Rusya, Türkiye ve İran’ın gözetiminde Suriye Ordusu’nun girmesi ve YPG’nin lağvedilerek bu orduya katılmasıdır.

Serdar Duman'dan Suriye'de Krize Çözüm Önerisi...
Serdar Duman'dan Suriye'de Krize Çözüm Önerisi... Zehra
ABD Dışişleri Bakanı Pompeo’nun Ortadoğu ziyareti devam ediyor. Ürdün ile başlayan tur; Mısır, Irak, Birleşik Arap Emirlikleri, Suudi Arabistan, Umman, Kuveyt, Katar ve İsrail’i de kapsayacak.
 
Amerika; Ortadoğu’da çizilen karizmasını, kaybolan itibarını toparlamanın hesabını yapıyor. Irak, Suriye ve Yemen’de büyük ölçüde kaybeden, hesapları tutmayan bir Amerika ile yüzleşiyoruz.
 
ABD dış politika yapıcıları bu kaybediş serüvenini geriye döndürmek için sürekli yeni planlar yapıyorlar ya da eski planlarını revize ediyorlar.
 
Bir yandan müttefik Arap iktidarları ile siyasi ve askeri bir cephe oluşturulmaya çalışılıyor. Suudi Arabistan ve Mısır’ın öncülüğündeki bu cephe üzerinden Ortadoğu’da ön alma faaliyeti yürütülüyor. 
 
Birleşik Arap Emirlikleri ve Bahreyn’in Şam’da elçiliklerini yeniden açma teşebbüsü bu ön alma çabasının bir parçası… Diğer bir deyişle Suriye’de mevcut savaşı kaybeden Amerika, Arap müttefikleri vasıtasıyla Suriye’nin yeni düzeninde başat unsur olmanın hesabını yapıyor. 
 
Son 25 yıldır Kürt kartını kullanarak bölgeyi kaosa sürükleyen ABD, şimdilerde Arap kartını sahaya sürüyor.
 
2011’den bu yana Şam rejimini şeytanlaştıran, bu rejimi yıkmak için her yolu deneyen Körfez ülkelerinin ani dönüşlerini başka nasıl açıklayabiliriz? Önümüzdeki dönemde Şam rejiminin Arap Birliği’ne yeniden alındığına ve Suriye’nin yeniden inşasında Körfez sermayesinin birincil rol üstlendiğine de muhtemelen şahit olacağız. 
 
Aynı Arap kartı Irak’ta da gündemde… Iraklı Şiilere Arap oldukları hatırlatılarak Necef ile Kum’un arasına duvar örülmeye çalışılıyor. İki yüz yıldır Şiileri tekfir eden Vahhabi tutuculuk bir kenara bırakılarak, Irak’ın önemli Şii siyasetçileri ve din adamları Körfez ülkelerinde misafir ediliyor. 
 
Bugünlerde sıkça duyduğumuz ‘Arap Barış Gücü’nün Fırat’ın doğusunda konuşlandırılması’ tezi de aynı planın bir parçası...
 
İdlib’de karışıklığın nedeni olan HTŞ örgütünün arkasındaki güç de aynı Arap cephesidir. 
 
Filistinlileri Filistin’den tamamen çıkarmayı ve Kudüs’ü Siyonizm’in başkenti yapmayı öngören, ‘Yüzyılın anlaşması’ olarak lanse edilen ihanet vesikası da aynı temele oturuyor.
 
Senaryo yazarı ve yapımcısı ABD olan Yemen’deki oyunda oyuncuların tamamı aynı Arap iktidarlarıdır.
 
Önümüzdeki günlerde Amerika’ya hizmet eden yeni bir ‘Arap milliyetçiliği’ dalgasının bizi beklediğini düşünüyorum. Dünyada milliyetçiliğin yükseldiği bir dönemde böyle bir akımın Arap halklarının kafalarının karıştırılmasında ve manipüle edilmesinde önemli rol oynayacağı açıktır. 
 
FIRAT’IN DOĞUSU VE TÜRKİYE’NİN TUTUMU
 
Trump Suriye’den çekileceklerini açıkladığı günden beri Fırat’ın doğusunun geleceği tartışılıyor.
 
Amerikan yönetiminde çekilme ile ilgili itirazların temelinde sonucun İran ve Rusya’ya yarayacağı tezinin var olduğunu görüyoruz.
 
Trump bu hamle ile üç temel hedefi vurmaya çalıştı: 
 
1) 15 Temmuz 2016’da darbe girişimi ile iyice gerilen Türkiye-ABD ilişkilerinin eski günlerine döndürülmesi
 
2) Rusya-Türkiye-İran’ın oluşturduğu Astana ittifakının fişinin çekilmesi yani dağılması
 
3) Türkiye’nin Kürt ve Arap halkları nezdinde itibar kaybederek batıya yaklaşması
 
Cumhurbaşkanı Erdoğan ve çevresindeki siyaset yapıcıların hamaset ile değil, bütün detayların irdelendiği bir ortak akıl üzerinden hareket etmesi zorunludur.
 
Rusya ve İran, Fırat’ın doğusuna Suriye Ordusu’nun konuşlanmasını istemektedir. YPG’lilerin de silahlarını teslim ederek bu orduya katılması planlanmaktadır.
 
PYD’nin Şam hükümeti ile görüşmeleri devam ediyor. Gelen haberler Esad’ın üniter yapıda ısrar ettiği şeklindedir. En uç ihtimalle, kültürel özerklik ve kısmi siyasi özerklik söz konusu olacaktır.
 
Amerika tarafından satılan, Türkiye ile Şam rejimi arasında sıkışan PYD/YPG yapılanmasının daha fazla şansını zorlama imkanı yoktur.
 
Türkiye’nin de Şam rejimi ile doğrudan görüşme zamanı gelmiştir. Fırat’ın doğusunun Kürt, Türk, ve Arap halkları için bir bataklığa dönüşmemesi için bu görüşme şarttır.
 
Şu anda PYD/YPG’nin elinde bulunan toprakların Türkiye tarafından alınması ve tüm Kuzey Suriye’yi de içerecek şekilde Misak-ı Milli sınırlarının genişletilmesi rüyası gören bir grup askeri/siyasi elitin farkındayız. Bu elitler söz konusu maceranın Astana ittifakını darmadağın edeceğini, Kürt ve Arap halkları ile onlarca yıl sürmesi muhtemel bir düşmanlığın tohumlarını atacağını ne kadar düşünmektedir acaba?
 
Suriye’nin toprak bütünlüğünden ve üniter yapısından yana olan Türkiye için doğru tez; Fırat’ın doğusuna Rusya, Türkiye ve İran’ın gözetiminde Suriye Ordusu’nun girmesi ve YPG’nin lağvedilerek bu orduya katılmasıdır.
 
Türkiye’nin amacı YPG’nin topyekun imha edilmesi değil, etkisizleştirilmesidir. YPG’nin imha edilmesi tezinin pratik ve insani karşılığı asla yoktur. 
 
Türkiye, Rusya ve İran ile birlikte Suriye’de yeni anayasal bir düzen için Cenevre’de atılan adımları desteklemeli ve takipçisi olmalıdır.
 
Suriye’de barış masası üzerinden kurulacak anayasal düzen tüm bölge için umut ışığı olacaktır.
 
Türkiye, İran, Irak ve Suriye dörtlüsünün; bölgesel barışın teminatı olmak adına Türk, Kürt, Arap halklarının kardeşliğinin önündeki tüm bariyerleri kaldırma mesuliyeti vardır.
 
Savaşların bittiği, başta Kürt sorunu olmak üzere tüm sorunların masada görüşülerek çözümlendiği, emperyalizmin her türlüsünün bölgeden kovulduğu bir süreç için ayağa kalkmalıyız. 
 
İslamianaliz
Sende Yorumla...
Kalan karakter sayısı : 500
İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR X
Atasoy Müftüoğlu yazdı: Değerlere dayalı ilişkilerin yerini çıkar ve iktidara dayalı ilişkiler aldı
Atasoy Müftüoğlu yazdı: Değerlere dayalı ilişkilerin yerini çıkar ve iktidara dayalı ilişkiler aldı
İlahiyat öğrencileri araştırması: 15 Temmuz’dan sonra cemaat üyeliği oranı düştü..
İlahiyat öğrencileri araştırması: 15 Temmuz’dan sonra cemaat üyeliği oranı düştü..
mobil porno rokettube porno video porno izle