Özgün İrade Dergisi 2019 Ocak(177.) Sayısı Çıktı: ‘Beleiyeler ve yerel siyaset´

Derginin bu sayısında, ‘Beleiyeler ve yerel siyaset´ konusun dosya olarak işlendi.

Özgün İrade Dergisi 2019 Ocak(177.) Sayısı Çıktı: ‘Beleiyeler ve yerel siyaset´
Özgün İrade Dergisi 2019 Ocak(177.) Sayısı Çıktı: ‘Beleiyeler ve yerel siyaset´ Zehra

Özgün İrade Dergisi´nin ´Editör´den...´ başlıklı yazısı:

"Yerel seçimlerin yaklaşmasıyla ülkede konuşulan bir numaralı gündem belediyeler. Eskiden ‘şehremini´ diye tabir edilen bugün ‘belediye başkanı dediğimiz kişiler adı üzerinde emin/güvenilir kişilik sahibi şahsiyetler.  Şehrin bütün hizmetleri ona emanettir ve her zaman ve her yerde bu sıfatla anılırlar.

Bugün bu makamlara gelen‘şehremini´ diyebileceğimiz  kaç kişi var acaba? İşittiğimiz, gördüğümüz, şahit olduğumuz gelişmeleri gördükçe sormadan edemiyor insan…O makama talip olup seçilenler, sadece ‘hizmet´ için olmalılar. Emin kişiliğini, niteliklerini sergilemeli, belediyeyi ve hizmetlerini kimseye peşkeş çekmemeli, rantla, iltimasla, kayırmacılıkla anılmamalılar. Hâlâ söylenen, dillerde pelesenk olan ‘yerler, yedirirler, ama çalışırlarda…´ , ‘diğerleri böyle de değildi; hem yerler hem çalışmazlardı; buna da şükür´ diye zaman zaman duymak istemediğimiz sıradan, basit, nahoş mukayeseler bizim zihin dünyamızda yeri olmamalı asla. 

Yerel yöneticilerimiz ‘yerel siyaset´ yapmalı; şehrin, halkın sorunlarını nasıl çözeriz´in siyasetini planlamalı eğer bir siyaset yapacaksa, buna odaklanmalı, bir kenti kartpostallık bir şehre nasıl dönüştürebilirim´in hesabını yapmalı…  Partili olsada, ‘partizan´ gibi davranmamalı, herkesi kucaklamalı, hizmeti herkese eşit olarak taşımalı. Yerel siyasetini belirlemeli ve aynı zamanada politik tutumunu zedeleyecek ‘yanlış´ işlere de girişmemelidir. 

Yazık ki,en gözde bildiğimiz insan bile seçildikten sonra bildiğini okuduğundan - o koltuğun nasıl bir değiştirici gücü varsa- bir sure sonra tanınmaz hale gelebiliyor…

Ne yazık ki,‘particilik´ yerelde de geçerli.  Seçim ittifakları bunun en bariz örneği. Hakbuki, yerel seçimin kriterleri merkezi genel seçimler gibi olmamalı.  Daha ‘yerel´ özellikleri bulunmalı, siyaseti ‘yerel´ olmalı desek de politik hesaplar önde. Siyasi partilerimiz o beldenin ‘en yerel, en nitelikli´ ismini belirlemekten ziyade kendi hesaplarına uygun olanını seçmekteler. Her partide hastalık seviyesinde kangrenleşmiş bu fasit anlayış kötü bir gelenek olarak devam ediyor. Muhafazakârından demokrat geçinenine kadar hepsi aynı çarpık tutumun savunucuları ve yaşatıcısı. Kimse bu dar, sığ, geri ve tabii olmayan durumu değiştirmeye hatta konuşmaya, tartışmaya bile yanaşmıyor.  Statükonun devamı isteniyor gibi bir durum söz konusu. Sistemin ‘hassasiyetleri´ dokunulmazlık zırhına bürünmüş… Her gelen ‘eyvallah´ çekiyor; dahası işimize bile geliyor. 

Bugün yerel seçimler filanca partinin üzerinden, liderin karizmasından, laik değerlerden, İslami hassasiyetlerden, aşiret mensubiyetinden, ‘yerel siyaset´ le ilgisi olmayan dar anlayışların gölgesinde devam ediyor. Belki nice yetenekli ve başarılı isimler, karizmatik(!), belirlenmiş isimlerin dışında kalarak unutulmaya, körelmeye, dışlanmaya maruz kalıyor. 

Yerel yönetimler ile halk, kentte -doğal olarak- birbirlerine yakın olmalarından olan-biten her şey bilinmekte ve duyulmaktadır. Atılan yanlış adımlar güven bunalımına neden olmakta ve yapılan iyi işler bu hatalı tutumlardan dolayı gölgelenmektedir. Telafisi mümkün olmayan hasara yol açmakta, hatta zihinlere kazınan, söyledikçe/söyledikçe gerçeğe dönüşen o dedi-kodular emekleri zayi etmekte, çalışma şevkini kırmaktadır. 

Yerel yönetimler, halka hizmeti ve onlardan aldıkları emaneti bir yetim´e olan duyarlı davranış misali, hatta halkın hizmet için aktardığı o akar´ı bir yetimin, bir öksüzün emaneti bilinciyle ele almalı, ‘doğrunun yardımcısı Allah´tır´ inancı ve bilinci ile hareket etmelidir. 

Bugün makamına geçince de ‘dürüst´ ve ‘adil´ kalabilen yöneticileri özlüyoruz."  

haberduruş

Sende Yorumla...
Kalan karakter sayısı : 500
İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR X
KONDA raporu: Son 10 yılda kendini ‘dindar muhafazakar’ olarak nitelendiren gençlerin oranı yarıya düştü..
KONDA raporu: Son 10 yılda kendini ‘dindar muhafazakar’ olarak nitelendiren gençlerin oranı yarıya düştü..
Atasoy Müftüoğlu Yazdı: Entelektüel Bir Direniş Gerçekleştirmek Zorundayız...
Atasoy Müftüoğlu Yazdı: Entelektüel Bir Direniş Gerçekleştirmek Zorundayız...