Fahrettin Elitaş yazdı: Ey Kürdler! Öze Dönüş

Görüldüğü üzere Kürdler tarihte avam boyuttan havas boyuta, esaretten hürriyete inkılap hareketini İslam’ın aydınlık çehresiyle müteaddit kez pratize etmişlerdir.

Fahrettin Elitaş yazdı: Ey Kürdler! Öze Dönüş
Fahrettin Elitaş yazdı: Ey Kürdler! Öze Dönüş Zehra

Zulmün şehvetine yenik düşen sağ ve seküler emperyal muktedirler, zihin aygıtları depolama merkezleri oluşturarak asimilasyon ve İfsad-ı Hukuk projelerini Kürdistan coğrafyasında farklı tekniklerle uygulamaya koymuşlardır.

 

Kalkınmanın ufkunda olan bu halkın kültürleri, dilleri, mezhep ve meşrepleri tahrif, tahrip ve istibdad işlemlerine tabi tutulmuştur. Kürdistan'da Eş’ârî, Şâfiî ve Nakşibendî/Hâlidî kimliklerinin ekser değer ve unsurları zehir laboratuvarlarında menfi yönde revize edilmiştir. 

Vicdanlı, adil yürekleri tenzih ederek esefle belirtmek isterim ki:

Egemen ırkın mensupları dahi sağcısı, solcusu ve ulusalcısıyla Kürdistan meselesini ve üzerinde sergilenen kirli çamaşırları etnosentrik bir nazarla yorumlayarak meselenin özüne uzak politik hattan yana bir tavır almışlardır.

Tahkikin tepelerinden taklidin derelerine yuvarlanan bu halk, sosyoloji ilminde kültürel relativizm olarak tabir edilen kendi kültürünü yine kendi kültürü içerisinde tanıma imkanından dahi mahrum bırakılarak alt kültür olma pozisyonunda esaret zincirlerine bağlanmıştır.

Şu soruyu sormamız gerekecek:

Kürdler milli namuslarını nasıl garanti altına alarak muasır medeniyetler seviyesine terakki edecekler?

Bence bu soruyu Öze Dönüş olarak cevaplamak yerinde olacaktır. Bu Öze Dönüş, geleneksel öğretiler ile inşa olunan Sümer Rahip Devleti’nin mitolojileri, kadim Mısır’ın gizemi, Pers İmparatorluğu’nun hikayeleri, Orta Asya Şaman kültürünün ve Nasyonal fikir akımlarının dinsel ideolojik yansımalarına yönelik bir Öze Dönüş olmamalı.

Şüphesiz ki bu Öze Dönüş, hayatın tüm enerjilerini ve tüm mukadderatlarını karşılamayı kabul edecek bir inanç sistemi olan İslam akîdesine yönelik olmalıdır. Bu akîde Kürdistan’a Hz. Ömer‘in talimatıyla Iyaz ibn-i Ganem komutasında ki İslam ordularıyla yerleşmektedir. Bu akîde Kürdleri, Sasani ve Bizans‘ın kırbaçları altında ezilmekten kurtararak günümüze değin İslam’ın şerefli bir halkası kılmıştır.

Kürdler bu akîde ile beraber inceleme, düşünme, iradi ve idari hürriyet, nefis ve dış alemle ilgili tüm ilkelerin imtizaç ve ittifak ettikleri bir toplum olma vasıflarını kesbetmişlerdir.

İslam tarihinde Kürd ve Kürdistan sayfasına nazar edildiği vakit, İbn-i Şeddad ve İbn-i Kuteybe gibi tarihçilerin, Şahabeddin Sühreverdî gibi filozofların, Şeyhulislam İbn-i Teymiyye gibi mantık ilmi dâhilerinin, İbrahim ve İshak Mavsilî ve Ziryab gibi müzisyenlerin, Munis gibi mimar ve mühendislerin, matematikçi ve gök bilimci Muhyiddin Ahlatîʼlerin, biyografi bilgini İbn-i Hallikân, ansiklopedici İbn-i Nedîmʼlerin, Üstad Melayê Cizîrî gibi edebiyat, Mevlânâ Hâlid-i Zulcenaheyn gibi tasavvuf ve Bediüzzaman Hazretleri gibi kelam ve belâgat bilginlerinin entelektüel ve aydın camiaya nakil ve referans kaynakları teşkil ettikleri müşahede edilecektir.

Görüldüğü üzere Kürdler tarihte avam boyuttan havas boyuta, esaretten hürriyete inkılap hareketini İslam’ın aydınlık çehresiyle müteaddit kez pratize etmişlerdir. Muhakkak ki bugün de, bu yönde yapılacak bir Öze Dönüş; Kürdlere aşkın, bilincin, özgürlüğün ve ilmin sosyal ve siyasal varyantlarını inşa ve istikbale dair güçlü argümanlarla umut tesis edecektir.

Sende Yorumla...
Kalan karakter sayısı : 500
İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR X
Cevdet Işık Yazdı: Kayıpların En Büyüğü ‘Hakikat Bilincinin Kaybı’dır
Cevdet Işık Yazdı: Kayıpların En Büyüğü ‘Hakikat Bilincinin Kaybı’dır
10 Maddede Toplumsal Cinsiyet Eşitliği Nedir?
10 Maddede Toplumsal Cinsiyet Eşitliği Nedir?