Mustafa Öztürk: Müslüman camiamın içinde nefes alamıyorum,

“Akademi camiasında bir ilmi fikir görüş beyan edince, Din İşleri Yüksek Kurulu komiserlik gibi kalkıp bu yanlıştır, bu sapkınlıktır diye fetva vermesini ben ilk defa gördüm”

Mustafa Öztürk: Müslüman camiamın içinde nefes alamıyorum,
Mustafa Öztürk: Müslüman camiamın içinde nefes alamıyorum, Zehra

Yaptığı açıklamalarla tarikat ve cemaatlerin hedefinde olan, Ak Parti içindeki muhalif kanada yakın Karar gazetesinin yazarı Mustafa Öztürk, Türkiye'yi terk mi edecek? Bu sorunun cevabını Öztürk, Ankara’da katıldığı bir konferansta verdi.

İslam ve Medeniyet konulu konferansta konu hakkında açıklama yapan Öztürk, kendisinin hedef gösterilmesini ve Din İşleri Yüksek Kurulu’nu “Akademi camiasında bir ilmi fikir görüş beyan edince, Din İşleri Yüksek Kurulu komiserlik gibi kalkıp bu yanlıştır, bu sapkınlıktır diye fetva vermesini ben ilk defa gördüm” sözleriyle eleştirdi. “Bundan sonra yazdığım her makalenin sonuç kısmını Din İşleri Yüksek Kurulu’na göndereceğim. Sayın kurul, yazdığım sonuç doğru mudur, yanlış mıdır siz bir açıklama tensip buyurur musunuz diye, yazdığım kitabı da göndereceğim” diyerek tepki gösteren Öztürk, yaşadığı durumu şu sözlerle anlattı:

“Soluk alınamayan bir yerdeyim, ben ne yapmalıyım. Nefes aldığım bir yerde çalışmalıyım. Benim ülkeden kaçmak gibi bir yerim yok. Beni tanıyan arkadaşlarım bilir, yurt dışına gitmekle beni öldürmek aşağı yukarı eş anlamlıdır. Ben artık bu ülkede nefes alamadığımı hissediyorum. Ben kimim ben laik biri değilim, ben seküler biri değilim. Ben sosyal demokrat biri değilim. Ben İslamcı bir dünyanın içine gözlerini açmışım, duvarlara tek yol İslam diye yazı yazmışım, Kalem dergisi okumuşum, Tevhid dergisi okumuşum, Şura okumuşum. Şeriati okumuşum, Hüsnü Aktaş okumuşum. Ben oradan buraya gelmişim ve ben artık kendi Müslüman camiamın içinde, nefes alamıyorum durumu bu şekilde sizin idarikinize arz ederim.”

ATATÜRK'E MİNNET VE ŞÜKRAN BORÇLUYUM

Konferansta tarikat ve cemaatlere de eleştiriler yönelten Öztürk, dinin baskı aracı olarak kullanıldığının altını çizerek, “ne yazık ki kitaplarda yazılan din tarifi, Allah’ın dünya ve ahiret saadeti için, gönderdiği ilahi din nizamdır diye yazanla, tarihsel tecrübede olan bitene baktığınız da örgütlü yapılar olduğunda, sektörleşiyorlar, Türkiye’nin siyasi istikametinde az çok inisiyatif almak için pazarlıklara girişiyorlar. Kendilerini baskı olarak öne çıkartıyorlar. Arkadaşım bu din falan değil. Bu dinin size verdiği gücü, kudreti dünyevi emelleriniz ve nüfuz istekleriniz için baskı aracı olarak kullanıyorsunuz. Ben o zaman dinin sivilleşmesi, bireyselleşmesi taraftarıyım” dedi. 

Dinleyicilerine, “Ankara’da Ulus’ta köle pazarı olsun ister misiniz?” diye soran Öztürk, köle pazarlarının Cumhuriyet ile birlikte ortadan kalktığını söyleyerek “Kusura bakmayın, bütün sevaplarına, günahlarına, hatalarına rağmen ben Atatürk’e minnet ve şükran borçluyum. İster beğenin ister beğenmeyin” cümlesiyle dinleyenlerinden alkış aldı.

Odatv

 

Sende Yorumla...
Kalan karakter sayısı : 500
İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR X
Ramazan Deveci Bilinç-Der’de Vahyin Işığında Namaz ve Müslüman’ı Anlatıyor…
Ramazan Deveci Bilinç-Der’de Vahyin Işığında Namaz ve Müslüman’ı Anlatıyor…
KONDA raporu: Son 10 yılda kendini ‘dindar muhafazakar’ olarak nitelendiren gençlerin oranı yarıya düştü..
KONDA raporu: Son 10 yılda kendini ‘dindar muhafazakar’ olarak nitelendiren gençlerin oranı yarıya düştü..