Dr. Öğr. Üyesi Mücahit Gültekin: 17-25 Aralık’a kadar FETÖ'nün ABD'ye çalıştığını görmeyi ne engelledi?

Halbuki sadece ne yaptıkları değil, ne yapmadıkları da önemliydi. Küresel güç odaklarının menfaatlerine hiç dokunmuyorlardı. Bence tam da burası gerçeklerle yalanların ayrıştırılabileceği çok önemli bir kriterdi.

Dr. Öğr. Üyesi Mücahit Gültekin: 17-25 Aralık’a kadar FETÖ'nün ABD'ye çalıştığını görmeyi ne engelledi?
Dr. Öğr. Üyesi Mücahit Gültekin: 17-25 Aralık’a kadar FETÖ'nün ABD'ye çalıştığını görmeyi ne engelledi? Zehra

İslâmî Analiz köşe yazarlarından Dr. Öğretim Üyesi Mücahit Gültekin, Gerçek Hayat'a "Algı Yönetimi ve Manipülasyon" başlıklı kitabıyla ilgili bir röportaj verdi.

Gültekin'in bahsi geçen röportajını İslâmî Analiz okuyucuları için iktibas ediyoruz:

Algı Yönetimi ve Manipülasyon kitabının yazarı Mücahit Gültekin, algı yönetimi operasyonlarında büyük kitleleri etkilemek için en etkili araçlardan birinin duygulara hitap etmek olduğunu söylüyor. Kitlesel ve uzun süreli bir algı yönetimi operasyonunun salt yalanlar üzerine bina edilemeyeceğine dikkat çeken Gültekin, “Yalanların gerçeklere ihtiyacı vardır, gerçekler yalanların görülmesini engelleyen bir perde olarak kullanılır” diyor.

Algı operasyonuna hedef olarak seçilen kitlenin algılarının yönetilmesi için nelere ihtiyaç var? Geniş kitleler nasıl etkilenebiliyor?

Algı yönetimi kimi zaman iç içe geçmiş pek çok kural, yöntem ve teknik içeriyor. Bunların hepsine tek tek değinmek zor. Ancak söz konusu büyük kitleler olduğunda en etkili araçlardan biri duygulara hitap etmek. Korku, öfke, merhamet duyguları en çok kışkırtılan duygular. Çünkü insan duygusal bir yoğunluk içine girdiğinde bunun iki sonucu oluyor; ilki sağlıklı düşünme yetisini kaybediyor, ikincisi de çabuk harekete geçiyor. Bu da tabii ki, kitlenin belirli bir hedef doğrultusunda kolay yönlendirilmesine yol açıyor.

Örneğin Birinci Körfez Savaşı’nda günlerce TV ve gazetelerde gösterilen petrole bulanmış “karabatak” görüntüsünü hatırlayalım. İnsanların merhamet duygusuna hitap ediyordu ve ABD’nin müdahalesini haklılaştırmak için kullanılmıştı. Ama sonra anladık ki, karabatağın görüntüleri yıllar önce Fransız sahillerinde gerçeklemiş bir tanker kazasından sonra çekilmişti.

ELEŞTİREL DİKKAT GEREKLİ

Kitabınızda bir yalanın bir takım gerçekler içine saklanılarak verildiğini anlatıyorsunuz. Gerçekler arasındaki yalanları nasıl fark edebiliriz? Bu duruma örnek olarak FETÖ olayını verebilir miyiz?

Özellikle kitlesel ve uzun süreli bir algı yönetimi operasyonu salt yalanlar üzerine bina edilemez. Yalanların gerçeklere ihtiyacı vardır, gerçekler yalanların görülmesini engelleyen bir perde olarak kullanılır. Ama en profesyonel katilin bile arkasında bir iz bırakması gibi, yalan da dikkatli bakılırsa kendini örtünün altından belli eder. Eleştirel dikkat, eleştirel gözlem ve eleştirel sorular sormak algı yönetimi süreci içindeki yalanlarla gerçekler arasındaki gerilimi/tutarsızlığı ortaya koymak açısından çok önemlidir.

Mesela, 17-25 Aralık’a gelinceye kadar FETÖ’nün ABD adına hareket ettiğini gösteren pek çok olay olmuştu. Paraya, makama ve güce olan duyarlılıkları, 1980 darbesindeki tutumları, 28 Şubat’taki tutumları, Mavi Marmara olayındaki tutumları, Birinci Körfez Savaşı’nda Fethullah Gülen İsrailli çocuklar için gözyaşı döktüğünü, onlar için üzüldüğünü beyan etmesi…

KARŞI ÇIKANLARI DA ETKİSİZLEŞTİRDİLER

17-25 Aralık’a gelinceye kadar bunları görmeyi perdeleyen şey neydi?

Özellikle “milli” ve “dini” duyarlılıklara hitap eden söylem ve faaliyetlerin önemli olduğunu söyleyebiliriz. Türkçe Olimpiyatları FETÖ’nün dünyanın dört bir yanında ülkesi için hizmet ettiğini gösteren etkileyici bir “gerçeklik” olarak sunuldu. Diğer taraftan “abdestli-namazlı” insanların dünyanın batısından doğusuna hemen herkesi kuşatan bir “başarı” örneği sunması da çok etkileyiciydi.

Halbuki sadece ne yaptıkları değil, ne yapmadıkları da önemliydi. Küresel güç odaklarının menfaatlerine hiç dokunmuyorlardı. Bence tam da burası gerçeklerle yalanların ayrıştırılabileceği çok önemli bir kriterdi. Bu çelişkilere değinen, işaret edenler de oldu ama onlar da “kedi ulaşamadığı ete mundar der”, “karda yürüyüp izini belli etmeyeceksin, şimdilik böyle gerekiyor” gibi başka algı yönetimi tekniklerinin kurbanı edilip, etkisizleştirildiler.

SEÇİLMİŞ GERÇEKLERİ SERVİS EDİYORLAR

Medyadaki algı operasyonları son dönemde sıkça gündemimize girmeye başladı. Günümüzde bu algı operasyonları nasıl gerçekleştiriliyor?

Algı yönetimi bazen gerçekleri gizlemeyi ya da çarpıtmayı içerirken bazen de “gerçekleri yansıtmayı” içerir, ama seçilmiş gerçekleri… Algı yönetmenleri ve manipülatörler bir haberi dolaşıma soktuğunda insanların pek çoğunun bu haberin doğruluğunu araştırmayacağını biliyor. Zaten çoğu zamanda seçilmiş bir hedef kitlenin psikolojik ihtiyaçlarını karşılayacak bir şekilde haberi kurgulayıp servis ediyorlar. Haber sonradan yalanlansa bile algı hükmünü sürmeye devam ediyor.

 

Sende Yorumla...
Kalan karakter sayısı : 500
İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR X
Cevdet Işık Yazdı: Kayıpların En Büyüğü ‘Hakikat Bilincinin Kaybı’dır
Cevdet Işık Yazdı: Kayıpların En Büyüğü ‘Hakikat Bilincinin Kaybı’dır
10 Maddede Toplumsal Cinsiyet Eşitliği Nedir?
10 Maddede Toplumsal Cinsiyet Eşitliği Nedir?