Mazlumder Batman'da, 'Gözaltında Başörtüsü Çıkarılan Kadınlar' Olayı İle İlgili Raporunu Yayınladı...

“Batman HDP İl Binasına yapılan polis baskınında 19 kadının gözaltına alındığı ve gözaltı sırasında içlerinden bazılarının başörtülerinin zorla alındığı, başörtüsüz olarak bekletildikleri” bilgisi üzerine Genel Yönetim Kurulu Üyemiz Ahmet Tevfik Durmaz, Batman’a giderek incelemede bulundu.

Mazlumder Batman'da, 'Gözaltında Başörtüsü Çıkarılan Kadınlar' Olayı İle İlgili Raporunu Yayınladı...
Mazlumder Batman'da, 'Gözaltında Başörtüsü Çıkarılan Kadınlar' Olayı İle İlgili Raporunu Yayınladı... Zehra

Mazlumder Batman'da, 'Gözaltında Başörtüsü Çıkarılan Kadınlar' Olayı İle İlgili Raporunu Yayınladı...

İşte o rapor: 

“Batman HDP İl Binasına yapılan polis baskınında 19 kadının gözaltına alındığı ve gözaltı sırasında içlerinden bazılarının başörtülerinin zorla alındığı, başörtüsüz olarak bekletildikleri” bilgisi üzerine Genel Yönetim Kurulu Üyemiz Ahmet Tevfik Durmaz, Batman’a giderek incelemede bulundu. Yedisi kadın, ikisi erkek olmak üzere olayın muhatabı olan toplam 9 kişi ile görüşme yaptı. Görüşülen isimler şunlardır:

1.      Sebahat Acar (başörtülü)

2.      Songül korkmaz (başörtülü)

3.      Zozan şimşek

4.      Vildan Ergül Tiley

5.      Av. Kübra demir ( gözaltına alınan iki başörtülü kadının avukatı)

6.      Av. Zedan Ekmen (gözaltına alınanlardan, HDP il teşkilatında yönetici)

7.      Av. Osman Bozkara (gözaltına alınanlardan, HDP il teşkilatında yönetici)

8.      Av. Nuri Mehmetoğlu (gözaltına alınan kadınların sorunlarıyla ilgilenen avukat)

9.      Av. Ezel aydın

Gözaltına alınanlarla görüşme

20 Aralıkta Batman HDP il binasında yüz yüze gerçekleştirilen görüşmede şu bilgiler paylaşıldı.

10 Aralık günü Tutuklu HDP Hakkari Milletvekili Leyla Güven’in açlık grevine destek olmak amacıyla Tevgera Jinên Azad (TJA) üyesi bir grup arkadaşımızla açlık grevine başladık. Akşam saat 20:00 civarında HDP il binasında, yerde seccadelerimizle namaz kılıp Yasin okuduğumuz bir esnada hayli kalabalık bir polis grubu tarafından baskın yapıldı. Şiddet kullanarak ve kural tanımaksızın bizi tutuklayıp TEM’e götürdüler. Sebahat Acar çekişmelerde omzunun gözle görünür biçimde zarar gördüğünü ve buna rağmen Adli Tıp Kurumu’nun “darp yoktur” raporu verdiğini söyledi. Ayrıca Yasin-i Şerif cüzü dışında bütün eşyalarını (el çantası vs ) HDP il binasında bırakmak zorunda kaldığını ve polisin eşyaları almaya izin vermediğini anlattı.

Gözaltına alınanlara; “Eşarplarınız HDP il binası baskınında mı zorla çıkarıldı?” diye soruldu. “Hayır! Eşarplarımız TEM’de çıkarıldı” şeklinde cevap verdiler.

Namaz kıldıkları yerin sorulması üzerine ise kendileriyle görüşülen aynı oda olduğunu söylediler. Çekilen resimlerde oda ve namaz kılındığı söylenen yer görülmektedir. Mekan herkesin girip çıktığı işlek bir ofis olup, toplantı masası ve sandalyeler bulunmaktadır ve yaklaşık 22 m2 büyüklüğündedir.

Gözaltına alınanların 19 kadın ve 8 erkek, toplam 27 kişi olduğunu ve iki gurup halinde gözaltına alındıklarını söylediler. Başörtülü ve tülbentli kadınların ilk grupta yer aldığını ve (TEM’de) başları açıldıktan sonra kadınların ayrı bir odaya, erkeklerin ayrı bir odaya alındığını söylediler.

“Başörtü ve tülbent çıkarıldıktan sonra yerine bone verildi mi?” diye soruldu; “hayır! Bone vermediler” şeklinde cevap verdiler.

Gözaltına alınan başörtülü kadınlardan Sebahat acar, TEM’e getirilen ikinci gruptaki arkadaşlarının tülbentlerinin zorla çıkarılmadığını ve yanlarına (gözaltı odasına) tülbentli olarak getirildiklerini söyledi.

Başörtüsü ve tülbendi zorla çıkarılan kadınlara, “niye şikâyetçi olmadınız?” diye soruldu. “Aklımıza gelmedi ve avukatlarımız da bize söylemediler. Lakin ifade tutanağına başörtümüzü zorla çıkardıklarını kaydettirdik” diye cevap verdiler. İfade tutanağının bir nüshasının istenmesi üzerine, Avukatları Kübra Demir ile görüşüp bir nüshasını verdiler. İfade tutanağının bir nüshası ektedir.

Av. Zedan Ekmen ve Av. Osman Bozkara’ya, ”niye şikâyetçi olmadınız?” diye soruldu. “O esnada düşünemedik. Fakat süremiz var şikâyetçi olacağız dediler” şeklinde cevap verdiler. Ayrıca, görüşme yapılan günün sabahı (20 Aralık), gözaltına alınan 27 kişi ve İHD’nin katılımıyla Batman Barosunda basın açıklamasını yaptıklarını eklediler.

Batman Barosu ile görüşme

Aynı gün Batman Baro başkanı ile yüz yüze görüşüldü. Bahsi geçen hadise üzerine görüş alışverişinde bulunuldu. Baro başkanı, polisin yaptığı uygulamanın kanuni olduğunu, TEM’e gelen her sanığın intihar için kullanılabilecek ayakkabı bağcığı, kemer, eşarp ve benzeri örtülerinin alındığını söyledi. Fakat polisin bir duyarlılık olarak eşarp ve örtüyü almayı ihmal ettiğini ifade etti.

AkParti il Başkanıyla görüşme

AK Parti il Başkanı Murat Güneştekin’in bu meseleyle ilgili bazı çalışmalar yaptığı duyumu üzerine aynı gün onunla da görüşme yapıldı.

Ak Parti il Başkanı, HDP’lilerin kamuoyuyla paylaştıkları bilgilerin doğru olmadığını söyledi. Eşarpların HDP il binasında çıkarılmadığını, TEM’de kadınların koğuşunda çıkarıldığını ve yerine bone verildiğini söyledi. Bu bilgiyi nereden ve kimden aldığı sorulduğunda, Emniyet müdürü ile görüşüp çekilen kayıtlardan bone takmış kadınların resimlerini gördüğünü (video değil) ifade etti. İçişleri Bakanının talebi üzerine de Emniyet müdürünün bütün video çekimlerini Bakanlığa ilettiğini söyledi.

Not: Akşam saat 20:00’da gözaltına alınan 27 kişi, bir gün sonra serbest bırakılmıştır.

Değerlendirme

Adana Şubemizin 23.01.2018 tarihinde hazırladığı “Mersin Kom Gözlem Raporu”nda ifade edildiği gibi Mersin’de yaşanan olayın bir başka örneğinin Batman TEM’de de yaşandığı anlaşılmaktadır.

Gözaltına alınan kimselerin intihar teşebbüsünü engellemek maksadıyla polise verilmiş olan yetki inanç özgürlüğünü ihlal eden uygulamalara zemin hazırlamaktadır. Bu yetki inanç özgürlüğünün korunmasını polisin şahsi duyarlılığına bırakmakta ve polis ancak “ihmal” yolu ile duyarlılık gösterebilmektedir. Polis duyarlılık gösterip (ihmalde bulunup) kadınlara ait bölümde başörtüleri aldığında bile mesele çözülmüş olmamaktadır. Mekânın kamera görüntüleri erkekler tarafından da izlenebileceği için başörtüsünün dokunulmazlığı yine ihlale uğrayacaktır.

İnanç özgürlüğünün kısıtlanmasından çok çekmiş insanların işbaşında olduğu günümüz Türkiye’sinde, başörtüsünün korunmasını ancak “ihmal” ile mümkün hale getiren ironik durum asla kabul edilemez.

MAZLUMDER olarak mağdurlara geçmiş olsun dileklerimizi iletiyor ve yetkili mercilere çağrıda bulunuyoruz:

  • Polisi “ihmalkâr” olmak mecburiyetinde bırakan,
  • İhmalkâr olmayanların ise inanç özgürlüğünü ihlal etmek durumunda kaldığı bu garip duruma derhal son verilsin.
  • Gerekli yasal düzenleme yapılarak gözaltına alınanların inanç özgürlüğü teminat altına alınsın.

 

Sende Yorumla...
Kalan karakter sayısı : 500
İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR X
Atasoy Müftüoğlu Yazdı: Statü ve çıkar mücadeleleri yeni bir putperestliğe dönüşüyor.
Atasoy Müftüoğlu Yazdı: Statü ve çıkar mücadeleleri yeni bir putperestliğe dönüşüyor.
Ali Bulaç Yazdı: Kelam-ı Muhammed: Dil, toplum, kültür
Ali Bulaç Yazdı: Kelam-ı Muhammed: Dil, toplum, kültür