Seyyide Zehra Yazdı: İran´da Sünniler Bocnurd kentinde ayrı cuma namazı kılmak için izin istediler haberinin Analizi

Seyyide Zehra Yazdı: İran´da Sünniler Bocnurd kentinde ayrı cuma namazı kılmak için izin istediler haberinin Analizi

İran´ın kuzeydoğusundaki Kuzey Horasan eyaletinin merkezi Bocnurd kentindeki Sünniler, şehirde kendi itikatlarına göre cuma namazı kılabilmek için devletten izin talebinde bulundu. Ancak İran'da Cuma Namazı her şehirde tek yerde kılınıyor...İran'da Sünnilerin çoğunlukta olduğu yerlerde Sünni Cuma imamı var

Seyyide Zehra Yazdı: İran´da Sünniler Bocnurd kentinde ayrı cuma namazı kılmak için izin istediler haberinin Analizi
Seyyide Zehra Yazdı: İran´da Sünniler Bocnurd kentinde ayrı cuma namazı kılmak için izin istediler haberinin Analizi Zehra

 

Anadolu Ajansı iki gün önce bir haber geçti. Birçok gazete ve internet sitesinde yer alan habere göre:

İran'ın kuzeydoğusundaki Kuzey Horasan eyaletinin merkezi Bocnurd kentindeki Sünniler, cuma namazını kendi inanç esaslarına göre kılmak için izin istiyordu.

Ve bu amaçla Azadşehr kenti Türkmen Ehli Sünnet cuma imamı Mevlana Muhammed Hüseyin Gürgiç, eyalet merkezi Bocnurd´daki sayıları 30 binin üzerindeki Sünnilerin cuma namazlarını kendi fıkıh kurallarına göre kılabilmesi için devletin izin talep etmişti.

Haber doğru olabilir. Zira İran’da Cuma namazları her şehirde genelde bir yerde kılınıyor. Sünnilerin çoğunlukta oldukları şehirlerin Cuma imamları da Sünnilerden atanıyor. Bir şehirde ikinci bir yerde Cuma namazı kılınması izne tabi. Haberin içeriğinde de bunu görmek mümkün. Ehl-i sünnet alimi Mevlana Muhammed Hüseyin Gürgiç  bir bölgenin Cuma imamı. İran’da Cuma imamları protokolde nerede ise o bölgenin mülki amirlerine yakın bir konumda bulunuyorlar. Ancak bu izin sadece Sünni Müslümanlar için geçerli değil. Aynı zamanda Şii Müslümanlarda bir şehirde ikinci bir yerde Cuma namazı kılmak için izin almak zorundalar.

Haberin içeriğinde İran´da Sünnilerin sorunlarına da değiniliyor.

Haberde İran´da Sünniler, yoğunlukla yaşadıkları şehirlerde, cami ve mescitlerinde kendi fıkhi kaidelerine göre cuma namazı kılabilirken, büyük şehirlerde buna izin verilmiyor ve açılan mescitler genellikle kapatılıyor deniliyor, ancak Tahran’dan aldığımız bilgilere göre; Tahran’da 40 yakın Sünni Müslümanların ibadet ettikleri mescid bulunuyor.  İslah Davet Cemiyeti’ne bağlı Sadikiye mescidinde Cuma namazı kılınabiliyor. Tahran’daki bu mescidde Cuma namazı kılan Türkiyeli Sünni Müslümanlar var. Sünnilere ait olduğu için kapatıldığı iddia edilen mescidler ise daha çok El Kaide’nin İran kolu kabul edilen Cundullah örgütü ile irtibatlı olduğundan şüphe edilen mescidler. Cundullah örgütü İran’da Sünni Beluc Müslümanlar arasında yaygın olan ve İran’da ciddi  eylemler yapan bir örgüt.

Elbette Tahran gibi bir metropol şehirde bir tane bile büyük Sünni caminin olmaması ve var olan 40 civarındaki mescidin yetersizliği eleştirile bilir. Ancak bu eleştiri yapılırken mezhepçilik fitnesine düşülmemelidir.  

Doğrusu Tahran gezimde minareli Şii camilerin bile çok az olduğunu görmüş ve şaşırmıştım. İstanbul gibi Tahran’da adım başı cami bekleyenler yanılırlar.

Her yerde yaşayan azınlıklarda olduğu gibi İran’daki Sünnilerinde birçok sorunları bulunuyor.

Yaklaşık 80 milyon nüfuslu İran´da resmi olmayan verilere göre 15 milyon civarında Sünni vatandaş yaşıyor.

Anadolu Ajansının haberine göre Fırsat eşitliği tanınmaması ve yönetim kademelerinde yer alamamaktan şikayet eden Sünniler, devletin diğer bölgelere kıyasla kendi bölgelerine yeterli destek ve yatırım imkanı sunmamasını eleştiriyor, doğrudur. Ancak bu ve benzeri haberleri okurken adil bir yaklaşım için Türkiye’de yaşayan Alevilerinde aynı eleştirileri yaptığını unutmayalım. Ve bu tür haberler üzerinden mezhepçilik fitnesine odun taşımayalım…

Anadolu Ajansının haberine göre İran Cumhurbaşkanı Hasan Ruhani, 3 Haziran´da başkent Tahran´da ülkenin önde gelen Sünni din adamları ve temsilcilerine hitabında, “Gençler, kadınlar ve azınlıklar haklarını alamadıkları için devletten şikayetlerinde haklılar.” demişti.

Bu üç grubun yönetimde daha etkin olması için gerekli zeminin hazırlanması gerektiğini dile getiren Ruhani, insanların farklılıklarına rağmen yaradılış bakımından eşit olduklarını belirterek, devrim öncesine göre azınlıklara daha fazla haklar tanındığını kaydetmişti.

Dileğimiz İran, Türkiye ve İslam coğrafyasının her yerinde Müslümanların adil bir toplum düzeni kurarak insanlığa örnek olmaları. Bunun içinde öncelikle her Müslüman’ın kendi toplumundaki, ülkesindeki adaletsizliğe karşı çıkması ve adaletin mücadelesini vermesi gerekiyor. Biz kendi adaletsizliklerimizi görmezden gelip, kılıf bulmaya çalışırken bir başka Müslüman toplumu eleştirme kolaycılığına kaçarsak hiçbir toplum düzelmeyecektir. Diğer Müslüman toplumları eleştirirken de Müslümanca bir uyarı nezaketi ile ayrılıkları körüklemeden yapmalıyız diye düşünüyorum.

Vesselam..

Sende Yorumla...
Kalan karakter sayısı : 500
İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR X
Atasoy Müftüoğlu Yazdı: Kuran’ı Kerim  muhafazakarların yoğun saldırılarına uğruyor.
Atasoy Müftüoğlu Yazdı: Kuran’ı Kerim muhafazakarların yoğun saldırılarına uğruyor.
Cevdet Işık yazdı: Silah Ve Zeytin Dalı, Ortadoğu’da Şiddetin Kökenleri
Cevdet Işık yazdı: Silah Ve Zeytin Dalı, Ortadoğu’da Şiddetin Kökenleri
pendik escort kartal escort pendik escort sex hikaye kurtkoy escort