İbrahim Eser Yazdı: O Hesap Gününden Korkun ve Kendinizi Ölmeden Hesaba Çekin..

İmam Ali "Korkun o mahkemeden ki hakimin kendisi şahit." Hz. Ali'nin çok çarpıcı, etkili, etkileyici ve bir o kadar da insanı derinden sarsan bu ifade karşısında travma geçirmemek elde değildir.

İbrahim Eser Yazdı: O Hesap Gününden Korkun ve Kendinizi Ölmeden Hesaba Çekin..
İbrahim Eser Yazdı: O Hesap Gününden Korkun ve Kendinizi Ölmeden Hesaba Çekin.. Zehra

Yolumuzu aydınlatan yıldızlardan ilmin kapısı İmam Ali "Korkun o mahkemeden ki hakimin kendisi şahit." Hz. Ali'nin çok çarpıcı, etkili, etkileyici ve bir o kadar da insanı derinden sarsan bu ifade karşısında travma geçirmemek elde değildir.

Dolayısıyla o gün yani mahkemei kübrada hiçbir yalıncı şahidin dezenformasyon ve manipüle etme ihtimalinin bulunamayacağı bilinciyle Aziz ve Celil olan Yüce Allah'ın tayin ettiği istikamet üzere hayatımızı tanzim etmeye gayret etmeliyiz. Kimsenin ettiğinin yanına kar kalmayacağı o gün gelmeden kendimizle yüzleşmeliyiz.

Hesaba çekilmeden kendinimizi bu imtihan dünyasında hesaba çekmeliyiz. Tabiri caizse 7/24 saat kayıtta olan şanı yüce Rabbimizin kamerasıyla takipte olduğumuzu unutmamalıyız. Hesapların adilce görüleceği o büyük mahkemede o huzuru ilahide mahcup olmamak adına emrolunduğumuz gibi dosdoğru olmaya çalışmalıyız.

Bu inanç ve şuurla hareket edildiğinde yüce Allah'ın rızası tecelli edecektir. Sonsuz rahmet ve merhamet sahibi Cenabı Hakkın affına mazhar olmanın yöntemi, iman ve salih amelle hayatımızı tezyin etmektir. Bu bağlamda ölüm, kıyamet ve ahiret bilincini sürekli canlı tutmak gerekiyor.

İslam'ın rahlei tedrisatından geçmek ve bütüncül bir İslami müktesebata sahip olmak bu anlamda çok önemlidir. Dolayısıyla çok katmanlı ve çok geniş hacimli bir bilinçle ölüm, kıyamet ve ahiret yoluna yoğunlaşıp bu yola revan olmak gerekir.

Allah Rasulünün de buyurduğu gibi "iki günü musavi olan ziyandadır." Dolayısıyla Müslüman bir insanın zararda olmaması adına sürekli okumalı, akletmeli, tefekkür ve tezekkür edip düşünmelidir. Keza öğrendiği ilmi hayatına taşımalı ve amel edip hayra dönüştürmelidir. Bu anlamda kendinisi geliştirmeli, yenilemeli ve kalite çıtasını yükseğe taşıma adına aralıksız bir biçimde sürdürmelidir. Niteliklerini ilim, irfan, hikmet ve ahlakla donatarak ilerlemelidir. Moralini canlı tutmanın motivasyonunu sağlamanın ve performansını yükseltmenin planını, bilincini ve hassasiyetini çok derinlemesine geliştirip zenginleştirmelidir. Çünkü sağlıklı düşünmenin, mantıklı hareket etmenin ve isabetli yorumlar gerçekleştirmenin yolu çok bilinçli bir İslami müktesebata sahip olmayı gerektiriyor.

Bu kapsamda kapsamlı bir bilgiye, bilince ve birikime  sahip olmak gerekiyor. Aksi taktirde ferasetli yani farkındalık bilincine, sezgisel güce ve önsezi dediğimiz ilhama ve düşünceye sahip olamayız.

İlim şehrinin rahle i tedrisatından geçmiş olan ilmin kapısı İmam Ali, tıpkı Hz. Peygamber gibi ruh, zihin ve gönül dünyamızda derin izler bırakan söz, fikir ve düşünceleriyle ufkumuzun şekillenmesinde büyük emekleri olan söz ustadı, hitabet dahisi gönül mimarı olması hasebiyle şükran borçluyuz.

Çünkü bu özgün fikir ve düşünce emektarlarının yadsınamaz büyük bir emeği ve hakkı var üzerimizde. Dolayısıyla bu fikir ve gönül erlerine gönül borçluyuz. Anlamaya çalışırken rahmetle anıyoruz kendilerini. Çünkü bunlar büyük emek ve gayretlerin neticesinde insanı aklen, ruhen ve kalben doyuran anlatımlarıyla birer kandil mesabesinde ulu çınarlardır.

Bu güzel şahsiyetler Üsve i hasene olarak gönderilen yani onurlu bir örneklik teşkil ederek ümmetine ve insanlığa güzel bir rol model ve rehber olan sevgili Peygamberimizi gerçekten örnek alan kişilerdir.

O Peygamber ki ahlakı Kur'an, yaşaması, yürümesi adeta canlı bir Kur'andı. Kur'an vahyini içselleştirerek örnek olmuştu ümmetine. Muhammedul emin vasfını kazanmıştı karşıtlarınca. İşte böylesi güzel meziyetleri hayatında müşahhaslaştıran bir Peygamberi rol model alanar, Cenabı Hakkın övgüsüne mazhar olurlar. Ve ümmete de örnek birer şahsiyet olmuş olurlar.

Ölüm, kıyamet ve ahireti önceleyerek güzel bir yaşam tarzı oluşturan bu güzel şahsiyetler, dünyaya sultan olma yerine Kur'an'a kurban olmayı tercih etmişlerdir. İman, salih amel, güzel ahlak ve tatlı dil ile hayatını dizayn ve tezyin edip anlamlı anlamlandıran bu gönül, fikir ve hikmet ehli şahsiyetlerin yolundan gitmek şiarımız olmalı bizim.

Selam olsun, ölüm, kıyamet ve ahiret bilincini önceleyerek şanı büyük Cenabı Hakkın razı olduğu bir inanç ve hayat tarzıyla  Rabbine gidebilenlere.

 

Sende Yorumla...
Kalan karakter sayısı : 500
İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR X
Recai Yurdan: 28 Şubat ve FETÖ mağdurlarını gündemden düşürmemeliyiz...
Recai Yurdan: 28 Şubat ve FETÖ mağdurlarını gündemden düşürmemeliyiz...
Şehid Mustafa Çamran Yazdı: Ruhun İrfanla Yükselişi...
Şehid Mustafa Çamran Yazdı: Ruhun İrfanla Yükselişi...